BANKA HABERLERİ
Erol TAŞDELEN yazdı: VATANDAŞ BORÇ BATAĞINDA ÇIRPINIYOR, BORÇ STRESİ BİRİKİYOR!
Yayınlanma:
2 yıl önce|
Yazan:
Erol Taşdelen
BDDK tarafından yayınlanan 2023 yıl sonu banka kredi verileri vatandaşın tam anlamı ile borç batağına battığını; hareket edemez hale geldiğini de ortaya çıkardı. Vatandaşın, fırında ekmek alırken bile kredi kartı kullanıldığını biliyoruz. Bazen ödemelerin 2-3 kart ile parça parça ödendiği veya kart puanı ile ödemek zorunda kalındığını; kart limitlerin doluluğundan dolayı kasada poşeti bırakıp marketten çıkan vatandaş görüntülerini hiç yadırgamıyoruz artık. Bu görüntüler normal olmadığı gibi vatandaşın ne hale geldiğinin de net fotoğrafı aslında! Vatandaşta sonu nereye gideceğini tahmin etmenin zor olduğu “borç stresi” yükleniyor biline! Sektörün kredi verileri de bunun nedenlerini açıklar nitelikte.
Kredi Kart borcu taşınabilir boyutu aştı!
2022 sonunda vatandaşın kredi kart borcu 452,5 milyar TL iken; 2023 yıl sonunda bir yılda %155 artarak 1 trilyon 155 milyar TL seviyesine ulaştı. Kredi kartlarındaki artış tutarı son bir yılda 702 milyar TL seviyesini aşarken ortaya çıkan rakamların vatandaşın özellikle kredi kart borç batağına saptandığı ve buradan çıkmasının zor olduğunu, çırpındıkça da daha fazla borç batağına battığını gösteriyor. Bu durum Vatandaşın Enflasyon etkisi ile ortaya çıkan reel gelir kaybı açığının da kredi kartlar aracılığı ile kapatılmaya çalışıldığının belgesi niteliğinde aslında. (Vatandaşın Reel Gelir kaybından dolayı başta TÜİK ve ekonomi kurmayları eseri ile övinebilir). Vatandaşın 2024 Ocak ayı sonundaki Kredi Kart borcu ise bir ayda 92 milyar TL artarak 1 trilyon 247 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda. Kısaca, 2024’de de Bireysel Kredi türbülansı devam ediyor.

Kredi Kart kullanımının ani kısılması felaket olur
POS’lardaki anormal durumu daha önce yazmıştım. Son günlerde enflasyon ile mücadelede “emekli ve ücretli maaş artışları yanında, kredi kartlardaki harcama artışın” nedenleri arasında sayılması ve alınan/alınacak tedbirler ise vatandaşı zor durumda bırakıyor/bırakacak. Baştan söyleyeyim Kredi Kartlar ile ilgili öngörülen Tespit ve Çözüm kesinlikle yanlış; sonucu tahmin ötesi vatandaşda da piyasada da yıkıcı olur! Zira, enflasyonun asıl nedeninin “maliyet enflasyonu” olduğunu kabul etmeyen, bu yönde tedbirler almayan ekonomi kurmayları bunun yerine çözümü talebi kısacak mücadeleye çevirmesi, başta TÜİK aracılığı ile gerçekçi olmayan enflasyon rakamları ile reel maaş artış oranları düşürülürken diğer taraftan talebi kısmak için kredi kartlarına yapılan faiz oranları artışı; asgari ödeme oranının şimdilik %40’lara yükseltilmesi, taksitlerin kapatılması, limitlerin düşürülmesi gibi tedbirler vatandaşı iyice zorlamaya başladı. Bankalarca ertelenen Kredi Takip dosyaları 2024’de hızla artmaya devam ediyor. Bunun yanında bankalar özellikle biriken kredi kart borçlarını yüksek faiz ile ertelemesi; kredi kart borçlarının tüketici kredisine çevirmesi gibi yöntemler vatandaşın kredi maliyetini artırırken; borç çevirme koşullarını ağırlaşmaya da başladı . Bankaların bu yöndeki geçici çözümleri ise sadece sorunların büyüyerek ertelenmesine neden oluyor. 35,8 milyon Kredi Kart müşterisi; 111 milyon adetten fazla Kredi Kartı, 84 milyon Ön Ödemeli Kart; KMH Kredilerinin de tanımlı olduğu 194 milyon Banka Kartı olduğu düşünüldüğünde başka banka kredi kartından çekilerek borcu borç ile kapama yöntemi kısıtlamalar sonucu “ani çöküş” riski ile karşı karşıya kalınmış durumdayız biline! Kredi kartlarına yapılacak kısıtlamanın ekonomiye/esnafa vereceği hasarı merak edenler kart ile yapılan harcama tutarını, GSYH içindeki harcama payını incelemeleri yeterli olacaktır. Kredi Kartlarını takside açıp vatandaşı borç batağına sokan bankacılık sektörünün hiç suçu yok mu da faturayı sadece vatandaşa ödetmeye kalkışılıyor. Bir bedel ödenecekse bu bedel tarafların tamamına ödetilmelidir! Özellikle Kredi kartlarının sabit ve makul faiz ile vatandaşı mağdur etmeyecek şekilde yapılandırılabilmesi için acil düzenleme kendini dayatmaktadır. Aksi halde bu borçlar ile pimi çekilmiş bomba gibi vatandaşın eline kartları tutuşturup bankalar ile başbaşa bırakıp; “ne halin varsa gör” demek büyük insafsızlık olur!
