Connect with us

BANKA HABERLERİ

Erol Taşdelen yazdı: BANKA DOLANDIRICI PERSONELİ GİZLEMELİ Mİ, TEŞHİR Mİ ETMELİ?

Bankaların çoğu, “personel kaynaklı dolandırıcılık” olaylarının duyulmaması ve üstünün kapatılmasını yolunu seçerken; Hukukçular ve Bankacılar da bu konuda ikiye ayrılmış durumda. Özellikle deneyimli bankacılar personel kaynaklı dolandırıcılık eylemlerinin banka içi bir durum olmadığını caydırıcı olması için bu tür eylemlerin teşhir edilerek, yargıya taşınmasını, Kamuoyuna şeffaf davranılması gerektiğini savunuyor. Kararlı ve Şeffaf davranmada Bankanın Marka değerinin ve Güven kaybının yaşamayacağını, tam tersine bankanın bu tür olaylarda kararlı durduğunun görülmesinin bankaya olan güveni artırdığını ve benzer olayların tekrarının azalacağını savunuyor. Sektörün içinden gelen Erol TAŞDELEN bu tarz olayları ele aldı… Mayıs 2023’de yazılan yazının haklılığını zaman kanıtlar gibi…

Yayınlanma:

|

Toprakbank Zeytinburnu Şubesinde çalışırken müşteriler şikayetler gelmeye başladı. Ortak noktaları, “ödeme yapmalarına rağmen elektrik ve sularının kesildiği” idi. Kısa sürede ortaya çıktı. Müşteriler sıra beklerken güvenlik görevlisi “sıra beklemeyin ben yatırır” diyerek paraları alıyor ama yatırmıyor. Tabi iş akdi fes edildi!

Şimdiki sahibi Katarlı olan bankada çalışıyordum. Ara sıra personelin kart ekstrelerini inceliyoruz. İddia, kumar vs oynuyor mu diye! Gişedeki personelin her iş günü kredi kartına ufak ufak para yatırdığını fark ettik. Konuşunca “kasada kalan fazla paraları yatırdığını” ortaya çıktı. Önemli olan meblağın ufak olması değil, niyetti yollarımızı ayırdık.

Yerli büyük bankadayım. Bir personeli kendini emniyetten aradığını söyleyen biri arayıp o zaman meşhur olan telefonuna kontör şifreleri göndertiyor. Kasasını bir sayıyoruz eksik. Kasadan aldığı para ile kontör alıp göndermiş, kasasını tutturmak için de yan bankadan tüketici kredisi için başvuru yapmış. Banka kasasına dokunmasa “ders olsun der geçerdik” belki ama kusura bakma bu meslek sana göre değil diyerek yollarımızı ayırdık. Bankanın kasasına el uzatmıştı çünkü!

Bunları niye örnekledim… Bankacılıkta temel kuraldır. Bankanın parasına, müşterinin hesabına dokunmayacaksın! Yöneticilik yaptığım dönemde de çalışma arkadaşlarıma sık sık, “parayı para olarak gördüğünüz an bu mesleği bırakın” derdim. Hala geçerli bu kural aslında!

Son günlerde kamu oyuna yansıdı. Şimdiki sahibi BAE’li olan bir bankanın Florya şubesinde başlayıp, Levent-Büyükdere şubesine kadar uzanan ünlü futbol teknik adamı F.T. gibi isimler başta olmak üzere müşterilerinden iddiaya göre özel, gizli, yüksek gelirli bankanın bir Fonu olduğunu anlatarak milyonlarca dolar toplayan müdüre S.E. çalıştığı bankanın yaptığı açıklamaya göre dolandırıcılıktan tutuklanıyor. Bankanın yaptığı açıklamada; “10 Nisan 2023 Pazartesi günü ön inceleme raporumuz İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na iletilmiş ve Seçil E., nitelikli dolandırıcılık suçuyla aynı gece saat 23:30 sularında gözaltına alınmış, akabinde tutuklanmıştır”  satırları yer aldı. (Seçil E. isminin açık yazılması benim değil bankanın tercihi, bu yazı Mayıs ayında yazıldı ama bugün herkes tüm isimleri biliyor zaten.)

Banka şube müdüresinin dolandırıcılık suçlaması ile tutuklandığını açıklıyor.

