Connect with us

GÜNDEM

Uraloğlu: Yapay zekayla dolandırmaya yönelik 44,8 bin alan adı tespit edildi

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, yapay zeka teknolojisiyle vatandaşları dolandırmaya yönelik 44 bin 835 alan adının oltalama olarak kullanıldığının tespit edildiğini bildirdi.

Yayınlanma:

|

Yazılı açıklama yapan Bakan Uraloğlu, toplamda 16,7 milyon IP adresinin her biri için düzenli olarak yapılan taramalarla zafiyete ait risklerin proaktif şekilde tespit edilebildiğini, bu kapsamda 252 bin 883 adet zararlı internet adresine toplam 108 milyon erişimin engellendiği bilgisini verdi.

Yapay zeka teknolojisiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sesini taklit eden bir dolandırıcının tespit edilerek yakalanmasının ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, siber güvenlik alanında yapılan çalışmaları kamuoyuyla paylaştı.

Bakan Uraloğlu, siber tehditleri önlemek için Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin faaliyetlerini sürdürdüğünü belirtirken, kritik sektörlerde ise Siber Olaylara Müdahale Ekiplerinin kurulduğunu dile getirdi. Kurulan 2 154 ekipte 7 bin siber güvenlik uzmanının görev yaptığını kaydeden Uraloğlu, “Toplamda 16,7 milyon IP adresinin her biri için düzenli olarak yapılan taramalarla zafiyete ait riskler proaktif şekilde tespit edilebilmektedir. Bu noktada USOM tarafından 55 binden fazla resmi olarak siber güvenlik açıklıkları yazıları ilgili kurum ve kuruluşa bildirilerek gerekli önlemlerin alınması sağlanmıştır” dedi.

USOM’un Türkiye’de güvenlik açığı yönetiminde süreç koordinasyonu sağladığını söyleyen Bakan Uraloğlu, “Siber güvenlik çalışmalarının bir sonucu olarak, Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından ülkelerin siber güvenlik konusundaki olgunluğunu ölçmekte kullanılan “Küresel Siber Güvenlik Endeksi” verilerine göre Türkiye 2020’de Avrupa’da 11. sıradan 6. sıraya, dünya genelinde ise 20. sıradan 11. sıraya yükselme başarısının gösterdi” dedi.

Okumaya devam et

GÜNCEL

Prof. Dr. BORATAV: Arjantin’de Neo-faşizm: Javier Milei

Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Arjantin’de Kasım 2023 seçimlerinde sol-Peronist iktidar değişti. Önem taşıyor; gözden geçirelim.

Başka özellikleri bir yana, Arjantin dış borç krizleri ile ün yapmış bir ülkedir. Türkiye ile de benzerlikleri çoktur. İki ülkeye de neoliberalizmi 1980’li yıllarda askerî rejimler getirmişti. İktidarlar sivilleştikten sonra neoliberalizmin krizleri ile tanıştılar. Bu yüzyılın başındaki sert bunalımlar Arjantin’e 15 yıllık sol-Peronist, Türkiye’ye bugünkü İslamcı iktidarları getirdi.

2024’e geldiğimizde Arjantin ve Türkiye enflasyonla cebelleşmektedir. İki ülkenin ekonomik büyüklüğü başa baş; Arjantin nüfusu Türkiye’nin yarısıdır. Birlikte “kırılgan yükselen ekonomiler” arasında yer almaktayız.

Javier Milei: Neo-faşist bir siyasetçi

Haber kanallarında “tuhaf” davranışları ile dikkatimizi çeken Javier Milei Kasım 2023 seçimini kazandı, Arjantin cumhurbaşkanı oldu.

Milei, TV programlarında renkli, kavgacı bir iktisatçı olarak ün yapmaktaydı. Siyasete 2021’de katıldı. Söylemine, programına bakarsak Latin Amerika’da seçimle iktidara gelen neo-faşist liderlerden biri olacaktır. Peru’dan Fujimori’yi, Brezilya’dan Bolsonaro’yu andırıyor. Siyasal platformunda “anti-komünizm” bayraktarlığı öne çıkıyor. Arjantin’in kanlı askerî darbe dönemlerini yüceltiyor.

