Connect with us

Erol Taşdelen

Bankaların Ücret ve Komisyon gelirleri eriyor

Bankaların Ücret ve Komisyon gelirleri eriyor
Bankaların keyfi ücret ve komisyon alımına son verlmesi, gelirlerinin sert düşmesine neden oldu. Erol Taşdelen hangi bankaların daha çok komisyon kaybına ugradığını araştırıp yorumladı:

Yayınlanma:

|

2020 Ağustos ve Eylül aylarında “Döviz Nakit çekim ücreti”, bankaların Genel Kredi Sözleşmelerine eklemeye çalıştıkları “Sözlü Taahhütte uymama ücreti” gibi bankacılık genel uygulamalarında olmayan yeni ücret ve komisyon alma girişimleri Sosyal Medya tarafından gündeme getirilmesi ile  bankaların geri adım atması sağlandı. Bankaların yeni uygulamaya çalıştıkları ücret ve komisyon girişimlerinin altında yıllardır denetlenmeyen ve keyfi alınan ücret ve komisyon gelir uygulaması yattığı gibi bazı bankalarda eski hukuksuz alışkanlıklardan zor vaz geçeceği anlaşılıyor.
Yeni düzenleme ücret ve komisyon gelirlerini nasıl etkiledi
TCMB ve BDDK’nin bankaların “Ücret ve Komisyon Gelirleri” ile ilgili 34035 Sayılı, 10.02.2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmelik ve Tebliğ değişiklikleri ile 1 Mart ve 1 Nisan 2020’de yürürlüğe giren yeni düzenlemelerin bankaların  bilançosu üzerindeki etkisi kendini göstermeye başladı. Zira,  2019 yılında ciddi ücret ve komisyon geliri yaratan bankaların yeni düzenleme ile birlikte kayıplarının yüksek olduğu görüldü. 2020 ilk yarısında bankanın 2019 ilk yarısında elde ettiği Net Ücret ve Komisyon gelirlerine ulaşamadığı görüldü.

2019 yılında ücret ve komisyonlar nereden gelmişti
Bankalar 2019 sonunda 106,4 milyar TL Faiz dışı ücret ve komisyon geliri elde etti. Bunun 16 milyar TL’lık kısmı Kredilerden faiz dışında elde edildi. 16 milyar TL’lık kısmın 7,8 milyar TL’lık bölümü faizlere ek “Nakit kredilerden” alınan ücret ve komisyon. Bankalar, “Bankacılık Hizmet Gelirlerine”  49,6 milyar TL gelir yazdılar. Üzerine 34,2 milyar TL’lık Ücret ve Komisyon geliri yazacak yer bulamadıkları için “Diğer Faiz Dışı gelir” diye gösterdiler. Tamı tamına 106,4 milyar TL’lık ücret komisyon gelirinin 34,2 milyar TL’lık kısmını “Diğer” diye geçiştirdiler. Kamu otoritesi gelen ücret komisyon gelirleri ile ilgili şikayetleri dikkate alarak çoğu bankaya ceza keserken 2400 adeti bulan Ücret Komisyon masraflarını da 51 adete düşürerek üst sınırlama getirdi; bankaların keyfi ücret ve komisyon almalarının önü kesildi.

