Connect with us

BANKA HABERLERİ

BANKALARDA ‘KREDİ BLOKELİ KREDİ’ DÖNEMİ BAŞLADI

Yayınlanma:

|

Bugünlerde bazı bankalar, Kredi kullanmak isteyen Ticari firmalara kredi koşullarında şok yaşatıyor. Zira, bazı bankalar İhracat Taahhüttü yanında; “kredi türüne göre; %1 veya %1,10 komisyon; yetmedi kredinin %25’lik kısmını VADESİZ mevduatta bloke etmesi halinde kredi kullanabilecekleri” tebliğ ediliyor.

Örneğin; 10 milyon TL Rotatif / BCH veya 3-6 ay Spot kredi kullanacaksınız kredi vade sonuna kadar başka bir ifade ile kredi kapanana kadar kredinin %25’lik kısmını 2,5 milyon TL’yi VADESİZ hesapta banka bloke edilmesine uygunluk vereceksiniz. Üstelik vadesizde blokede kalan bu kredi için de faiz ödemiş olacaksınız. Firma bu %25’lik kısım için faiz yanında komisyon da ödeyecek; üstelik bu kredi VADESİZ hesapta bloke edileceği için bu mevduata dönüşüp faiz de alamayacak. Faizini ödediğinin krediyi bankada faizsiz mevduatta blokede tutacaksınız. Bu tür uygulamanın hazır olun dünyada örneği yok! Dünya Finans sisteminin aklına gelmez ama bizimkilerin aklına gelmiş!

MERKEZ BANKASI İLE BDDK SESSİZ KALIYOR

Eylül sonunda TCMB Kredi Komisyonlar ile ilgili Tebliğ yayınladı;

  • Kredi tahsis ücretleri ilk limit tahsisinde tahsis edilen kredi limitinin yüzde 0,25’ini, limit yenilemelerinde yenilenen limitin yüzde 0,125’ini geçemez. Limitin artırıldığı durumlarda ilave limitin üzerinden yeni bir kredi tahsis ücreti alınabilir. Limit tahsis veya yenileme talebi ticari müşteriden gelmediği müddetçe kredi tahsis ücreti alınamaz. Azami kredi tahsis ücreti yıllık olup tahsis edilen limit süresinin ay sayısı dikkate alınarak oransal uygulanır.
  • Kredi kullandırım ücreti sadece nakdi kredilerden alınabilir.
  • Kredi kullandırım ücretleri, rotatif krediler hariç olmak üzere kullandırılan kredinin yüzde 1,10’unu geçemez.
  • Rotatif kredilerde ise ortalama kredi kullandırım bakiyesinin yıllık yüzde 1’ini geçemez.
  • Rotatif kredilerin kullandırım ücreti ilgili dönemin ortalama kredi kullandırım bakiyesi üzerinden dönem sonlarında, diğer nakdi krediler için ise her bir kullandırım anında tahakkuk ettirilir.
  • Bir yıldan kısa vadeli kredi kullandırımlarında azami kredi kullandırım ücreti, vade gün sayısı dikkate alınarak ve oransal düşülerek uygulanır.”

şeklinde düzenleme yaparken “kredi teminatına kredi bloke” edilemeyeceğine yönelik bir düzenleme yapmadı, yapması da beklenemezdi zaten. Basiretli Tüccar olarak davranması beklenen Bankaların böyle bir davranış içine girmesi; İş Etik kurallarını hiçe sayması beklenemezdi, ama oldu! Akıl işi de değil! ABD ya da Avrupa’da “kredi blokeli kredi uygulaması” yapacak; bankanın lisans iptaline kadar gidecek cezalar gündeme gelir.

“KREDİ BLOKELİ KREDİNİN” YASAL DAYANAĞI YOK, TİCARİ SUÇ 

TCMB ve BDDK düzenlemelerinde kredi teminatında NAKİT KARŞILIKLI krediler ile ilgili düzenlemeler mevcut; banka GENEL KREDİ SÖZLEŞMELERİNDE de bu yönde maddeler ve düzenlemeler var ama KREDİYİ KREDİ TEMİNATINA SAYMAK gibi bir düzenleme yok. Başka bir ifade ile bankaların krediyi kredi teminatına alınması ve kredi koşuluna bağlaması ETİK olmadığı gibi YASAL DAYANAĞI da yok. Üstelik müşteri kredi tahsis edilirken Kredi Tahsis koşullarında da bu yönde bir koşul olmamasına rağmen müşteriden kredinin %25’lik kısmının blokesi istenerek Ticari Suç da işlenmiş oluyor. BDDK Murakıpların bu tür kredileri tespit ederek yasal dayanağı olmayan blokelerin acil çözdürülmesi ve hatta toplu olarak blokeli kredi tutarının faizlerin toplu iade edilmesi gerekiyor.