Milei, seçim kampanyasında “uçuk-kaçık” ekonomik sloganlara ağırlık verdi. Devlet müdahaleleri ile beslenen “klanlara” saldırdı. Gerçekte ise ayrıcalıklı sermaye çevrelerini değil, güçlü sendikaların sağladığı yüksek ücretleri, enflasyona karşı Peronist yardımlardan yararlananları hedeflemektedir: “Sosyal adalet nedir? Bir kişinin emek ürününü alıp bir başkasına vermektir; yani hırsızlıktır. İncil’deki On Emir’e aykırıdır” (Mark Weisbrot, CEPR, 17 Kasım 2023 ).

İktisat programı, neoliberalizmin ödünsüz, özgün sağ ucunda yer almaktadır. Neoliberallerin anti-komünizm saplantısının kaynağında Hayek’in Kölelik Yolu kitabı yer alır. 1944 tarihli kitap, özünde, “kolektivist” (Sovyet-tipi) planlamaya karşı bir polemiktir. Takipçileri o tezleri 1980’li yılların dünyasına taşıdı.

Anti-komünizm ile özgün neoliberalizmin bileşkesi, çevre ülkelerinde önce Şili’de, sonra Arjantin’de askerî rejimler içinde uygulandı. Türkiye de fazla gecikmedi; bu bileşkeyi 12 Eylül rejiminde yaşadı. Ekonomik söylemini de Turgut Özal’dan dinledik. O tarihte “özel sektör” yerine “hür teşebbüs” diyen Özal’cı çevreler Hayek’in fanatizmini de yansıtmaktaydı.

2000 sonrasında IMF ve DB, kaba neoliberalizmi yoksulluk gündemi ile “sulandırdı”. Milei, Arjantin’de “aslına dönmek” taraftarıdır.

‘Uçuk-kaçık sloganlar’ ile kazanılan seçim…

Ekim 2023 başkanlık seçiminde, Peronist hükümetin ekonomi bakanı Sergio Massa yüzde 37, Milei yüzde 30’luk oyla ikinci tura kaldılar.

Seçim kampanyasında Milei yukarıda değindiğim uçuk-kaçık ekonomik sloganları bir testere ile kürsüye çıkarak tekrarlıyor; bakanlıkların yarısını kapatacağını, “devlet müdahalelerini sıfırlayacağını” ilan ediyordu.

Bu önlemlere iddialı bir ekonomik program da eklemekteydi: Merkez Bankası kapatılacak; peso yerine ABD doları resmî para olacaktır.

1990’lı yıllarda Arjantin, IMF gözetiminde 1 dolar = 1 peso kuruna dayanan ve Merkez Bankası’nı bir Para Kurulu’na dönüştüren bir istikrar programı uygulamıştı. “Yarı-dolarlaşma” programı 2001’de iflas etti; bir yılda dört başkanı eskitti; ağır bir dış borç krizi ve on beş yıllık Peronist iktidarlar dönemi ile sonuçlandı. Milei, bu programı, “tamamen dolarlaşma” biçiminde hortlatmayı önerdi.

Ham petrol ihracatçısı Ekvador’da bir benzeri uygulanmaktadır. Öneri ciddiye alındı. Uluslararası iktisat çevrelerinden 100’ü aşkın imzalı bir bildiri, programın risklerine dikkat çekti (Guardian, 8 Kasım 2023).

Önceki Arjantin programının 20 yıl önceki ağır sonuçları toplumsal bellekte yer alıyor mu? Bugünkü seçmen tabanında nasıl algılanmaktadır? Milei bu sorular üzerinden bir kumar oynadı. Rakibi Massa ise, sosyal yardımlar ve fiyat denetimleri sayesinde enflasyona karşı bir güvence kalkanı sağlamaktaydı; buna güvendi.

Başkanlık seçiminin Kasım’daki ikinci turu sürprizle sonuçlandı. Milei’nin kumarı tuttu; aleyhindeki yedi puanlık fark kapandı; fazlası da sağlandı: 8 puan oy fazlasıyla başkan seçildi.

Şok tedavisi ve sonrası

Milei’nin ekonomi programının uygulanması, bir şok tedavisi ile başladı.