Sektörde ilk yarı kayıp ne kadar oldu
Yeni düzenlemelerin, banka bilançolarına nasıl yansıyacağı merak edilirken 2020 ilk yarısında 2019 ilk yarısına göre sektörde “4 milyar TL gerileme” olduğu görüldü. 2019 ilk yarısında bankalar 54,3 milyar TL Faiz Dışı Gelir elde ederken  2020 ilk yarısında bu gelirin 50,7 milyar TL’ye düştüğü görüldü. Çoğu uygulama 1 Nisan’da uygulamaya konduğu dikkate alındığında yıl sonuna kadar ücret komisyon gelirlerinde ciddi kayıpların yaşanması sürpriz olmayacaktır.   
2020 Temmuz’da da kayıp devam etti
Bankaların tahmin ettiğimiz gibi Ücret ve Komisyon gelir kaybı devam ederek Temmuz’da da devam etti. 2019 Temmuz ayında 63,8 milyar TL olan Faiz dışı gelir 5,3 milyar TL kayıp ile 58,4 milyar TL’ye düşmüş durumda.  2019’un aynı dönemine göre kayıp % 8,5 düzeyinde oldu.
Aradaki kayıp ne anlama geliyor
Hizmet vererek alınan ücret ve komisyon ile “biz bankayız istediğimiz ücret ve komisyonu alırız, kimse hesap soramaz” dedikleri afaki alına ücret ve komisyon arasındaki fark hizmet vermeden, satılmaması gereken sigorta gibi ürünleri millete satarak haksız alınan ücret ve komisyondur. Yeni ücret ve komisyon uygulaması keyfi alımlarının önünün kesilmesi belki kimse henüz tam farkında değil ama vatandaşa, esnafa ve sanayici için paha biçilmez çok kıymetli; önemli bir miktarda paraları cebinde kaldı banka ile çalışan kesimin. Bu iş tamamen düzeldi, burada biter diye düşünenler yanılıyor. Her fırsatta bankalar kapanan bu deliği açmak için yol ve yöntem arayacaklardır. Bizim de görevimiz buna cesaret edenleri teşhir etmek olacaktır. Meydanı boş buldum vatandaşı, esnafı, sanayiciyi hukuksuz soyarım dönemi kısmen geride kaldı. Haksız yere ücret ve komisyon alınmasını sağlayan, ısrar eden üst yöneticiler yargılanması gerekiyor. Hukukun üstün olduğu Medeni ülkelerde böyle olur çünkü. “Nasıl olur?” diyenlerin, ABD’de Wells Fargo Bank davalarını incelemesi yeterli. Şimdi yıllardır aldıkları haksız ücret ve komisyonu geri almanın zamanı geldi. Şimdi değil ise ne zaman!
Bankalar BDDK’ya masraflar konusunda baskıyı artırır
Tahmin etmek zor değil önümüzdeki dönemde Banklar bazen eski banka CEO’ları aracılığı ile dillendirdiği, bazen kapalı kapılar arkasında gündeme getirdiği ücret ve komisyon kayıplarının telafisi için eski denetimsiz, kontrolsüz günlere dönülmesi için başta BDDK olmak üzere kurumlar üzerine baskı yapmaya çalışacaklar her fırsatta bu konuyu pazarlık unsuru yapacaklardır. O nedenle bugün başta BDDK ve TCMB olmak üzere ücret ve komisyon gelirlerini kontrol altına alan kurum ve kuruluşlara destek vermek gerekir. Yoksa bu konularda arkada dönen dümenleri bilmeyen ve takip edemeyen hiçbir şeyden haberi olmayan vatandaşa, esnafa, sanayiciye olacaktır. Bu konuda bizim tarafımız ise her zamanki gibi  Vatandaşın, Esnafın, Sanayicinin yanında olup; Sosyal Sorumluluk Bilinci gereği konuyu yakından takibimiz ve teşhirimiz devam edecektir.
Erol TAŞDELEN
Ekonomist, Siyaset Bilimci
[email protected]

BANKA HABERLERİ

Erol TAŞDELEN yazdı: MARKA DEĞERİNİ YERLE BİR EDEN BANKA(cı)LAR, ETİK TAVIR

Yayınlanma:

|

Son günlerde ilginç olaylar oluyor.  Shakespeare, 66. Sone’de “Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın” der. Tam de bugünleri anlatmış. Şu anda kullandığım ve sosya medya hesaplara bağlı  cep telefonumu 0532-286…. 1990’lardan bugüne en az 30 yıldır kullanıyorum. [email protected] mail adresimi en az 15-20 yıldır kullanıyorum. Bilindiği üzere sosyal medya hesaplarımda gerçek kimliğimi ve gerçek iletişim bilgilerimi kullanıyorum. Yan hesaplarım hiç yok, gerek de duymadım.

Hal böyle iken son 10 gündür önce Whatsapp, sonra instagram ve dün de X (twitter) hesabım kullanıma kapatıldı. İçlerinde en çok şaşırdığım whatsapp oldu çünkü whatsapp ile ancak cep telefon numarası kayıtlı kişiler ile yazışabilirim “niçin kapatıldı” diye araştırırken bu kurumlara itiraz üzerine itiraz yaparken dün X (twitter)‘den gelen bir açıklama işin seyrini değiştirdi.