Kredi kartlarından sonra, en fazla İhtiyaç kredileri arttı
2023 yılında kredi kartlarından sonra en fazla artış İhtiyaç kredilerinde olması vatandaşın borç ile döndüğünün diğer kanıtı. Her ne kadar bankalar tüketici kredi gerekçesine sistemlerine ‘eşya alımı, ev tadilatı’ gibi klasik kullanma nedenleri olarak girse de, vatandaşın asıl Tüketici kredi kullanma nedeninin kredi kart ödemesi gibi borç ödeme olduğunu sektörün içinde bulunanlar da biliyor. 2022 sonunda 674,8 milyar TL olan İhtiyaç kredileri 2023 sonunda %45 oranda 304,8 milyar TL artış ile 979,6 milyar TL’ye yükseldi. Taşıt kredileri ise 49,6 milyar TL’den %93 artış ile 95,8 milyar TL seviyesine ulaşmış durumda. 2023’de Konut kredi artış oranı ise sadece %22 oldu. 2022 sonunda 360 milyar TL olan Konut kredileri 78,4 milyar TL artış ile 2023 sonunda 438,4 milyar TL seviyesine ulaştı.
Bankalar Krediler ile Tüketimi teşvik etti
Bireysel kredilerdeki oransal dağılıma baktığımızda Toplam 2,6 trilyon TL kredinin %43’ünü ( 1,1 trilyon TL) oluşturan payın Kredi Kart borçlarından oluştuğu gözükürken; %37’lik ( 979 milyar TL) kısmı İhtiyaç Kredi borçlarından oluşuyor. Başka bir ifade ile bankaların vatandaşa verdiği kredilerin %80’lik ( 2,1 trilyon TL) kısmını Kredi Kart ve İhtiyaç Kredilerinden oluştuğu görülüyor. Gerek kısa vadeli olması gerekse faiz oranlarında oynaklık esnekliği neden ile bankaların Kredi Kartları ve Tüketici kredilerini tercih ve teşvik ettiği; Konut ve Taşıt gibi uzun vadeli kredilere aynı yaklaşımı sergilemedikleri görüldü. Kriz ve belirsizlik dönemlerinde bu tercih ise bankacılık mantığına göre gayet normal. Zira; 2005-2009 ile 2016-2017 yıllarında Konut kredilerinin Tüketici Kredilerinden fazla olması da bu tezi ispatlar niteliğinde. Bankaların verdiği İhtiyaç Kredilerin %25,7’lik oran ile İstanbul ilk sırada yer alırken; Ankara %8,9; İzmir %7,3; Bursa %4,5; Antalya %4; Kocaeli % 3,2; Adana %2,6; Mersin ve Gaziantep %2; Tekirdağ %1,9 hacimsel orana sahip iller arasında yer aldı.
Kredi takip oranları Kartlarda uçarken Konut kredi borcuna vatandaş sadık kaldı
BDDK verilerine göre 2022 sonunda 29,7 milyar TL olan Bireysel Kredi ve Kredi Kart Takip tutarı 15,1 milyar TL %51 artış ile 44,8 milyar TL seviyesini aştığı görüldü. Takipteki kredilerde 21,6 milyar TL’den %33 artarak 28,8 milyar TL seviyesine ulaşan Tüketici kredileri olurken; en fazla artış oranı 7,3 milyar TL’den 15,4 milyar TL’ye iki kattan fazla 8 milyar TL ve %110 artan Kredi Kart borç takip dosyaları oldu. Oransal ve hacimsel olarak Konut kredilerinda düşüş oldu. Konut Kredilerinde en fazla tasfiye oranı %0,3 ile Adıyaman, Kilis, Hatay, Osmaniye, Gümüşhane, Siirt, Kırıkkale, Sakarya, Antalya, Amasya illeri oldu.

Takip hacim ve atış oranlarını tahmin edilenin altında kalması sizi yanıltmasın bu rakamların içinde bankaların Varlık Şirketlerine sattığı milyonlarca liralık dava dosyaları silinmiş hali. Üstelik bankaların henüz hukuki işlem başlatmadığı; 1 yıl ödemesiz dönemler koyarak defalarca yapılandırıp yüzdürülen krediler de bu takip rakamlarının içinde yer almıyor. Mahkemeden tahsil edilerek kapanan krediler de bu rakamların içinde değil. Dolayısı ile sorunlu Bireysel krediler aslında nokta bakiye verilen rakamların çok çok üstünde aslında!
Milyonlarca vatandaş mahkeme kapısında
2023 Kasım ayı itibarıyla 1.597.090 vatandaş Yasal Takip Sürecinde Bireysel Kredilerden dolayı mahkemede dosyası açılmışken; 1.404.166 vatandaş da Kredi Kartlarından dolayı mahkemelik olmuş durumda. Bireysel ve Kredi Kartlarından toplam 2.337.292 vatandaş bankalar ile halen mahkemelik. Bitmedi; bankaların Varlık şirketlerine sattığı Takipteki dosyalardan dolayı süren dosya sayısı da 2.109.051 adet. Banka ve Varlık Şirketlerini birlikte değerlendirdiğimizde BDDK verilerien göre 3.830.149 tekil kişi Banka borçlarından dolayı davalar ile boğuşmakta. Kapanan dava dosyalarını da eklendiğimizde Bankalar ile çalışan vatandaşlardan %15’i davalık olmuş durumda.