Banka ilk açıklamasına devam ediyor:

  • Nakit teslimlerine ilişkin banka sistemi tarafından üretilen herhangi bir belge bugüne kadar tarafımıza sunulmamıştır. Resmi olduğu iddia edilen belgeler, bankacılık sisteminin kayıtlarına dayanarak üretilmediği gibi, Seçil E. tarafından düzenlendiği iddia edilen, mevzuatta karşılığı olmayan, afaki tutarlar içeren, ödeme taahhüdü bulunmayan, ajanda yaprağına ya da düz A4 kağıda yazılan bir kısım dokümanlardır. İddia sahiplerinin çok önemli bir bölümü ise Bankamıza hiçbir evrak sunmamıştır.
  • Bazı iddia sahipleri ise şubelerimizdeki hesaplarından çektikleri paraları, şikayetçiler arasında ismi geçen birinin adıyla anılan fona katılmak üzere, alışveriş merkezi, restoran ve kafe gibi yerlerde elden teslim etmişlerdir. Kısaca, sistem tamamen Bankamız ve şubelerimiz dışında, kişiler tarafından kurulmuş, şikayetçilerden birinin adıyla anılan farklı bir yapılanmadır.

Burada dikkat çeken konu; sunulan belgelerin banka sistemi tarafından üretilmeyen belgeler olduğu düz A4’e ( antetli olmadığını kast ediyorlar her halde) yazılı ya da ajandaya yazılı belgeler olduğu yönünde olması.

Buna itirazım var. Çünkü, bunların resmi bankaya ait belge olup olmadığına mahkeme karar verecek. Zira, “düz 4A” diye kabul etmedikleri yazıda alınan tutarlar dökümü, teslim alındığı ve altında bankayı müdür olarak temsil eden Seçil E. Kaşesi ve imzası mevcut. Bana göre bu baya baya belgedir. Üstelik banka adına alındığını kanıtlayan belgedir. Bu sonuca varmamın nedeni yaptığı bilirkişi dosyalarındaki tecrübemdir. Zira, yıllar önce imza ile kağıda yazılıp verilen borç paraları veya kağıda yazılıp verilen para ile tarla ev almış ama bunu tapuda devrini yapmadığı için imza altına alan ölse bile mahkeme mirasçılarına paranın iade edilmesi için yüzlerce dava var. Bankanın bizi bağlamaz  altı üstü “düz A4” dediği belgenin bankayı bağlayıp bağlamadığına mahkeme karar verecek.

Bu niçin önemli?

Önemli, çünkü davacı taraflar zarara uğradığını paralarının alındığını ve iade edilmesini talep ediyor. Mahkemenin kararına göre zararın kimin ödemesi gerektiğine mahkemenin bu belgeleri kimi temsil ettiğine, kim adına alındığına göre de zararın kimin karşılayacağına karar verecek. Zira, düz A4 denilen belgelerde sadece müdürü S.E.’nin ismi ve imzası olsa “bu para şahsi olarak alınmış” denir, sorun kalmazdı ki doğrusu da budur. Zira, banka personelinin şahsi evrak ile borç altına girmeden sorumlu değildir. Ama alınan paralar bankaya alınıyormuş gibi şube kaşesi ve yetkili kaşe imzası ile teslim alındığı için işin rengi değişiyor. Tabi, banka kendilerinin çift imza ile temsil edilir, tek imza bankayı temsil etmez; burada yetki aşımı vardır gibi savunma yapmasını tahmin etmek zor değil ama tabi müdürlere verilen yetki ve sorumluluklarla ilgili düzenlemelerine de bakmak gerekir. Karşı taraf sonuçta S.E. banka müdürü olmasa ve “banka adına aldığını söylemede bu paraları vermeyecekleri” şeklinde savunma yapmalarını tahmin etmek zor değil. Bankalarda her şube ayrı Tüzel kişilik ve Şube müdürü o şubeyi temsil ediyor. O nedenle attıkları her imza aynı zamanda o Tüzel Kişiliği de temsil eder. Bankalar duruma göre tutarsız davranabiliyor. Banka Şube Müdürleri mesai davaları açınca, bankalar söz birliği etmişçesine; “şube müdürü işveren konumundadır, yöneticilere mesai ödemesi olmaz” savunmasını yaparken; şube müdürü kaşe üzerine imzalar atıp piyasadan para toplayıp dolandırınca, “davranış şahsidir, bankamızı bağlamaz” savunması yapmaya kalkıyor! Utanmasalar “bu bizim personel değil” diyecekler! BDDK Bankalara sık sık personeli 5 yıldan fazla aynı şubede çalıştırmayın derken istisnalara göz yuman CEO’lar bu işin neresinde zaman gösterecek…