X açıklamasında, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar. Hesabınızın hatalı bir şekilde askıya alındığını düşünüyorsanız…..” ifadeleri ile olayın ne olduğunu ortaya koydu aslında. Açıklamada yer alan, “X başka bir kişiyi veya markayı kafa karıştırıcı veya aldatıcı bir şekilde tasvir eden hesapları yasaklar” ifadesinin meali ve suçlaması, “siz bir kişi ya da MARKA’yı asılsız açıklamalar ile hedef aldınız bize de bu yönde şikayetler geldi biz de hesabı askıya aldık”. Güzel! Oysa bilmedikleri birşey var, yazdığım her şey sosyal medya ve basın, TV’lerde yer alan bilgiler! Kendileri gibi kapalı kapılar arkasında kurgular yapıp, sahte hesaplar ile paylaşımlar yapmıyoruz. Olanı yazıp, kimseye çamur atmıyoruz, hakaret edip, hayali haberler yapmıyoruz! Somut, hayatın içinden şeyler yazıyoruz… Bazı banka yöneticileri çevresindeki 3. sınıf gazeteciler ile karıştırıyor olmalılar ki hiç bir bankaya önyargılı olmadığımızı, aynı mesafeda olduğumuzu anlamakta zorlanıyor anlaşılan…

BESLEME YAZAR OLMADIK, OLMAYIZ DA!

Bir kez daha hatırlatalım bizler gazeteci değiliz banka tecrübemiz ile olaylara bakım değerlendiren bağımsız analiz yapan, uzmanlık alanımız olan bankacılık sektörü tarihine notlar düşen insanlarız…

Gerçekte böyle bir durum yok ama, var sayalım gerçekten kişi ve markaları hedef alan öyle bir durum var. Yöntem bu mudur, gidersin mahkemeye koyarsın belgeleri, “bu kişi benimle kurumumla ilgili asılsız gerçek dışı beyanlarda bulunuyor, benim kişilik haklarımı zedeliyor kurumun marka değerine zarar veriyor” dersin biz de gerekli cevabı belgeleri ile ortaya koyarız, mahkeme karar verir bak buna hiç itiraz etmem ama bu çağda ergenler gibi davranıp asılsız şikayetler ile sosyal medya hesapların kapatılması ne? Üstelik, haberleşme hakkı anayasada güvence altına alınmıştır. Haberleşme hürriyetini kısıtlamak suçtur ki bir kişinin sistamatik olarak sosyal medya hesaplarına saldırma, asılsız şikayetler ile kapattırmak ayrıca da suçtur. Ortada mahkeme kararı yokken, yapay, gerçek dışı şikayetler ile sosyal medya hesabının kapattırmanın hesabı sorulmasın mı, tabi ki yasal olarak sorulacaktır. Kurumların nihai cevaplarını bekliyorum! Yapanları da ortaya çıkarıp teşhir edeceğim!

Hepsini anlarım da WhatsApp ne arkadaş ya!

Hadi X hesabımdan bankavitrini.com sitesindeki veya beğendiğim  yazı ve haberleri yayınlıyorum. Günlük olayların gelişimine göre kısa kısa yorumlar yapıyordum rahatsız oldunuz anladım da whatsapp’ın neyi sizi rahatsız etti. Size, ne mesaj attım,  ne dosya gönderdim de sizi rahatsız etti bak bunu anlamış değilim. Bu zaten hayatın olağan akışına da aykırı bir durum. Duyup da şaşırmayan yok! Whatsapp gibi bir iletişim devini bunlara itibar edip kapatması ise ayrı bir hikaye. Gönderilen cevaplardan yapay zeka ile değerlendirildiğini anlıyorum gerçek bir kişinin durunu ele alana kadar yapay zekanın bir süre otomatik cevaplarını okuyacağım gibi zira cevaplar hızlı ve standar geliyor. Belli ki yapay zekaya, “hesap hakkında şu adet şikayet gelince hesabı iletişime kapa” diye bir komut yüklemişler, ama o şikayetin içeriğinin doğru olup olamdığını ise programlayamamışlar. Göndermediğim mesajlardan nasıl bir şikayet, mağduriyet olabilir ki! 30 yıllık bir hat whatsapp’ın ilk ortaya çıkışından bu güne kullanılmış ve şikayet almamış birden onlarca şikayet yağıyor mantık “ne oluyor” diye bir araştırma gerekliliği duyar demek ki gözümüzde büyüttüğümüz bu kurumlarda da ciddi açıklar var: Teknoloji mantıksızlık! Teknolojik körlük!