Tasfiye Olacak Alacaklarda Doğu iller ilk sırada
BDDK 2023 Kasım ayı verilerine göre; Bankalarca gerçek kişilere kullandırılan bireysel kredi kartı, kredili mevduat hesabı, ihtiyaç kredisi, konut kredisi ve taşıt kredisinden kaynaklı tasfiye olunacak alacaklar toplamından oluşan Tasfiye Olunacak Alacaklar’da ilk sıralarda doğu illeri yer aldı. %5,6 ile Diyarbakır ilk sırada yer alırken; Mardin %4,2; Şanlıurfa %4; Batman %3,8; Adana %3,7; Şırnak % 3,2; Hakkari %2,8; Mersin %2,5; Ağrı %2,5; Kırıkkale %2,4 ile en yüksek sorunlu bireysel kredileri olan iller arasında yer aldı.
Kredi Kart borcu en fazla artan İl Şanlıurfa oldu
Kredi kart borcu % 210 artış oranı ile ne fazla Şanlıurfa oldu. Diyarbakır %208,6; Batman % 205,4; Gaziantep %201,8; Mardin %198,7; Adana %197,9; Hakkari % 196,2; Şırnak ve Van %191,3; Düzce %189,9 artış ile kredi kart borcu en fazla artan on İl arasında yer aldı. Kredi Kart borçlarının %27,8’lik kısmı İstanbul ilk sırada yer alırken; %9,3 ile Ankara; %6,6 ile İzmir; %3,9 ile Bursa; %3,7 ile Antalya; %3 ile Adana; %2,7 ile Kocaeli; %2,3 ile Konya; %2,2 ile Gaziantep ve %2,1 oran ile Mersin ne fazla Kredi Kart borcu artan iller arasında yer aldı.
2024’de Kredi Takip tam gaz devam ediyor
BDDK’nın 2024 Ocak sonu Kredi verileri de durumun ne kadar vahim olduğunu ve sorunun artarak devam ettiğinin kanıtı niteliğinde. Zira; 2023 sonunda takip oranı düşen tek kredi grubu 1 milyon TL düşüş ile Konut kredileri oldu. 2024 Ocak ayında Taşıt kredileri 7 milyon TL; Tüketici Kredileri 2,2 trilyon TL artarken en fazla artış 2,4 trilyon TL artış ile Kredi Kartlarında oldu. Tüketici Kredileri bir ayda %8 artarken; Kredi Kartlarındaki aylık Takip artış oranı %16 oldu.

2023 sonunda 44,8 trilyon TL olan Bireysel Krediler ve Kredi Kartlarındaki toplam Takip hacmi de bir ayda %11 ve 4,7 trilyon artarak 49,5 trilyon TL‘yi aşmış durumda. Bu öncü veriler ışığında Kredi takip sorununun 2024 yılında artarak devam edeceğini tahmin etmek zor değil. Alınması gereken (alınacak ise) tedbirlerin aciliyeti de bundan kaynaklanıyor zaten!
Bireysel İflas Yasası Şart
Firmalar Konkordato, İflas gibi borç yapılandırma zaman kazanma gibi yasal haklara sahipken; vatandaşın maalesef bu yönde bir yasal koruması yok. Vatandaşın borç batağına saplanmasını bizim yasalar kişinin kendi tercihi olarak görürken borçlu vatandaşa daha fazla borç içine girmesini sağlayan; haksız gecikme/temerrüt faiz; ücret ve komisyon ile vatandaşı boğan bankacılık sistemini sorgulayacak bir sistemimiz yok.
Bankacılık Kanununa; TCMB ve BDDK düzenlemeleri ile Bireysel Kredi ve Kredi Kartı veren bankalar iş takip aşamasına gelince imzalanan tüm sözleşmeleri bir tarafa atarak sanki borç kişiler arasında sözleşmeye bağlı olmayan Adi Borç ilişkisi gibi 6098 Sayılı Borçlar Kanunu uygulanıyor ki; bu konuda yetersiz olan Avukat ve Bilirkişilik uygulaması; Asliye Hukuk Mahkemeleri de bu ayrımı anlamadan %100 faiz artışı uygulayarak vatandaşı daha fazla mağdur etmektedir. Biriken borç dağına ne tedbir alının bilmiyorum ama benim önerim; Vatandaşı bankalar karşısındaki bu tarz mağduriyetlerini koruma altına almak için ABD ve bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi “Bireysel Konkordato”, “Bireysel İflas” gibi hukuk düzenlemeleri acil yapılmalıdır.