BANKALAR KREDİ BLOKELİ KREDİYİ NİÇİN KULLANDIRIYOR?

TCMB Ağustos sununda kredi teminatları ile ilgili bir düzenleme yaparak Ticari Kredilerde faiz oranını düşürmeyi hedefledi. 20.08.2022 tarihli Resmi Gazete’nin 31929 sayısında yayınladığı 2022/23 nolu Tebliğ ile;

“Tebliğ yayımı tarihinden itibaren 2022 yıl sonuna kadar kullandırılacak ticari nitelikteki kredilerde Merkez Bankası tarafından yayımlanan yıllık bileşik referans oranın

  • 1,4 katı üzerinde yıllık bileşik faiz oranıyla kullandırılacak kredi tutarının yüzde 20’si
  • 1,8 katı üzerinde yıllık bileşik faiz oranıyla kullandırılacak kredi tutarının yüzde 90’ı nispetinde menkul kıymet tesis edilmesine karar verilmiştir” şeklinde düzenleme yaptı.

Merkez Bankası aynı düzenlemesinde “30 Aralık 2022 tarihi itibarıyla 29 Temmuz 2022 tarihine göre yüzde 10 kredi büyüme oranını aşan kredi tutarı kadar menkul kıymetin bir yıl boyunca tesis edilmesi” cümlesi bankalar için ciddi fren göreceğe benziyor. Ekonomi kurmayların Piyasayı sağlıklı okudukları ve analiz yaptıklarını düşünmüyorum.

Bu düzenleme ile banka Ticari Faiz oranları düşürüldü ama kredi artış oranına da hacmine de ciddi bir fren yapılmış oldu. Düzenlemeden sonra bankalar da kendi aksiyon planlarını yürürlüğe koydu, az krediyi daha karlı nasıl satalım yöntemine başladılar. Yukarıda bahsettiğim gibi yasal dayanağı olmamasına rağmen kredi bloke ile kredi kullandırma dönemi başladı. Komisyonlar yanında Sigorta, Paket satışı gibi yan koşullar dayatılarak firmanın finans maliyeti üzerine ek yük bindirildi.

DEVLETİN VERGİ KAYBI OLUYOR

Diğer tartışmalı bir konu da krediyi bloke edilerek kredi kullanmanın vergisel boyutu. Firma, aslında fiili olarak kullanmadığı kredi için faiz ve komisyon ödeyerek bilanço gelirlerinden düşüyor. Bu aynı zamanda kullanılmayan kredinin maliyetinin finansal giderlerde gösterilmesi hali ile o kısım kadar gelirinin düşmesi ve daha az vergi ödemesi ile Maliyenin vergi kaybı anlamına geliyor. Aynı parayı hem kredi hem de mevduat gösterme başarısı gösteren bankaların muhasebe ve vergi boyutu ayrı konu. Bu tespiti yaparak;  konuyu Vergi Hukuk uzmanlarının değerlendirmesine bırakalım. Sahi Muhasebenin Tek Düzen Hesap planında bu para nasıl işlenecek? “Krediden gelen mevduat” diye bir alt kalem var mı acaba?

UYGULAMANIN İÇİNDEKİ BANKALAR HAKSIZ REKABET YARATIYOR

Kredi Blokeli Kredi uygulaması ile bankalar kendilerine mevduat üstelik VADESİZ MEVDUAT olarak ek kaynak yaratıyor. Kredi vererek kendilerine maliyetsiz kaynak yaratarak sektörde haksız rekabet de yaratmış oluyorlar. Bilançoda aynı paradan kredi ve mevduat da şişmiş oluyor. Bu tespiti yaparak konuyu RATING FİRMALARINA, REKABET KURUMU ve ETİK KURULUNA; BDDK ve TCMB’ye bırakalım. Özellikle REKABET KURUMU, “bu bankalar arasında ortak anlaşma olup olmadığını araştırıyordur” diye düşünüyorum! Telefon, Mail trafiği önemli!