 

BAŞ ŞÜPHELİ: BANKA ve BESLEMELERİ!

Tabi şimdi gelelim kafalardaki soruya. Beni yakından tanıyanlar olup bitene anlam veremiyorlar. İlk başta “olabilir böyle şeyler” diye benim gibi düşünüyorlardı ama birden bire iş diğer sosyal medya hesaplara yayılınca anlıyoruz ki birileri ciddi rahatsız olmuş. Kişilik haklarına ve marka değerine zarar verdiğimizi düşünüyor. İyi de son günlerde ne yazdık, hangi bankalar ile ilgili haberler yaptık herkesin malumu. İlk defa sistamatik ve organize bir şekilde üstelik bel altı yöntemler gerçek dışı beyanlar ile kurumlar yanıltılarak iletişim hakkım elimden alınıyor. Baş şüpheli de hiç kuşkum yok son dönem sık sık gündeme gelen banka! Tabi direkt de yapmayabilirler, bu işleri yapan alanında uzmanlaşmış, sistemin açığını yakalamış kurumlar ve avukatlık ofisleri var, ne olursa olsun, bağımsız yargı yapanı ortaya çıkarır; bitirdiğim  İ.Ü. SBF’nin girişinde GERÇEKLERİ SÖYLEMEKTEN KORKMAYIN sözünü 4 yıl boyunca okuyarak okula gitmiş biri var karşınızda! Gelişmeleri ayrıca paylaşacağım!

BANKA YÖNETİCİLERİ YANLIŞ YÖLENDİRİLİYOR!

Dışardan bakınca banka yöneticilerin oturduğu koltuktan, isminin altındaki unvandan doğru davranış sergiliyor, kriz yönetimi konusunda uzmanı olarak düşünebiliriz. Bu her banka için geçerli değil. Senin bankan şube müdürülerin, personelin milyonlarca lira dolandıracak, elden paralar toplayacak, zimmete geçirecek bunlar haber olunca “vay benim marka değerim” diyeceksin öyle mi! Bak kardeşim bunları sana kimse söyleyemez ama ben yazayım: Marka değerini düşünen banka önce liyakatlı kadro kurar. Personelini ona göre seçer, Zimmet olayı yaygın ve her bankada olabilecek şeydir ama sahte fon, elden para alma milleti dolandırma kusura bakma her bankada yaygın kullanılan, sık rastaladığımız bir durum değil. 25 yıllık bankacılık hayatımda son 3-4 yıla kadar banka müşterilerden “yüksek kazanç sağlayacağım” diye elden para toplama yoktu. Bazı banka yöneticileri bunu bile bilmiyor. En son Banker Kastelli’den Çiftlik Bank sürecine vakalar hafızalarda ama bunların içinde banka yoktu. Bak paraları toplarım çift kayıt tutmak, bankayı komple batırmak vardı ama banka personelin elden para toplaması hiçbirinde yoktu. İnsanın aklı, hafızası ile dalga geçmeyin! Yaptığım yüzlerce banka bilirkişi dosyasında hemen hemen hepsinde zimmet var, artık bu tür olayların haber değeri de yok ama müşterisini kandırarak elden para toplayıp dolandırma sık rastlanan bir durum değil! 

MARKA DEĞERİNİ BÖYLE Mİ KORUYACAKSINIZ, ŞAŞARIM SİZE!