En azından banka kredilerinde takip aşamasında imzalanan sözleşmeler ile sınırlandırılması, müşterinin imzalamadığı diğer düzenlemelere tabi tutulmaması gerekir. Kredi sözleşmeleri her sadece bankaları koruma niteliğinden çıkarılıp; iki tarafın menfaatlarını koruyacak şekline getirilmelidir. Örneğin; TCMB ve BDDK’nın tüm uyarı ve düzenlemelerine rağmen halen çoğu banka taksitli kredilerde bilinçli olarak Temerrüt Faiz oranını yazmamakta ısrar ediyor. Bu sayede takip aşamasında temerrüt/gecikme faiz belirsizliği yaratarak Borçlar kanununa göre %100 fazlası ile takip işlemleri başlatabilmektedir. Diğer bir örnek; Takipte ilk ödemeler ana para yerine önce biriken faiz, masraf tahsilatı yapılarak; müşterinin mağduriyetinin devamlılığı sağlanmak; BDDK gibi kurumlar da yıllardır bu mağduriyetleri seyretmektedir. Kısaca, Vatandaş bankalar karşısında tek taraflı bankanın menfaatini koruyacak şekilde düzenlenen sözleşmeler karşsında çok korumasız kalmakta. Acil vatandaşın bankalar karşısındaki hukuksal koruma yollarındaki eksiklikler giderilmedilir.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
İlginizi Çekebilir
-
Konkordatoda Yeni Dönem: “Makyajlı Bilanço” Devri Bitiyor mu?
-
Reeskont Kredisi mi, Teminat Yükü mü?
-
SASA POLYESTER: SAVAŞIN GÖLGESİNDE STRATEJİK ANALİZ
-
Yüksek Faiz – Kredi Daralması – Kur Kısıtı: Sanayici Kıskacı
-
Döviz Var, Kredi Yok: Merkez Bankası Ne Görüyor?
-
TCMB blog: 2025 Yılı Hizmet Fiyatlarına Yakın Mercek: Alt Kalemler Ne Anlatıyor?
BANKA HABERLERİ
KGF Akbank Mobil’de
Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Son yıllarda attığımız adımlarla da Akbank Mobil’i KOBİ’lerimizin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdik ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdik” dedi
Yayınlanma:
1 gün önce|
20/07/2026Yazan:
BankaVitrini
Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Akbank, KGF kefaletli kredi başvurusunu dijital kanala taşıyan yeni işbirliğini imza töreniyle duyurdu.
İstanbul’da düzenlenen imza törenine, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ile KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt katıldı.
Törende duyurulan işbirliğiyle KGF kefaletli kredi, uçtan uca dijital kanala taşındı. Akbank’ın Dijital KGF Kredisi sayesinde KOBİ’ler, daha önce yalnızca şubeden yürütülebilen KGF kefaletli kredi süreçlerini artık Akbank Mobil’den tamamlayabilecek.
Yeni uygulama, özellikle teminat desteğine ihtiyaç duyan KOBİ’lerin krediye hızlı ve uçtan uca dijital bir süreçle erişmesini sağlayarak önemli bir kolaylık sunuyor. Şahıs firmaları 2,2 milyon liraya, tüzel firmalarsa 5 milyon liraya kadar sunulan kredilerden 36 aya varan vade imkanıyla Akbank Mobil üzerinden yararlanabiliyor.
KGF kefaletli kredide dijital dönüşüm
Etkinlikte konuşan Akbank Genel Müdürü Gür, teknolojiyi, işletmelerinin hayatını kolaylaştırmak için kullandıklarını söyledi.
Gür, son yıllarda attıkları adımlarla Akbank Mobil’i KOBİ’lerin günlük iş akışının doğal bir parçası haline getirdiklerini ve birçok süreci uçtan uca dijitalleştirdiklerini dile getirdi.
İşbirliğiyle müşterilerinin Dijital KGF kredisine Akbank Mobil üzerinden dakikalar içinde ulaşabildiğine dikkati çeken Gür, böylece KGF kefaletli kredinin Türkiye’de ilk kez tamamen dijital bir süreçle sunulduğunu anlattı.
Gür, KGF’nin bu yenilikçi uygulamayı hayata geçirirken ilk işbirliğini Akbank ile gerçekleştirmesinden dolayı büyük bir mutluluk duyduklarının altını çizdi.
KGF Genel Müdürü Hasan Kurt da temel ödevlerinin KOBİ’lerin finansmana etkin erişimini sağlamak olduğunu söyledi.
Türkiye’nin istihdam ve büyümede bel kemiğini oluşturan işletmelerin hem yatırım hem de işletme sermaye ihtiyaçlarını karşılamak üzere bankalarla yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayan Kurt, uçtan uca dijital bir kefalet sürecini Akbank ve KGF işbirliği ile hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını kaydetti.
Kurt, yoğun ve titiz bir çalışma sürecini birlikte yürüttüklerini ve bu sonucun ortaya çıktığını dile getirerek, karşılıklı güven ve profesyonel sorumluluk içinde yürüyen süreçte Akbank Genel Müdürü Gür’ün konunun her adımının takipçisi olduğunu sözlerine ekledi.
BANKA HABERLERİ
Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin
Yayınlanma:
3 gün önce|
19/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Kamu Bankası Çalışanına Yok, Bazı Meslek Gruplarına Var… Tartışma Büyüyor
Türkiye’de yeşil pasaport (hususi damgalı pasaport) uzun yıllardır belirli kamu görevlileri ve bazı özel statülü meslek gruplarına tanınan önemli bir ayrıcalık olarak uygulanıyor. Son dönemde ise bu kapsamın genişletilmesine yönelik peş peşe kanun teklifleri TBMM’ye sunulurken; ülke ekonomisinin en stratejik sektörlerinden biri olan bankacılık sektörünün bu hakkın tamamen dışında bırakılması sektör içinde yeniden tartışılmaya başlandı. Meclis gündemine mühendislerden mimarlara, diş hekimlerinden veteriner hekimlere kadar birçok meslek grubu için yeşil pasaport teklifleri gelirken, yaklaşık 200 bini aşkın bankacıyı temsil eden sektör için bugüne kadar benzer bir düzenleme bulunmuyor.