Yeni cumhurbaşkanı, enerji ve toplu taşıma (otobüs, metro) ulaşımında uygulanan Hazine sübvansiyonlarını derhal kaldırdı. Arjantin peso’sunun yüzde 50 oranında devalüasyonunu kararlaştırıldı. Tüm kamu altyapı ihalelerinin durdurulduğu ilan edildi.

Bu kararlara yeni bir güvenlik protokolü refakat etti. Enflasyonu besleyen ilk önlemlere tepkiler öngörüldüğü için… Kentlerdeki toplu yürüyüşlerde trafik engellenmesi, barikatlar yasaklanacak; para cezası uygulanacaktır. Protokol, Genel İşçi Konfederasyonu’nun ilan ettiği genel grevin sokaklara taşmasını engelleyemedi.

20 Aralık tarihli bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ise, iç piyasalarda bir dizi “serbestleştirme” ve şirket teşvikleri içeriyordu: Yabancılara gayri menkul satışı serbestleşmektedir. Kira sınırlamaları ve kayıt-dışı istihdama uygulanan yaptırımlar kaldırılmaktadır. Grev uygulamaları sınırlanmakta; sendika aidatı toplanmasında işveren yükümlülükleri tırpanlanmaktadır. Bazıları “yasal düzenleme gerekli olduğu” için mahkemelerce engellendi.

Kararname, kamu işletmelerini anonim şirketlere dönüştürülmesini öngörüyor; Arjantin Havayolları’nın öncelikle özelleştirmesini hedefliyor. Temel tüketim ürünlerinde fiyat artışlarını frenlemek için süpermarketlere, şirketlere uygulanan denetimlere son veriliyor.

21 Aralık’ta “Arjantin ekonomisinin yeniden yapılandırması” başlıklı Torba Kanun taslağı parlamentoya sunuldu. Milei’nin beş yıllık programının çerçevesini içermektedir.

Ayrıntılara değinemem. Emeklilik aylıklarında otomatik artışların önlenmesi dikkatimi çekti. “Enflasyon farkı ödemelerini kaldıran” bu düzenlemeye Mehmet Şimşek’in de taraftar olduğunu hatırlattığı için… Torba Kanun taslağındaki en önemli madde, Cumhurbaşkanı’na vergileme, emeklilik, enerji, güvenlik gibi alanlarda 2027’ye kadar geniş (kanun hükmünde) yetkiler vermektedir (Telesur, 21 Aralık 2023).

Umulan sonuç çıkmadı. Milei’nin partisi LLA, 257 üyeli parlamentoda 38 temsilci ile açık-ara azınlıktadır. Meclis Komisyonu taslağı görüştü; Genel Kurul’a aktardı. Taslağın görüşülmesi 109 muhalife karşı 144 oyla kabul edildi. Maddelerin görüşülmesine geçildiğinde sağcı partilerle sağlanan anlaşma uygulanmadı. Önemli değişiklikler yapılmaya başlandı. Milei “ihanete uğradığı” iddiasıyla Torba Kanun taslağını tümüyle parlamentodan çekti (Financial Times, 7 Şubat 2024).

Yeni bir uzlaşma uzaktadır. Milei, parlamento engellediği takdirde bağlayıcı olmayan bir referandum ile “muhalifleri halka şikâyet edeceğini” açıklamıştı (Buenos Aires Herald, 9 Ocak 2024). Etkili olacağı şüphelidir.

‘Tam dolarlaşma’ erteleniyor…

Seçim kampanyası başlarken Milei, ekonomiyi tamamen dolarlaştırma tasarımını ciddiye aldığını gösteren işaretler vermişti. 1990’lı yıllardaki yarı-dolarlaşma programının mimarı olan Domingo Cavallo, ekonomi takımına danışman olarak girmişti. Bu konuda ciddi çalışmaları olan Emilio Ocampo da Merkez Bankası’nın bir sonraki başkanı olarak tanıtılmıştı.

Bu konuda bir önceki neoliberal başkan Macri’nin devreye girdiği anlaşılıyor. Kampanya sırasında Milei ile görüşerek ekonomi programındaki “sivri öğeleri yumuşatma” uyarısında bulunduğu açıklanıyor (J.C. Ferre, NACLA, 24 Ocak).