Beyler banka yöneticisi olmuşsunuz ama banka Marka değerini nasıl koruyacağınızı hala öğrenemezsiniz. Acı ama geçek bu! Yine size bedava eğitim vereyim:  Önce iyi ve dürüst bir hizmet vereceksiniz, Liyakatlı kadrolar ile çalışacaksınız. Sistemleriniz tıkır tıkır çalışacak. Sistem güvenliğiniz tam olacak, müşteri hesapları boşaltılamayacak. Eleştirileri hakaret olarak değil ücretsiz anket olarak algılayacaksınız. Eksikliklerinizi gidereceksiniz. Personel kaynaklı dolandırıcılık olaylarına bankanız karışmayacak. Müşteriler ile şeffaf paylaşımlar yapacaksınız. En önemlisi MÜŞTERİN GİBİ DÜŞÜNECEKSİN! “MÜŞTERİNİ TANI” ilkesinden ödün vermeyeceksin! Bak bu kısa öğütleri onlarca kitap okusan, onlarca sunum dinlesen bulamazsın! Köşe yazarlarını gezdiririm, yedirir, içirir sustururum anlayışında olmayacaksınız. Halkın soyulduğu Borsa oyunlarının içinde olmayacaksınız. Çevrenizde kendini gazeteci sanan bilgisiz kahve muhabbeti dışında bir vizyonu olmayan insanların söylediklerini sorgulamadan, başını sonunu düşünmeden her şeyi yapar pozisyonda olmayacaksınız. Özel hayatınız teşhir edilmiş hale gelmeyecek. CEO ve GMY’ler makamına, bankadaki pozisyonuna uygun davranışlar içinde olacak. Külhanbeyi gibi davranışlar sergilemeyecek. İnsanları tehdit etmeyecek. Bir markanın değeri böyle artar ve korunur. Bunların hiç birini yapmayacaksın, hata üzerine hata yapacaksın; “olumsuz olayları nasıl engelleriz” diye kafa yoracağınıza; olayları yazanları engellemeye çalışarak, yazanları ekmeğinden ederek, haberleri sildirerek MARKA değeri korunmaz. MARKA değeri zirvede olan bankalara bakın, kendinize bakın! Tüm yaptığınız pisliklere rağmen içim inanılmaz huzurlu, sosyal medya hesaplarının hepsini kapattırbilirsiniz sayenizde “dijital oruç” tutarım ama yazacaklarımı da yazarım merak etmeyin. Zamanı gelince her şey de yazılır! Bir firmanın asıl marka değerini, yöneticilerin olaylar karşısındaki tavırları belirler! Kurumsallaşan o kadar marka vardır ki çoğunun sahibi dahi bilinmez, nedeni mi bu markaların hiçbir yöneticisi markasının önüne geçecek tavır sergilemez de ondan!

NİÇİN HEDEFTEYİZ

Benim kişiler ile husumetim yoktur, olamaz da bankavitrini.com Sosyal Sorumluluk Projesi olarak tarafımca kurulmuştur. Bir avuç kalbi halkı için atan gönüllüler yazıları ile destek verdi. Hepsine minnettarım. Yaptığımız işte maddi kaygı, beklenti yok. İnsanlar rahat okusun diye, Google reklamlarına bile sitemiz kapalıdır. Burada amaç bilgiyi ücretsiz insanlara ulaştırmak ve vatandaşın finans okur yazarlık düzeyinin artırılmasıdır. Bilgi paylaşmak içindir. Mezara götürecek halimiz yok. Devlet okullarında okudum. Devlet dahil hiçbir kurum, kuruluş, vakıf , cemaatten tek kuruş eğitim hayatımda ve sonrası burs, bağış, sadaka para almadım. Köylü kökenli bir işçi emekçisi birinin çocuğu olarak devletimizin imkanları ile okullarda okuyup kendimizi yetiştirdik. Kütüphanemde en az 2500 kitap var. Hepsi boğazdan kısılarak alınmış kitaplardır. Okuma alışkanlığı olmayan insanlar bunu anlayamaz. Siz, “tehdit ediyorsunuz, sosyal medya hesapları kapattırıyorsunuz, sonra yazacağım ergen davranışlar içine girip bel altı vuruyorsunuz” diye geri adım atacak değiliz. Kimseye gebe değiliz, kimsenin beslemesi de değiliz. Gücümüz de buradan geliyor. Yumuşak karnımız yok! Demek ki doğru yoldayız! 25 yıl bankacılık 8 yıl Reel Piyasa deneyimi ile Bankacılık ve Reel Piyasa sorunları ile ilgili 400’e yakın makale yazmışım.  Bu memlekette hırsıza “HIRSIZ” diyemeyeceksek gidip kendimizi köprüden atalım ya da gelip bankanızın önünde kendimizi yakalım. Diyeceğiz kardeşim, dönem sizin döneminiz olabilir. Pervasızca, cahilce, kolay yoldan para bulmanın özgüveni ile bu davranışlar ve sonra yazacağım daha vahim davranışlar içine girebilirsiniz ama şunu bilin ki bu ülkede TEMİZ ELLEK temizliği yapılacak ise bunun son noktası banka ve banka yöneticileri olacak! Son aylardaki dolandırıcılık, yolsuzluk üzerine operasyonları sonuna kadar destekliyorum. Kriminal ne var ise üzerine gidilmeli bu ülkede! Normal olan da budur zaten! İçişleri Bakanlığına, Eminiyete, Emniyetteki Siber Suçlar bürosuna, Yargıya helal olsun! Eleştirilere rağmen doğru tavır sergileyen memlekette çok yiğit, görevini titizlikle yapan insan var merak etmeyin!