Bankacılar neden bu talebi dile getiriyor?
Bankacılık artık yalnızca kredi kullandıran klasik bir sektör olmaktan çıktı.
Bugün bankacılar;
- Uluslararası finans kuruluşlarıyla çalışıyor,
- Avrupa ve ABD’deki regülasyonları takip ediyor,
- Basel kriterleri,
- AML/KYC,
- FATF,
- ESG,
- Dijital bankacılık,
- Yapay zeka,
- Siber güvenlik,
- SWIFT,
- uluslararası ödeme sistemleri gibi konularda sürekli yurtdışı temasları yürütüyor.
Özellikle;
- dış ticaret finansmanı,
- proje finansmanı,
- yatırım bankacılığı,
- sendikasyon kredileri,
- ihracat finansmanı,
- fintech iş birlikleri
gibi alanlarda çalışan binlerce bankacı yıl içerisinde çok sayıda uluslararası seyahat gerçekleştirmek zorunda kalıyor.
Bankacılık sektörü temsilcilerine göre bu durum, yeşil pasaport talebinin temel gerekçelerinden biri haline geliyor.
Kamu bankalarında çalışanlar da alamıyor
İşin dikkat çeken yönlerinden biri ise;
Türkiye’nin en büyük kamu bankaları olan;
- Ziraat Bankası
- Halkbank
- VakıfBank
çalışanlarının büyük bölümünün de yeşil pasaport hakkına sahip olmaması.
Sadece özelleştirme öncesi belirli statülerde görev yapan bazı eski personeller için geçmişten gelen özel hükümler bulunurken, günümüzde göreve başlayan kamu bankası çalışanları bu kapsamın dışında kalıyor.
Bu nedenle sektör içinde; “Kamu adına çalışan bankacıya bile yeşil pasaport verilmezken, farklı birçok meslek grubu için yeni teklifler hazırlanıyor” eleştirileri dile getiriliyor.
Kimler bugün Yeşil Pasaport alabiliyor?
Mevcut mevzuata göre başlıca gruplar şunlar:
Kamu kesimi
- 1., 2. ve 3. derece devlet memurları
- Aynı derecedeki bazı sözleşmeli kamu görevlileri
- Emekli olduktan sonra bu hakkı koruyan kamu görevlileri
Siyasi görevler
- Eski milletvekilleri
- Eski bakanlar
Yerel yönetimler
- Büyükşehir belediye başkanları
- İl ve ilçe belediye başkanları (görev süresince)
Devlet sporcuları
Uluslararası başarı kazanmış devlet sporcuları
İhracatçılar
Belirli ihracat hacmini sağlayan ihracatçı firmaların yetkilileri de belirli kontenjanlar dahilinde hususi damgalı pasaport alabiliyor.
TBMM’de hangi meslek grupları için teklifler var?
Son dönemde Meclis’e sunulan teklifler incelendiğinde kapsamın giderek genişletilmeye çalışıldığı görülüyor.
Mühendisler
En az 15 yıl kıdeme sahip TMMOB üyeleri için yeşil pasaport verilmesini öngören teklif İçişleri Komisyonu’nda bekliyor.
Mimarlar
Mühendislerle birlikte teklif kapsamında yer alıyor.
Diş Hekimleri
15 yıl kıdeme sahip diş hekimleri için teklif verildi.
Veteriner Hekimler
Aynı teklif içerisinde bulunuyor.
Avukatlar
Belirli kıdeme sahip avukatlara yönelik farklı kanun teklifleri de Meclis gündemine taşındı.
Bankacılar neden kapsam dışında?
Aslında bankacılık;
- Türkiye’nin finansal istikrarını yöneten,
- ihracatı finanse eden,
- yatırımları organize eden,
- dış finansmanı sağlayan,
- uluslararası sermaye girişlerinde kritik rol oynayan
stratejik sektörlerden biri.
Bugün;
- sendikasyon kredileri,
- Eurobond işlemleri,
- IFC,
- EBRD,
- Dünya Bankası,
- Asya Altyapı Yatırım Bankası,
- uluslararası yatırım fonları
ile sürekli temas halinde çalışan binlerce bankacı bulunuyor.
Buna rağmen sektör çalışanlarının hiçbirinin meslekleri nedeniyle yeşil pasaport hakkı bulunmuyor.
Dünyadaki uygulamalar ne gösteriyor?
Birçok ülkede pasaport ayrıcalıkları daha çok diplomatik statüye bağlı olarak veriliyor.
Ancak iş insanlarına ve stratejik sektör çalışanlarına;
- hızlı vize,
- uzun süreli çok girişli vizeler,
- fast-track uygulamaları,
- güvenilir yolcu programları
gibi kolaylıklar sağlanıyor.
Türkiye’de ise bu kolaylıkların önemli bölümü ihracatçılar için uygulanırken bankacılık sektörü aynı kapsamda değerlendirilmiyor.
Sektörün ekonomik büyüklüğü
Türk bankacılık sektörü;
- yaklaşık 200 bin kişiye doğrudan istihdam sağlıyor,
- Türkiye ekonomisinin finansmanını yürütüyor,
- yüz milyarlarca dolarlık dış finansman işlemlerini organize ediyor,
- ihracat finansmanının ana aktörü konumunda bulunuyor.