Başkanlığı kesinleştikten sonra Milei de dolarlaşma tasarımını erteleme işaretleri verdi: “Arjantin ekonomisinin dolarlaşması uzun bir sürecin son aşamasıdır; bu yıl tamamlanması beklenemez” (Bloomberg, 6.2.2024).

Milei hükümeti kurarken dolarlaşma taraftarı Ocampo’ya merkez bankası başkanlığını önermiş; ama “acele etmeye gerek yok” diye de uyararak… Ocampo’nun da “ben merkez bankasını kapatmak için başkanlığı üstlenecektim; yönetmek için değil…” tepkisiyle görevi kabul etmediğini öğreniyoruz (Peter Koenig, Global Research, 3 Aralık 2023).

***

Javier Milei, enflasyon ortamında siyaset sahnesine hem uçuk-kaçık sloganlarla, hem de iddialı bir ekonomik programla çıkarak başkan seçildi. Askerî faşizmin mirasını ilkel/kaba neoliberalizmle kaynaştırmaya çalışıyor. Bu neo-faşist sentezin Arjantin’de tutması güç görünüyor.

İzlenmesi gerekiyor…

Prof. Dr. Korkut BORATAV. sol.org.tr

Okumaya devam et

GÜNCEL

Gözler 33 ayın dibine gerileyecek FED’in favori enflasyon göstergesi PCE’de

Yayınlanma:

|

Yazan:

Türk mali piyasalarında -özellikle de hisse senetlerinde- son günlerde satış baskısının hâkim olduğunu görüyoruz. Hafta başı kaleme aldığımız bültenimizde, psikolojik olarak endeksin 3 dolar seviyesine gelmesi, yüklü halka arzların sistemden para çıkışına neden olması (yeni kaynak girişinin eksikliği) ve belki de Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kararnamesinde yer alan 37 düzenleme için iptal kararı vermesinin getirdiği kombine etki ile ana endeks son 2 günde %3,3 geriledi.

Türk mali piyasaları denince en hareketli olan piyasa olarak hisse senetlerine işaret etsek de, alternatif piyasalarda havanın sakin olduğunu görüyoruz. USDTRY kuru kamu otoritesinin kontrolünde her gün bir adım daha yukarıya sloganı ile 31,20 seviyesini de devrirken, 5 yıl vadeli CDS risk primi neredeyse son 3 yılın en düşük seviyesi olan 285 baz puandan işlem görüyor. Tahvil faizleri ise göreceli sakin bir seyir kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, Ocak 2024 dönemine ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre %3,5 artarak 19,99 milyar dolar olurken, ithalat ise %22 azalarak 26,22 milyar dolar. Bu sonuçlarla dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre %56,4 azalışla 14,3 milyar dolar düzeyiden 6,23 milyar dolar seviyesine geriledi. Her ne kadar dış ticaret açığında -uygulanan rasyonel politikalarla- azalma olsa da, aylık olarak yaklaşık 6 milyar dolar açığın yıllık karşılığı 72 milyar dolar açık seviyesine denk gelerek GSYIH’nın içinde önemli bir yer tutuyor. Açığın daha da daralması için talebin de biraz daha soğuması gerekiyor.

ABD’de bugün açıklanacak FED’in favori enflasyon göstergesi olan PCE verisi öncesinde dün küresel piyasalarda -veri akışının da sakin olmasını yardımı ile- fiyat boylarının kısaldığını gördük. Reuters anketine göre Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) verisinde yıllık artış oranının %2,8 ile Nisan 2021’den bu yana (neredeyse son 3 yılın) en düşük düzeyinde gelmesi bekleniyor.

Hatırlanacağı üzere, yılbaşında, piyasalar, FED’in faiz indirimlerine Mart ayında başlamasını beklerken, son dönemde gelen güçlü veriler ardından beklenti Haziran ayına ertelendi. Yılbaşında toplam 150 baz puan seviyesine yükselen faiz indirim fiyatlamasının (abartılı olduğunu söylemiştik) yerini 75 baz puan faiz indirimine (3 x 25 baz puan) terk ettiğini bir kez daha not edelim.