HANGİ BANKALAR KREDİ BLOKELİ KREDİ KULLANDIRIYOR?

Piyasada bilinen büyük bankalar arasından YAPI KREDİ ile GARANTİ BBVA Ticari müşterilerden Kredi Blokeli Kredi-KBK fiyatlaması yapan bankaların başında geliyor. Büyük bankalardan AKBANK ve İŞBANK‘ta ve KAMU BANKALARI‘nın hiçbirinde bu yönde bir talep söz konusu değil. Bu yönde bize yansımış firmalardan geri bildirim yok! Benzer uygulama olur ise onları da yazarız. Bütün bankalarda ortak bir ticari firmaların kullanacağı kredi koşulu var ise; o da karşılıkların artması nedeni ile İHRACAT TAAHHÜTTÜ istenmesi. Firmanızın İhracatı yok ise zaten Ticari kapsamına giren KOBİ dışı firmalara kredi kullandırımı tamamen durdu. İhracatınız olması yetmiyor NET İHRACATÇI olmanız gerekiyor. Bu ne demek İhracatınız İthalatından daha fazla olacak yetmiyor en az %10’dan daha fazla olması gerekiyor. Yoksa zaten bankalarda limitiniz olsa da kredi kullanamıyorsunuz!

SANAYİDE ‘ANİ DURUŞ’ RİSKİ ARTIYOR

Yakında, “Sanayi üretimi niye düştü; niçin işçi çıkarmalar başladı; niçin piyasada bazı malların üretimi yok” diye düşünüyorsanız bilin ki krediler durduğu içindir. İthalatın %80’ni hammadde olan bir ülkede kaç firma likit ya da özkaynakları ile faaliyetini sürdürebilir? Kümesteki tavukların yiyeceği, içeceği kesin ama hala daha fazla yumurta vermesini bekleyim! Bu mümkün ise KOBİ dışı Ticari nitelikli firma olan Sanayiciler de aynı verim ile imalata devam eder! Bu koşulların filmin sonu “ANİ DURUŞ – Sudden Stop” ile biter! Uyarmadın demeyin! Yazılmıyor ama Türkiye genelinde OSB’lerde imalata ara veren firma sayısı her geçen gün artıyor. İşten çıkarmalar da. Bu koşullarda kredi kullanmak zorunda kalan firmaya “kolaylıklar” dilerim; verilen kredilerden de bankacılar “sağlıklı geri ödeme beklemesin” derim.

Bankacılıkta Temel kuraldır : Kredi verirken batar!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Bankacılık Uzmanı      www.bankavitrini.com

 

BANKA HABERLERİ

Bankalar mevduat ve kredi kıskacında

Yayınlanma:

|

Yazan:

Son dönemde bankaların sıkıntısı artmaya başladı. Bankalar neyi nasıl yapacağını bilmekte zorlanıyor.

Normal koşullarda bankaların fonlama kaynakları; kendi öz kaynakları, ağırlıklı olarak yurt dışından kullandıkları sendikasyon, seküritizasyon, proje kredileri ile topladıkları Türk Parası ve döviz cinsi mevduatlardır. Bunların içerisinde en büyük payı da bireysel ve kurumsal müşterilerden toplanan vadeli ve vadesiz Türk Lirası ve döviz mevduatlarıdır.

Söz konusu kaynaklar; bireysel ihtiyaç sahiplerine konut, taşıt, ihtiyaç kredileri, şirketlere BCH dediğimiz krediler, uzun vadeli proje kredileri, ihtisas kredileri olarak kullandırılır.

Bankaların bu işteki kazancı, basit anlatımla, topladıkları mevduatlara ödedikleri faizler ile verdikleri krediler için tahsil ettikleri faizler arasındaki farktır. Yani ödedikleri mevduat faizleri topladıkları kredi faizlerinden daha düşük ise kar etmiş olurlar.

Son dönemde bankaların yüksek karlar ettiği biliniyor. Fakat son dönemde bankaların karları azalmaya ve hatta negatife dönüşmeye başlıyor.