KARA PARA’DA HERKES VAR AMA BANKA(CI)LAR YOK!

Türkiye’de bir dönem kapanmalı! Yok öyle, “kara para aklarım, POS cihazları bağlar piyasayı dolandırtırım, aradan komisyonu alırım yan gelir yatarım; proje AVM, Otelleri batırır, geri satarken %10 komisyonumu alırım” demek. Geliriniz ile Gayrimenkul varlığınız arasında dağlar kadar fark olanlardan hesap sorulmalı! Elbet bir gün “nereden buldun yasası” tekrar uygulanır bu ülkede! Kara para, uyuşturucu trafiği, rus oligartlar, latin amerika baronları ülkede cirit atacak, milyarlarca dolar havada uçuşacak ama banka(cı)lar bunu içinde olmayacak öyle mi! Öyle olmadığını zaman bize gösterecek! Tabi sözümüz bu çarkın içinde olanlara; en çok ta bu grup rahatsız zaten! Dürüst, şahsiyetli, liyakat sahibi, oturduğu koltuğu hak ederek oturan, işini layıkıyla yapan yöneticiler bu yazılanların hiç birini kendi üzerine almaz, tam tersi onaylar zaten!  

Yasaklayın kardeşim yasaklayın, elinizden geleni arkanıza koymayın, savaşsa savaş! Ama yeter ki iki gün sonra “bunları biz yapmadık” diye inkara gitmeyin!

“herkes olayları biliyordu ama sessiz kaldı” (Gabriel Garcia Marquez’in “Kırmızı Pazartesi” kitabından)

Erol TAŞDELEN – Ekonomist   www.bankavitrini.com

Not: X (twitter) 21.07.2024 akşamı kullanıma açıldı. Teşekkirler @x

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

TÜRK TİCARET BANKASI SERMAYE ARTIRDI

Yayınlanma:

|

TÜRK TİCARET BANKASI bugün ( 16.07.2024 ) tarihinde yaptığı GENEL KURUL Toplantısı ile sermeyesini 3 milyar TL artırarak 3.234.458.622,95 TL‘ye çıkardı. Bnaka daha önceki sermeyesi olan 234.458.622,95 TL‘yi tamamen ödemişti. Artırılan 3 milyar TL’Lik sermaye artırımın dörtte birini tescilinden önce ödeneceği; kalan kısmın da 31.12.2024 tarihine kadar ödeneceği taahhüt edildi.

Banka sermayesi herbiri 1 krş.itibari değerde tamamı nama yazılı 323.445.862.295 adet paya bölünmüştür.

Yönetim Kurulu toplantıya Mevcut Yönetimi temsil eden avukat küçük ortakların Genel Kurul toplantısına almak istememesi, mevzuatta olmamasına rağmen “küçük ortakların toplantıya katılması için Bakanlık onayı lazım” demesi üzerine  üzerine gergin başladı. Araya özel güvenlik görevlilerinin girmesi ile gerginlik giderilirken; Tuncay YATAĞAN’ın daha önce benzer durumla karşılaştığı için aldığı mahkeme kararı neticesinde toplantıya katılması uygun görüldü. Mirascıları iel temsilci olan Ferda KUNDAKÇIOĞLU gibi diğer hak sahipleri ise toplantıya alınmadığı görüldü. Mevcut yönetimin küçük ortakları yıldırma politikası izlemesi, karar alma süreçlerinden dışlanmaya çalışılması ise anlam verilemedi ve küçük ortaklar arasında “bizden ne saklıyorlar” tartışmasını da başlatmış oldu.

TUNCAY İHSAN YATAĞAN KÜÇÜK ORTAKLARIN SESİ OLDU

TÜRK TİCARET BANKASI pay sahiplerinden Tuncay İhsan  YATAĞAN, “toplantıya katılmalarının yasal hakkı olduklarını, alınmamaları halinde suş işleneceğini, tutanak tutulmasını talep ederim;  daha önce bu yönde alınmış elleirnde mahkeme kararı olduğunu” belirtmesi üzerine toplantıya katılması için engeller çıkarmaya çalışan taraflar geri adım atarak Tuncay İhsan YATAĞAN‘ı da toplantıya dahil edilmesine itirazlarını geri çektiler.