Tabi işin içine gönül ilişkileri, yetkisiz kişileri banka personeli gibi gösterme, GPS cihazı ile çantanın ortalıkta dolaşması, Bozcaada macerası gibi magazinsel hikayeler ile iş tam bir Netflix senaryosuna şimdiden aday!

Bankalar bu konuda karar vermeli ve bu olay tam da fırsat! Bu tarz olaylar halı altına mı süpürülmeli; şeffafca paylaşım mı yapılmalı. Aslında BDDK’nın en yumuşak düzenleme alanlarından biri de bu konular. Bu tip olayların BDDK tarafından şeffafca paylaşılması için düzenleme yapılmasının zamanı çoktan geldi! Bankanın “müşterini tanı” ilkesi var da müşterinin “bankanı tanı” ilkesi niçin yok?

Yazı başında eski nesil bankacılıkta bu tür olaylara yaklaşımın nasıl olduğunu yaşanmış örnekler ile özetlemiştim. Bankacılık sektöründe personel kaynaklı zararlara “Operasyonel Risk” deniyor ve bunun için ciddi bütçe ayıran bankalar var. Çoğunu duymuyoruz. Zira bu bir tercih meselesi. Son yıllarda bir yaklaşım gelişti. Çoğu banka bu tür olayların duyulmamasını tercih ediyor. Gerekçe olarak da bankanın Güven kaybı kaygısı ve Marka Değeri gösteriliyor. Benim gibi düşünen bankacılar ise bunun tam tersinin doğru olduğunu savunuyor. Zira, hata yapanın, kötü niyetli personelin teşhir edilmemesi, olayın kapatılması yapanı ödüllendirmek ile aynı anlama geldiğini düşünüyorum. Hatta, olayın kapatılması “nasılsa bir şey olmuyor” anlayışını da oturtarak bu tip eğilimleri olan personeller için de cesaretlendirici oluyor.

Örnekleyelim: Yerli Sermayeli büyük bankanın Uşak Şube müdür ve MİY’i başta gurbetçilerin hesapları olmak üzere baya baya bir zimmetlik iddialar var. İkisi de işten atıldı. Banka “aman duyulmasın” diye dava dahi açmadığı gibi işe iade davasına teftiş tutanaklarını dahi göndermedi üstüne bir de personele işe iade tazminatı ödedi. Şimdi iyi örnek mi oldu böyle yapınca. Gurbetçi müşterilerin açtığı zararının karşılaması için davalar devam ediyor iyi mi! Yine aynı bankanun zamanındaki Bursa Bölge müdürü iddialara göre KGF Kredilerde %10 komisyon alıyor. Olaylar patlayınca söylentiye göre direkt CEO tarafından çağrılarak iş akdi fes ediliyor. Olay mahkemeye yansıdı mı? Tabi ki hayır! Yapanın yanına kaldı bol bol yurt dışı turları yapıldı o paralar ile iyi mi! Bazı bankaların bazı şubelerinde yoğunlaşan KGF Batıklarını “KGF ödemesin” diye boşuna yazmıyorum yıllardır. Şubelere de %5-7 gibi batık kredi sınırı konsun mesela!

Kamu bankaları personel kaynaklı zararlarda daha hassas. Zimmet  suçlarında ne delil var ne yok hepsini mahkemeye sunuyorlar. Bu tarz bir çok dosyaya Bilirkişilik yaptım, kamu bankalarında hiç zorlanmadı. Özel bankalar nerede ise “olay kapansın” diye belge dahi sunmadıklarını gördüm. Dedim ya bu tercih meselesi!