Bu nedenle sektör temsilcileri; “uluslararası rekabet gücü açısından bankacılara da belirli kriterlerle yeşil pasaport verilmesi gerektiğini” savunuyor.
Olası model ne olabilir?
Tüm bankacılara sınırsız bir hak yerine;
örneğin;
- en az 15 yıl kıdeme sahip,
- BDDK lisanslı bankalarda çalışan,
- uluslararası işlemlerde görev yapan,
- belirli unvan seviyesine ulaşmış
bankacılar için kademeli bir model oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Benzer kriterler ihracatçılar ve bazı meslek grupları için zaten uygulanıyor.
Bankavitrini Analizi
Kamu yönetimi, yeşil pasaportu yıllar içinde yalnızca kamu görevlilerine özgü bir ayrıcalık olmaktan çıkarıp belirli ekonomik ve mesleki katkı sağlayan grupları da kapsayacak şekilde genişletmeye başladı.
Mühendisler, mimarlar, diş hekimleri, veteriner hekimler ve avukatlar için peş peşe teklifler hazırlanırken; Türkiye ekonomisinin finansmanını sağlayan bankacılık sektörünün bu tartışmaların dışında kalması dikkat çekiyor.
Özellikle kamu bankalarında görev yapan ve kamu adına uluslararası finansal ilişkileri yöneten profesyoneller açısından da bu durum “eşitlik” tartışmasını beraberinde getiriyor.
Bankacılara yeşil pasaport verilmesi, yalnızca bir seyahat kolaylığı değil; Türkiye’nin finans sektörünün uluslararası rekabet gücünü artırabilecek, finans diplomasisini destekleyebilecek ve sektör çalışanlarına verilen kurumsal değerin bir göstergesi olarak da değerlendirilebilir.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde TBMM gündemine bankacılık sektörü için de benzer bir kanun teklifinin gelip gelmeyeceği, finans çevrelerinin yakından takip edeceği başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
BANKA HABERLERİ
Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir
Yurt Dışındaki Okula Kayıt Yaptırıp Eğitim Alamayan Öğrenciler Dikkat! Kredi Kartıyla Ödenen Eğitim Ücretleri Geri Alınabilir mi?
Yayınlanma:
3 gün önce|
18/07/2026Yazan:
Erol Taşdelen
Alınmayan Hizmet İçin Chargeback (Ters İbraz) Hakkı Gündemde
Son dönemde özellikle dil okulları, yaz okulları, üniversite hazırlık programları ve özel eğitim kurumlarına kayıt yaptıran çok sayıda Türk öğrenci ve veli; vize reddi, okulun kapanması, programın iptal edilmesi, eğitimin başlamaması veya vaat edilen hizmetin sunulmaması gibi nedenlerle önemli mağduriyetler yaşamaya başladı.
Bu mağduriyetlerin önemli bir bölümünde ödemeler kredi kartı ile gerçekleştirildi.
Oysa birçok tüketicinin bilmediği önemli bir hak bulunuyor: Kredi kartıyla ödenen ancak karşılığında hizmet alınamayan eğitim ücretleri için bankaya “Chargeback (Ters İbraz / Harcama İtirazı)” başvurusu yapılabiliyor.
Bankacılık sektörü açısından bu süreç oldukça teknik olmakla birlikte, uluslararası kart kuruluşlarının kuralları tüketicilere önemli korumalar sağlıyor.
Bankaya Başvurmak İlk Adım
Öncelikle unutulmaması gereken konu şudur: Burada dava açılması ilk aşama değildir.
İlk yapılması gereken işlem; Ödemeyi yapılan kredi kartını çıkaran bankaya harcama itirazında bulunmaktır.
Bu işlem bankacılık sektöründe;
- Chargeback
- Ters İbraz
- Harcama İtirazı
- Dispute
olarak adlandırılır.
Chargeback Nedir?
Chargeback; Kart sahibinin; “Ben bu hizmeti alamadım” veya “Satıcı sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmedi” iddiasıyla bankasından yaptığı resmi geri ödeme talebidir.
Burada dikkat edilmesi gereken konu; Bu hak yalnızca dolandırıcılık işlemleri için değildir.
Aynı zamanda;
- hizmet verilmemesi
- eksik hizmet
- iptal edilen organizasyon
- kapanan okul
- hiç başlamayan eğitim
gibi durumlarda da kullanılabilir.
Eğitim Hizmeti İçin de Geçerlidir
Visa ve Mastercard kurallarına göre; “Hizmet sunulmaması” chargeback sebeplerinden biridir.
Bu nedenle;
- yurtdışı dil okulu
- üniversite
- yaz okulu
- eğitim danışmanlığı
- sertifika programı
gibi eğitim hizmetleri de kapsam içine girebilir.
Hangi Durumlarda Para Geri Alınabilir?
En sık karşılaşılan örnekler şunlar:
1- Okul hiç açılmadı
Ödeme yapıldı.
Ancak okul faaliyet göstermedi.
2- Eğitim başlamadı
Kayıt yapıldı.
Ancak eğitim verilmedi.
3- Vize reddi sonrası okul ücret iadesi yapmadı
Bazı sözleşmelerde; Vize reddinde ücret iadesi yazmasına rağmen ödeme yapılmayabiliyor.
4- Okul iflas etti
Faaliyet durduğu için hizmet alınamadı.
5- Danışman firma ortadan kayboldu
Ödeme alınmasına rağmen okul kaydı yapılmadı.