Şöyle ki; Merkez Bankası’nın ve BDDK’nın “makro ihtiyati tedbirler” manzumesindeki düzenlemeleri bu sonucu doğuruyor. Özellikle geçtiğimiz ayın ortalarından bugüne geçen sürede bankalar yüksek faizden mevduat alıyorlar ve düşük faizle kredi veriyorlar.

Aşağıdaki özet bunu açık bir şekilde sergiliyor.

Tablodan da görüldüğü üzere 2021 yılının sonunda kredi faizi mevduat faizinin yüzde 5.5 üzerinde iken, yani bankalar kârlı pozisyonda iken; içinde bulunduğumuz Kasım ayının ortasında bu tablo tersine dönmüş. Yani Kredi faizi mevduat faizinin yüzde 5.81 altında kalmış ve böylece bankalar zararlı konuma düşmüş.

Bu kararda Merkez Bankası’nın 18 Ekim 2022 tarih ve 41 sayılı basın duyurusunun etkili olduğu anlaşılıyor. Yeni düzenlemeye göre Merkez Bankası’nca belirlenen usul ve esaslara göre bankalarca gerçek ve tüzel kişiler için mevduat tutarına göre ilave menkul kıymet tesis edilecek.

Bilindiği üzere bankaların yabancı para mevduatının yüzde 5’ine kadar tahvil tutması gerekiyor. Bu oran yeni yıldan itibaren Türk Lirası mevduat lehine değiştirilmiş. Yeni düzenleme ile 2023 yılı başından itibaren Türk Lirası mevduat oranı yüzde 50 ve yüzde altmışın altında kalırsa ilave 2 ve 7 puan tahvil yükümlülüğü getirilmiş.

Ancak; KOBİ, esnaf, mali kesim, KİT, tarım, ihracat ve yatırım kredileri, kurumsal kredi kartları hariç, kullandırılan ticari kredilerin yüzde 30’u oranında tahvil tutma şartı korunmuş. Aynı şekilde yılsonuna kadar kredi stoku artışı yüzde 10’u aşarsa, aşan utar kadar tahvil tutulması gerekiyor. Bunun yanı sıra kullandırılan ticari kredi faizi referans oranının 1.4 katını aşarda yüzde 20 ve 1.8 katını aşarsa yüzde 90 tahvil tutma şartı bulunuyor.

Makro ihtiyati tedbirler adı altındaki bankacılık sektörüne yönelik düzenlemeler adeta ezber bozmuş durumda. Bankalar kredi ve mevduat açmazı ile kamu kağıdı niteliğindeki menkul kıymet bulundurma çıkmazı arasında.

Yani “kırk katır mı, kırk satır mı?”. Bankaların kafası karışık. 5 yıl vadeli ve yüzde 10’un altındaki faizi ile kamu kağıdı tutmak ile daha düşük kredi faizinin maliyetine katlanmak arasında bankalar git gel yaşıyor.

Oysa bankaların para ve faiz politikaları ve sağlıklı döviz kurlarına yönelik istikrarlı düzenlemelerle yönetilmesi gerekiyor. Açıkçası “arabayı atların önüne koşmak yerine, atları arabanın önüne koşmak” şart.

Nevzat SAYGILIOĞLU

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

HSBC Kanadadan çekiliyor

Yayınlanma:

|

Yazan:

İngiliz bankası HSBC, Kanadadaki operasyonunu 10 milyar dolar nakit karşılığında, Kanadanın en büyük bankası olan Royal Bank of Canada’ya devretmek için anlaşma yapıldığını açıkladı.

İşlemlerin 2023ün sonunda tamamlanarak HSBCye vergi öncesinde 5,7 milyar dolar kazanç sağlaması bekleniyor.

Anlaşma sayesinde, Royal Bank of Canada 780 bin kişisel ve kurumsal müşteri kazanarak, kendi ülkesindeki pazar payını artıracak.

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

KKM’den çıkan para nereye gider?

Yayınlanma:

|

Yazan:

✔ Dolar iki aydır 10 kuruş bandında oynuyor, faiz yüzde 12’ye indirildi. KKM’de başlayan çözülmenin hızlanması kaçınılmaz. KKM’den çıkacak para nereye gider?