Gündemde olan Bankayı tebrik etmek lazım. Baştan beri şeffaf davranmaya çalışıyor. Her ne kadar bankayı koruyucu, sorumluluk almadan bu işten nasıl sıyrılırım şeklinde açıklamalar da olsa yaptığı şimdilik iki açıklamada da olayı şeffaf şekilde paylaşıldığı görüldü. Başta, “bu tip haberleri yayınlamayın” diye arayan banka PR firmasına da aynı tavsiyede bulunmuştum. “Bu şekilde değil,  olayı resmi açıklamalar yaparak yönetin” demiştim. Bence banka sınıfı geçti ve diğer bankaların hiç yapmadığı şekilde şeffaf davranmayı tercih etti. Müşteriler özelinde de Güven kaybı olduğunu düşünmüyorum! Her şeyin başı samimiyet ve şeffaflık! Ama dava sürecinde ortaya çıkacak yeni bilgilere bakılır ise iş farklı alanlarda seyredebilir. Başta CEO olmak üzere .ok kişinin başının ağrıyacağını tahmin etmek zor değil!

Dava süresini yakından takip edeceğiz. Önümüzdeki günlerde dava ile ilgili mahkeme “yayın yasağı” kararı da verebilir. Tercihim vermesin. Meraklı olanlar haberleri şimdiden fırsat varken okusun derim.

Müdüre hanımın tutuklanmasından sonra üç kişi hakkında daha tutuklanma kararı çıktı. İddia paraların bir kısmının yurt dışına kaçırılması şeklinde. Dava tarafları ağırlıklı şimdilik futbolcular. Bu dava daha gündemi çok meşgul eder. İşin ucu Banka üst yönetimine kadar uzar mı zaman gösterecek. Zira davacı taraf yaptığı açıklamalar ile banka üst yönetimini de suçluyor.

İzleyip göreceğiz! Takipte kalın!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist, Bankacılık Uzmanı     www.bankavitrini.com

*************

EK OKUMA: 

Operasyonsuz bankacılık risk mi? – BankaVitrini

KARA PARA TRAFİĞİNDE BANKALAR SINIFTA KALDI – BankaVitrini

Bankacıların KARA PARA aklamada sorumluluğu yok mu? – BankaVitrini

BANKACILIKTA İÇ SAVAŞ – BankaVitrini

Performans Sisteminiz batsın! – BankaVitrini

Modern Haçlılar Soros Çocukları Out, McKinsey Çocukları In – BankaVitrini

NE İDİĞİ BELİRSİZ BÖLGE SATIŞ MÜDÜRLERİ – BankaVitrini

Bölge müdürlüklerinin çöküşü nasıl oldu? – BankaVitrini

Bölge Müdürlüklerinin fişini kim çekecek? – BankaVitrini

 

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Akbank, sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisini rekor taleple yeniledi

Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, “Küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ve Akbank’a olan güvenin devam ettiğini gösteren bir sendikasyon işlemine imza attık.” dedi.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Akbank, sürdürülebilir finansman çerçevesinde yenilediği sendikasyon kredisine uluslararası piyasalardan rekor düzeyde talep geldiğini açıkladı.

Bankadan yapılan açıklamaya göre, Akbank, yenilediği sendikasyon kredisiyle Türk ekonomisine 600 milyon dolar destek sağladı.

367 gün vadeli sendikasyon kredisinin maliyeti SOFR+ yüzde 2,50 ve Euribor+ yüzde 2,25 olarak gerçekleşti. Bankanın sürdürülebilirlik temalı işlemine, 16 yeni bankanın katılımıyla toplam 20 ülkeden 45 banka katıldı.

Sendikasyon kredisi, Türk bankacılık sektöründe önemli bir değişime katkı sağlayarak, Akbank’ın Sürdürülebilir Finansman Çerçevesi kapsamında kullandırılacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Akbank Genel Müdürü Kaan Gür, ‘Küresel ekonomideki zorluklara rağmen Türkiye ve Akbank’a olan güvenin devam ettiğini gösteren bir sendikasyon işlemine imza attık. Sendikasyon kredimizi 600 milyon dolar karşılığı tutarla ve yüzde 120 oranında yeniledik. İşlemimize katılan ve destek veren tüm yatırımcılara ve muhabir bankalara teşekkür ederiz.’ değerlendirmesinde bulundu.