6- Eğitim çevrimiçine çevrildi
Yüz yüze eğitim vaat edilmesine rağmen tamamen farklı hizmet sunuldu.
7- Eğitim iptal edildi
Program hiç başlamadı.
Banka Süreci Nasıl İşliyor?
Süreç genel olarak şu şekilde ilerliyor.
1. Kart sahibi bankaya başvuruyor.
Belgelerini sunuyor.
↓
2. Banka inceleme yapıyor.
↓
3. Kart kuruluşuna (Visa/Mastercard) başvuruyor.
↓
4. İşlem iş yerine iletiliyor.
↓
5. İş yeri savunma yapıyor.
↓
6. Haklı bulunursa ücret karta iade ediliyor.
Bankaya Hangi Belgeler Verilmeli?
Ne kadar güçlü belge sunulursa başarı ihtimali de o kadar yükseliyor.
Örneğin;
- ödeme dekontu
- kredi kartı ekstresi
- okul sözleşmesi
- kayıt belgesi
- kabul mektubu
- e-postalar
- okulun iptal yazısı
- vize reddi
- hizmet verilmediğine ilişkin belgeler
- danışman firma yazışmaları
- ücret iadesinin reddedildiğini gösteren cevaplar
başvuru dosyasına eklenebilir.
Süre Sınırı Var mı?
Evet.
Chargeback işlemlerinde süre önemlidir.
Kart kuruluşlarının kurallarına göre başvuru süreleri işlem türüne göre değişebilmekle birlikte, hizmetin verilmesi gereken tarihten itibaren belirli süreler içinde itiraz edilmesi gerekir.
Bu nedenle mağduriyet oluşur oluşmaz bankaya başvurmak önem taşır.
Gecikme, hak kaybına yol açabilir.
Banka Başvuruyu Reddederse Ne Olur?
Her ret kararı kesin değildir.
Tüketici;
- ek belge sunabilir,
- yeniden değerlendirme talep edebilir,
- tüketici hakem heyeti veya mahkemeye başvurabilir (uyuşmazlığın niteliğine göre),
- gerekirse uluslararası kart kuralları kapsamında bankanın süreci nasıl yürüttüğünü sorgulayabilir.
Havale ile Ödeyenler Aynı Hakka Sahip mi?
Hayır.
Burada önemli fark oluşuyor.
Kredi kartı
Chargeback uygulanabilir.
Havale
Chargeback mekanizması yoktur.
Bu durumda;
- sözleşme hükümleri,
- hukuk davaları,
- icra yolları
ön plana çıkmaktadır.
Dolayısıyla kredi kartıyla ödeme yapanlar önemli bir avantaja sahip olabiliyor.
Yurt Dışı Eğitim Sektöründe Yeni Risk
Son yıllarda;
- artan döviz kuru,
- bazı eğitim kurumlarının mali sorunları,
- vize süreçlerinin uzaması,
- öğrenci sayılarındaki dalgalanma
nedeniyle uluslararası eğitim sektöründe iptal edilen program sayısı da arttı.
Özellikle pandemi sonrası birçok ülkede eğitim modeli değişirken, bazı okullar hibrit veya çevrimiçi modele geçti.
Bu durum da yeni uyuşmazlıkların ortaya çıkmasına neden oldu.
Bankalar Açısından Risk
Chargeback sayısındaki artış; bankalar açısından da operasyonel yük oluşturuyor.
İhraççı banka; müşterisini korurken, iş yeri bankası (Acquirer) ise satıcıyı temsil ediyor.
Dolayısıyla;
- belge incelemeleri
- uluslararası kart kuralları
- zaman yönetimi
- hukuki değerlendirmeler
önem kazanıyor.
Eğitim Kurumları Açısından Sonuç
Chargeback oranı yükselen kurumlar;
- daha yüksek komisyon ödeyebilir,
- riskli iş yeri olarak sınıflandırılabilir,
- ödeme alma kabiliyetini kaybedebilir,
- kart kabul sözleşmeleri sona erebilir.
Bu nedenle eğitim kurumlarının sözleşme hükümlerine uygun davranmaları ve iptal/iade süreçlerini şeffaf yürütmeleri kritik önem taşıyor.
Uzmanlar Ne Öneriyor?
Uzmanlar, yurt dışı eğitim hizmeti satın almadan önce şu noktalara dikkat edilmesini öneriyor:
- Sözleşmede iade koşullarını ayrıntılı okuyun.
- Vize reddi halinde uygulanacak prosedürü yazılı olarak teyit edin.
- Ödemeleri mümkünse kredi kartıyla yapın.
- Tüm yazışmaları saklayın.
- Hizmet sunulmadığında beklemeden bankanıza harcama itirazında bulunun.
- Başvurunuza mümkün olduğunca fazla belge ekleyin.
Bankacılık Sektörü Açısından Değerlendirme
Dijital ödemelerin hızla arttığı günümüzde kredi kartı yalnızca bir ödeme aracı değil, aynı zamanda tüketici açısından önemli bir koruma mekanizması sunuyor.
Uluslararası kart sistemlerinin geliştirdiği Chargeback (Ters İbraz) uygulaması, tüketicilerin hiç alamadıkları veya sözleşmeye uygun şekilde sunulmayan hizmetler nedeniyle mağdur olmalarını önlemeyi amaçlıyor.