ABD borsaları, FED’in bundan sonra faiz görünümüne ya da yol haritasına ışık tutacak önemde PCE verisi öncesinde dün akşam hafif de olsa gerilerken, son dönemde şaha kalkan teknoloji hisseleri satış baskısında ön planda kaldı. Piyasalara yön teşkil eden ABD’nin 10 yıllık tahvil faiz getirisinin %4,25 – 4,30 bandında salınmasına paralel altının da ons fiyatı 2,035 dolar seviyesinde sakin bir seyir izlemeye devam ederken, USDTRY kurunda yaşanan yükselişe paralel gram altın TL bazında 2,042 seviyesine yükselerek her gün rekorunu bir adım daha yukarıya taşımaya devam etti.

Bitcoin artış devam ediyor

Direnişin parası Bitcoin’in 57,500 dolar seviyesindeki 3. hedefimize de ulaşması ardından dün akşam bir ara 64bin dolar seviyesine kadar yükseliş kaydetti. Akabinde, kripto para borsası Coinbase, çok sayıda kullanıcının bakiyesini $0 olarak göstermesi ardından yaşanan panikle kısa bir süre içinde 4bin dolar geriledi. Coinbase, “varlıklarınız güvende” olduğunu ve sorunu araştırdıklarını belirten bir açıklama yapması ardından tekrar 62,500 dolar seviyesine toparlandığını gördük. 3 yılı aşkın bir sürenin en büyük aylık kazancına imza atmaya hazırlanan bitcoinin gözünü tüm zamanların zirvesine ($69bin) diktiğini düşünüyoruz. Akabinde, keşfedilmemiş sularda ne kadar mesafe kat edeceğini teknik bir bakış açısıyla paylaşacağız.

Yeni gün başlangıcında, PCE verisi öncesinde Asya piyasalarının yön bulmakta zorlandığını görüyoruz. Japonya borsası zirve seviyelerde kâr satışları ile karşı karşıya kalırken, Çin ve Hong Kong cephesinde ise alıcı bir seyir görüyoruz. Japonya’nın ocak ayı fabrika üretimi son 4 yılın en hızlı düşüşüne işaret etmesi de geçen yılın sonlarında resesyona giren bir ekonominin kırılganlığıyla ilgili endişeleri artırdı.

ABD Kongresi’ndeki Demokrat ve Cumhuriyetçi liderler Çarşamba günü, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için çeşitli federal programları finanse eden 12 yıllık yasa tasarısının ilerletilmesi konusunda anlaşmaya vardıklarını ve ayrıca Cumartesi günkü hükümet kapanmalarını da önleyebileceklerini duyurdular.

Her ne kadar gözler PCE verisinde olsa da, TÜİK TSİ 10.00’da 4Ç23 dönemi GSYIH büyümesini açıklayacak. Anketlere göre yıllık büyüme oranının %3,5 olması ancak önceki çeyreğe göre ekonominin bir miktar da olsa daralması bekleniyor. Her hafta Perşembe günü olduğu üzere Türkiye’de TCMB ve BDDK’nın bültenlerini dikkatli bir şekilde irdeleyeceğiz. Seçim ekonomisinin başlaması ve buna bağlı olarak sermaye girişinin zayıflaması ve döviz talebinin artmasının yanı sıra dış açığın da yüksek olduğu mevsime girilmesinin yardımı ile TCMB’nin net rezervlerinde yaşanan yılbaşı sonrası erimenin ne kadar arttığına bakacağız. Almanya enflasyonu da göz ucuyla da olsa takip edilecektir.

Bugün 29 Şubat…. Bir astronomik yıl yaklaşık olarak 365.242 gün olmasına rağmen normal bir takvim yılı 365 gündür. 4 yılda bir 366 güne çıkan bir yıl 12’ye tam olarak bölünemediği için bazı ayların 30 bazılarının ise 31 çekmesine karar verilir. Julyen takviminde Şubat ayı yılın son ayıdır. İngilizce’de ”July” olarak bilinen Temmuz ayı, Julius Caesar’ın adını taşır ve 31 gün sürer.