✔ Faiz getirisi için DTH olarak belki yine bankaya ya da cüzdana konmak üzere nakit dövize…

✔ KKM faizinin yaklaşık bir kat üstünde olan faizle mevduata…

✔ İktidarın en çok istediği alan olan borsaya…

✔ Altın ya da gayrimenkule…

Kur korumalı mevduat hesabındaki tutar, uygulamanın başladığı geçen yılın aralık ayının son haftasından bu yana ilk kez 11-18 Kasım haftasında 9.5 milyar lira geriledi. KKM’de zaten bir süredir yavaşlama gözleniyordu; 4-11 Kasım haftasındaki artış 1 milyar lirayı bile bulmamıştı ve nihayet 11-18 Kasım haftasında bu düşüş yaşandı.

KKM’deki gerilemenin çok da şaşılacak bir yönü yok.

Tasarruf sahibi bu enstrümanı niye tercih etmişse, o tercihi sağlayan etkenler ortadan kalkınca bu sefer de KKM’yi bırakmaya başladı.

KKM’nin tercih edilmesindeki en büyük etken tabii ki TL tasarruf edenlere kur artışı kadar getiri sağlanmasıydı. Hele hele TL tasarruflara enflasyonun çok altında faiz verilirken görünürde TL’de durup dövizdeki artış kadar kazanç elde etmeyi kim istemezdi ki…

Ama son dönemde KKM yatırımcısı açısından “tatsız” gelişmeler olmaya başladı.

Bir kere KKM’ye girmenin ve bu hesapta durmanın temel motive kaynağı olan kur artışı sona erdi. Ağustos ayının son haftasında 18 liranın üstüne çıkan dolar kuru üç aydır neredeyse sabit sayılır. Dolar kuru hele hele son iki aydır 18.50-18.60 arasına sıkışmış gibi.

Kur artmayınca geriye getiri olarak faiz kalıyor. Ağustosun son haftasında Merkez Bankası politika faizi artık yüzde 13’tü ve buna göre KKM’de tavan faiz yüzde 16 olarak uygulanıyordu. Tavan faiz, politika faizine bağlı olarak geçen hafta daha da düştü ve yüzde 12’ye indi.

Döviz getirisi yok, faiz getirisi en fazla yüzde 12; tasarruf sahibi de “Ben gidiyorum” demeye başladı. Üstelik tasarruf sahibinin KKM hesabını kapatmaya başladığı 11-18 Kasım haftasında faiz hala yüzde 13.5’ti ama 12’ye inileceği biliniyordu.

Peki nereye?

KKM’deki artış durdu ve gerileme başladı. Önceki hafta yaşanan gerilemenin geçici olacağını kimse beklemiyor, bu devam edecek.

Artık merak edilen şu:

“KKM’ye gitmeyecek ve daha da önemlisi buradan çıkacak para nereye yönelecek?”

Seçeneklere bakalım…

KKM’DEN ÇIKIP DÖVİZ ALINIR MI?

Herhalde hiç kimse bankada döviz artışına endeksli olarak KKM’de duran parasını “Döviz artmıyor” diye çekip bu parayla döviz almaz. Bu yapılırsa da iki nedenle yapılır:

■ KKM’de vade en kısa üç ay. Oysa parasını üç aylığına bağlamaktan vazgeçenler KKM’den çıkıp doğrudan döviz alabilir.

■ KKM’de dövizin herhangi bir faiz getirisi yok, yalnızca kur artışının kazancı söz konusu. Oysa şimdi bankalar döviz hesaplarına geçmişe göre yüksek sayılabilecek oranda faiz veriyor. İşte bu yüzden alacağı döviz DTH olarak bankada tutmak isteyenler tabii ki KKM’den çıkabilir. Bir dönem bankalar DTH için neredeyse hiç faiz vermiyordu. Oysa şimdi Merkez Bankası verilerine göre, tüm bankalar ortalamasında altı aya kadar vadeli dolar cinsi hesaplara yüzde 5.63 faiz uygulanıyor. Euroda ise altı aya kadar vadeli hesapların faizi yüzde 2.40 düzeyinde. Ancak bu faizi tüm bankaların vermediğini, ayrıca faiz oranının sık sık değiştiğini dikkate almak gerek. Ama sonuçta döviz mevduatına iyi kötü bir faiz var. KKM’de ise dövize faiz yok.