TUNCAT İHSAN YATAĞIN BAZI KARARLARA İTİRAZ ETTİ

Yapılan GENEL KURUL’da söz alan Tuncay İhsan YATAĞAN söz alarak; “Ben, Bahattin Yatağan’ın mirasçısı olarak, genel kurul hazirun cetvelinde yer alan pay oranını çok çok düşük buluyorum. Bu yüzden Hazirun cetveline itiraz ediyorum ve toplantı başkanlığına yetki vermiyorum” deyerek başkanlık divanının oluşmasına itiraz etti.

Toplantı başkanı Tuncay İhsan YATAĞAN‘ın itirazını başkanlık makamı karar tutanağına aynen geçirirken; “…bu yöndeki davalarının sürdüğünü;  hakkım saklıdır” ifadesi tutanağa geçti. Toplantı başkanı, “haklarınızın korunması için beyanınızı ve ihtirazi kaydınızı aynen tutanağa geöüçirdik” dedi.

Sermeye artırım kararının alnmasından sonra toplantı sona erdi.

KÜÇÜK YATIRIMCILAR MAĞDUR EDİLİYOR

TÜRK TİCARET BANKASI’nın 11.06.2024 tarihinde Olağan Genel Kurul Toplantısı yapıldığı bu toplantıya küçük ortakların katılması için 15 gün önce davetiye çıkarıldığı belirtilmesine rağmen ortakların eline davetiye geçmediği de ortaya çıktı. Ellerine davatiye ulaşmayan hisse sahipleri Banka Yönetimine tapki gösterirken; 11.06.2024 tarihli GENEL KURUL Toplantısında Denetçi Raporunun okunması, Finansal Tabloların okunması, Yönetim Kurulu Üyelerinin seçilmesi, Dönem karının kullanılması gibi kritik önem arzeden gündem maddeleri görüşülürken bu görüşmelerde elinde hissesi bulunan ortakların toplantı dışı bırakılması tepkilere neden olurken yeni yönetimin “basiretli tüccar ve şeffaf” olarak davranmadığı eleştirilerine neden oldu.

FAALİYET RAPORU İLE DENETÇİ RAPORU İNDİRİLEMİYOR

Alınan kararların www.turkticaretbankasi.com.tr adresinden yayınlanacağı belirtilmesine rapmen, Küçük ortalar bir şoku da bankanın sayfasından Faaliyet Raporu ve Denetçi Raporu başlık olarak yer lamasına rağmen idirime kapalı olmasında yaşadı. Bankanın bu şekilde “karartma mı yapıyor, denetçi raporunu niçin indiremiyoruz” eleştirilerine neden oldu.

EK OKUMALAR: 

****************

TÜRKBANK SATIŞINA ESKİ ORTAKLARDAN İTİRAZ VAR

Türkbank satışı mahkemelik oluyor

TİM’E SATILAN TÜRKBANK DAVASI DEVAM EDİYOR

Türk Ticaret Bankası’nın satışı onaylandı

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

BANKACILIK SEKTÖR KÂRLILIĞI %120 ARTTI

Yayınlanma:

|

BDDK verilerine göre; BANKACILIK SEKTÖRÜ, 2024 ilk 5 ayında %15 büyüyerek 27 trilyon TL Aktif Büyüklüğe yaklaştı.  Krediler %16 artarak 13,5 milyar TL hacme ulaşırken; Kredi Takip oranı %10 artarak 13,5 milyar TL oldu.

Toplam Mevduat %7 artarak 15,9 trilyon TL’yi bulan sektörde Özkaynaklar %12 artarak 2,4  trilyon TL oldu.

NET KÂR %120 ARTTI

2023 İLK 5 ayında106 milyar TL Net Kâr yapan sektör ; 2024 ilk 5 ayında Net Kârını %120 artarak 233 milyar TL’ye yükseltti. Net Kâr artışında Net Faiz gelirinin %155 artarak 375 milyar TL’ye çıkması; Faiz Dışı Gelirlerin de %217 artarak 529 milyar TL’ye çıkmasının katkısı büyük oldu. Bankacılık sektörünün Mayıs ayındaki net kârı ise 42,9 milyar TL olarak gerçekleşti.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.