>PCE

1709184037deec9add78b60aba2b539805a59316c3_1_1200.jpg

Emre Değirmencioğlu

Okumaya devam et

EKONOMİ

DİSKAR: Hissedilen (algılanan) enflasyon açıklanan (resmi) enflasyonun iki katı!

2023’te Açıklanan (Resmi) Tüketici Enflasyonu Ortalama Yüzde 53,4 iken Hissedilen (Algılanan) Enflasyon Yüzde 106,9 Oldu!
Hissedilen (algılanan) enflasyon ile açıklanan (resmi) enflasyon arasında uçurum var!
2023 yılında açıklanan (resmi) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon farkı ortalama 53 puan!
Halkın hissettiği (algıladığı) enflasyon resmi enflasyonun 2 katı!
TÜİK, hissedilen (algılanan) tüketici enflasyon verilerini düzenli olarak açıklamalıdır.

Yayınlanma:

|

Yazan:

DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), bu haber bülteniyle son zamanlarda kamuoyunda tartışılan hissedilen (algılanan) enflasyona ilişkin detaylı verileri kamuoyu ile paylaşıyor. Ocak 2024 ayı sonunda kamuoyuna yansıyan tartışmaların ardından yaptığımız başvurular ve çalışmalar sonucunda hissedilen (algılanan) enflasyona ilişkin TÜİK ham verilerine ulaştık. TÜİK verileri üzerinde yaptığımız çalışmanın sonuçlarını kamuoyu ile paylaşıyoruz. Araştırmamız kapsamında 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin aylık hissedilen enflasyon verileri yer almaktadır.

2023 yılında hissedilen enflasyon, açıklanan (resmi) enflasyonun yaklaşık iki katı oldu. Ortalama hissedilen (algılanan) enflasyon 2023’teki ortalama açıklanan (resmi) enflasyonun 53 puan üzerinde hesaplandı. 2022 yılında hissedilen (algılanan) enflasyon ortalama 98,44 iken ortalama açıklanan (resmi) enflasyon yıllık ortalama yüzde 71,98 olarak gerçekleşti. Böylece resmi (açıklanan) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon arasındaki fark 36,8 puan oldu. 2021 yılında ise ortalama hissedilen (algılanan) enflasyon yüzde 56,39, ortalama açıklanan (resmi) enflasyon yüzde 19,42 ve aradaki fark 34,91 puan oldu.

2021, 2022 ve 2023 yılları kapsamında hissedilen (algılanan) enflasyon ile açıklanan (resmi) enflasyon arasındaki puan farkının en yüksek olduğu yıl 2023 oldu.

Hissedilen (algılanan) enflasyon ile resmi (açıklanan) enflasyon arasındaki farkın çeşitli sebepleri var. Öznel bir veri olmasına rağmen hissedilen (algılanan) enflasyon verisi enflasyonun düzeyi ve etkisi konusunda önemli bir gösterge ve ipucu niteliğindedir. Açıklanan (resmi) enflasyon ile hissedilen (algılanan) enflasyon arasında büyük farklar olması enflasyon ölçümünde ciddi sorunlar olduğunun göstergesidir.

Enflasyonun çok daha düşük olduğu ülkelerin istatistik kurumları hissedilen (algılanan) ve beklenen enflasyona ilişkin verileri kamuoyu ile paylaşırken enflasyonun en yüksek seyrettiği ülkelerden biri olan Türkiye’de TÜİK bu verilere sahip olduğu halde kamuoyuna açıklamıyor. 2023 sonu itibarıyla AB ülkelerinde algılanan enflasyon yüzde 9,5, açıklanan enflasyon yüzde 2,4’tür. Aradaki fark 7,1 puandır. TÜİK’e göre ise Türkiye’de 2023 Aralık’ta hissedilen enflasyon yüzde 100,5 iken açıklanan enflasyon yüzde 64,8’dir.

Hissedilen (algılanan) enflasyon ile resmi (açıklanan) enflasyon farkı TÜİK’in TÜFE verileri ile ilgili güvenilirlik tartışmalarını daha da artıracaktır. TÜİK enflasyon ölçümü konusundaki verileri şeffaf biçimde kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Araştırma bültenine erişmek için tıklayınız.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.