MEVDUAT FAİZİ KKM FAİZİNİN ÇOK ÜSTÜNDE

KKM’de şu an ya kur artışı kadar getiri olanağı var ya da yıllık en fazla yüzde 12 faiz getirisi… KKM’yi tercih edenler için faiz baştan beri zaten ikinci plandaydı da, şimdi “Kur artışı yoksa faizi var” denilecek durum da ortadan kalktı.

KKM’de duran bir tasarruf sahibi en fazla yüzde 12 faiz alabilecek. Oysa bankalarda mevduat faizi ortalama yüzde 20-21 dolayında. TL mevduata çok daha yüksek faiz veren bankalar da var.

Hele hele toplam mevduatında döviz cinsi olanların payı yüzde 50’yi aşan bankalara zorunlu olarak düşük faizli kamu kağıdı alma zorunluluğu getirilmesi bankaları TL mevduat toplamak için faizi daha da artırmaya yöneltebilir.

Dolayısıyla KKM’den çıkacak tasarruf sahibi için artık mevduat da bu enflasyona göre kötünün iyisi bir seçenek olarak görünmektedir.

BORSADA KAZANÇ DA BÜYÜK, RİSK DE…

İktidar döviz kurunu ne pahasına olursa olsun baskılayıp bu düzeyde tutmak isteyecek. Bu durum ne kadar uzun soluklu olursa, o kadar olmasına çalışılacak.

Peki KKM’den çözülme olmasın diye kur biraz gevşetilir mi? Pek sanmıyorum. Böyle bir durumda enflasyonla ilgili tüm hesaplar şaşar.

KKM’den çıkan paranın dövize gitmesini önleyebilmek adına cazip alanlar yaratılmaya uğraşılacak ve vatandaş yavaş yavaş bu alana yönlendirilecek. Yani borsaya… Hem bu uzunca bir süredir yapılıyor zaten…

Kaldı ki herhangi bir yönlendirme olmasa bile borsayı tercih eden tasarruf sahipleri de çıkacak.

Borsada çok büyük kazanç olanakları bulunduğu tartışılmaz. Ancak aynı şekilde borsada büyük zarar riski olduğu da tartışılmaz. Yanlış bir tercih, yanlış şirket seçimi, küçük bir gerilemede panik halde zararına satış… Küçük yatırımcı bu tür hatalara çok sık düşer.

Dolayısıyla borsada yatırım için çok ince eleyip sık dokumak gerekir. Ama şu da bir gerçek, borsayla ilk kez tanışacak küçük yatırımcı istediği kadar detaylı inceleme yapsın, doğruyu bulamayabilir.

İşte bu durumlar için başvurulacak adres yatırım fonlarıdır. İlla hisse senedi mi almak istiyorsunuz, portföyü hisse senedinden oluşan onlarca fon var. Belki bir tek hisse senedinden elde edilen ölçüde getiri sağlanamaz; ama o bir tek hisse senedinin duruma göre anaparanızı önemli ölçüde eksiltmesi riskiyle de karşı karşıya kalmazsınız.

ALTIN DA BİR SEÇENEK

Türk halkının geleneksel tasarruf araçlarından olan altın da tabi ki şu dönemde yoğun ilgi görebilir. Hem takı, hem tasarruf aracı…

Zaten altın alanlar da öyle kısa dönemde al-sat yapma eğiliminde değildir. Altın uzun vadede hep kazandıran bir tasarruf aracı olarak görülmüş ve böyle düşünen vatandaş da pek haksız çıkmamıştır.

GAYRİMENKULE YÖNELME PEK OLMAZ

Bir adres de kuşkusuz gayrimenkul.

Ama gayrimenkulde hareket alanının çok daha sınırlı olduğunu kabul etmek gerekir. Gayrimenkulde finansal araçlar gibi bir hareket kolaylığı yok.

Üstelik fiyatların çok yüksek seyrediyor olmasından dolayı bu alana yönelmek hiç de kolay değil.

KKM’deki yatırımcı profilini bilmiyoruz ama zaten küçük tutarlı birikimlerle hesap açtırmış olanların sistemden çıksalar bile bir gayrimenkule güçlerinin yetmeyeceği de çok açık.

Dolayısıyla KKM’den en düşük payı gayrimenkul piyasasının alacağını söylemek yanlış olmaz.

Alaattin AKTAŞ– ekonomim

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.