Özellikle yurt dışı eğitim, turizm, havayolu, etkinlik organizasyonları ve dijital hizmetlerde bu mekanizma her geçen yıl daha fazla kullanılıyor.
Bankalar açısından ise bu süreç, hem müşteri memnuniyetini korumak hem de uluslararası kart kuruluşlarının kurallarına uyum sağlamak bakımından büyük önem taşıyor.
Özet
Yurt dışında eğitim almak amacıyla kayıt yaptıran ancak çeşitli nedenlerle eğitim hizmetinden yararlanamayan öğrenciler ve veliler için kredi kartıyla yapılan ödemelerde chargeback (ters ibraz) önemli bir hukuki ve finansal başvuru yolu olabilir. Ancak her olay kendi sözleşmesi, ödeme şekli ve hizmetin sunulmama nedenine göre ayrı değerlendirilir. Başvurunun güçlü belgelerle ve gecikmeden yapılması, sürecin başarı şansını artırır.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Chargeback başvurularının kabulü; Visa ve Mastercard kuralları, kartı çıkaran bankanın incelemesi, iş yerinin savunması ve somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Her hizmetin otomatik olarak iade edileceği anlamına gelmez.
Erol TAŞDELEN – Ekonomist www.bankavitrini.com
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
FARK YARATANLAR
KATEGORİLER
- ALTIN – DÖVİZ – KRIPTO PARA (1.038)
- BANKA ANALİZLERİ (151)
- BANKA HABERLERİ (3.603)
- BASINDA BİZ (67)
- BORSA (579)
- CEO PERFORMANSLARI (39)
- EKONOMİ (2.978)
- GÜNCEL (4.521)
- GÜNDEM (3.557)
- RÖPORTAJLAR (47)
- SİGORTA (146)
- ŞİRKETLER (2.722)
- SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK (580)
- VİDEO Vitrini (19)
- YAZARLAR (1.466)
- AI-BankaVitrini (28)
- Ali Coşkun (56)
- Arif Öztan (7)
- Ayşe Muzaffer Sunguroğlu (7)
- Cengiz KILIÇ (11)
- Dr. Abbas Karakaya (73)
- Erden Armağan Er (46)
- Erol Taşdelen (821)
- Gizem Taşdelen (5)
- Gülbeyaz Gergün (114)
- Kemal Emirhan Mendi (1)
- Murat Şenol (26)
- Mustafa Akpınar (53)
- Onur ÇELİK (57)
- Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz (93)
- Serhat Can (11)
- Süleyman Çembertaş (19)
- Tungay Dere (19)
- Uğur Durak (33)
- Zuhal KARABULUT (5)
YAZARLAR
ALTIN – DÖVİZ
KRİPTO PARA PİYASASI
X
- Dünya Kupası'nda devlerin savaşında muazzam ekonomik başarı 19/07/2026
- Merz'den kapsamlı kabine değişikliği mesajı 19/07/2026
- Dr. Can Fuat Gürlesel hayatını kaybetti 19/07/2026
- MÜSİAD Başkanı Özdemir, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerini açıkladı 19/07/2026
- Trump'tan İran'ın mutabakat açıklamasına yanıt 19/07/2026
- Engelli araç ithal işlemlerinde randevu sistemi geliyor 19/07/2026
- Elektrikli araç şarj hizmetlerinde büyük artış 19/07/2026
- İran'dan Kuveyt'teki ABD hedeflerine saldırı 19/07/2026
- Ekonomi ve siyaset gündemi - 19 Temmuz 2026 19/07/2026
- ABD'den ölen askerleri için misilleme saldırısı 19/07/2026
SON YAZILAR
- Savaşın gölgesinde gözler yeniden teknoloji devlerinin bilançolarında 21/07/2026
- Finansman giderleri/faaliyet karı oranı 2025’te de çok yüksek 21/07/2026
- İSO, “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” Araştırmasının Sonuçlarını Açıkladı 21/07/2026
- Ekonomide “Ruj Etkisi” Nedir? 20/07/2026
- KGF Akbank Mobil’de 20/07/2026
- HANGİ SEKTÖRLERE YATIRIM YAPMALI, HANGİLERİNE YAPMAMALI ? 20/07/2026
- Dernek ve Vakıflarda Güven Krizi 19/07/2026
- Bankacılara da Yeşil Pasaport Verilsin 19/07/2026
- Şirkete Değil, Kariyerinize Sadık Kalın 18/07/2026
- Yurt Dışı Eğitim mağdurları: Chargeback ile Para İadesi Alabilir 18/07/2026
ARAMA
Popüler
-
GÜNCEL3 yıl önceZara Ve Mango’ya Üretim Yapın Tekstil Devi Konkordato Talep Etti
-
BANKA HABERLERİ3 yıl önceTCMB Başkanı için ismi geçen GAYE ERKAN First Republic Bank’tan ayrılma süreci
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceAKBANK çöktü : Dijital Bankacılık sorumlusu GMY CİVELEK ortada yok!
-
BANKA HABERLERİ5 yıl önceHSBC terbiyesizliği : “Sabancı alana “AKBANK bedava”
-
BANKA ANALİZLERİ4 yıl önceYILIN İLK YARISINDA İŞBANK RAKİPSİZ LİDER AKBANK SONUNCU SIRADAN KURTULAMIYOR
-
VİDEO Vitrini4 yıl önceGelişmekte olan ülkeler neden gelişmiş ülkelerden daha az borçlu