Akbank Kurumsal ve Yatırım Bankacılığı Genel Müdür Yardımcısı Levent Çelebioğlu ise bankanın sendikasyon işlemlerinde sürdürülebilirlik kriterlerini yüksek seviyede tuttuğuna dikkati çekerek, ‘Her yeni sendikasyon kredimizin temasını sürdürülebilirlik stratejimiz doğrultusunda daha da kapsamlı hale getiriyoruz. Yeni işlemimizin kullandırım şartlarını da Sürdürülebilir Finansman Çerçevemizle uyumlu hale getirerek, bankamızın sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşması yönünde önemli bir adım daha attık. Ekim 2023 kredimize göre 100 baz puan maliyet indirimi ve yüzde 160’ın üzerinde talebe rağmen 600 milyon dolar karşılığı sınırlı tutarda kullandığımız sendikasyon kredimize gösterilen ilgi ve katılım oranı, Akbank’ın uluslararası borçlanma piyasalarındaki öncü kurum olduğunu teyit ediyor. Bu alanda sektörümüze öncülük eden çalışmalarımıza devam edeceğiz.’ ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

ALTIN - DÖVİZ - KRIPTO PARA

ABD’de bir türlü soğumayan ekonomi ve belirsizliğini koruyan faiz indirim beklentisi

Yayınlanma:

|

Yazan:

  • FED başkanı Powell, dün yaptığı konuşmada, faiz oranlarının ne zaman düşürülebileceği konusunda herhangi bir yönlendirme sağlamaktan kaçınırken,  bunun yerine para politikasının daha uzun süre sıkı olması gerektiğini belirtti. Son dönemde ABD ekonomisinin güçlü olduğuna işaret eden makro ekonomik verilere hafta başı perakende satışlar verisinin de dâhil olması sonrasında gösterge 10 yıllık tahvil getirisi %4,7 seviyesine dayanarak son 5 ayın zirvesine yükseldi.
  • FED’in 2022 yılının başında başladığı faiz artırım döngüsü ile politika faizini %0-0,25 seviyesinden %5,25-5,50 seviyesine getirmesine rağmen ABD ekonomisi bir türlü soğumaması üzerinde düşünülmeye değer bir unsur olarak ön plana çıkarken, yükselen tahvil faizlerinin yan etkilerinin de tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyoruz. Pek de uzaklara gitmeye gerek yok, neredeyse 1 sene önce, ABD’de, piyasa faiz oranlarının yükselmesi karşısında likidite sıkıntısına düşen ve zararına tahvil satmak zorunda kalan 3 bankanın başarısız olduğunu ve battığını unutmamak gerekiyor!
  • Bu nedenle, FED’in faiz indirmekte zorlanabileceği kaygısı son günlerde ana tema olsa da, faiz indiriminden kaçınmanın da yan etkileri olduğunu unutmamak gerekiyor! Konuyu pekiştirmek adına, son günlerde açıklanan banka bilançolarının da pek de sevimli olmadığını not edelim. Şöyle ki,
  • ABD’nin ikinci en büyük bankası olan Bank of America, dün açıkladığı finansallar sonrası hisse fiyatı %3,5 ile sert bir şekilde geriledi. Banka birinci çeyrekte 6,7 milyar dolar, yani hisse başına 76 sent kâr açıklarken, geçen yıl aynı dönemde 8,2 milyar dolar yani hisse başına 94 sent kâr açıklamıştı.
  • Türk mali piyasalara yönelik her ne kadar hafta başı kaleme aldığımız raporda olumlu görüşler beyan etsek de, küresel arenada cereyan eden olumsuz gelişmelerin gölgesinde görünüm biraz da olsa bozulduğunu kabul etmek gerekiyor. İsrail’in İran’a karşılık vereceği yönünde endişeler ve ABD cephesinde tüm gayretlere rağmen soğumayan ekonomi ve belirsizliğini koruyan faiz indirim beklentisi Türk mali piyasalarına da yansıdı. Her ne kadar jeopolitik risklerin daha da artmayacağı yönünde görüşümüz değerlendirmelerimizde baz teşkil etse de, sürecin nereye varacağını da tam olarak kestiremediğimizi not edelim. Dün BIST100 ana endeksi günü %1,4 düşüşle tamamlarken, lokomotif endeks bankacılık hisseler’%4,6 geriledi. USDTRY kuru beklentimize paralel bebek adımları ile 32,50 seviyesine yükselirken, CDS risk priminin de 318 baz puan seviyesine geldi.
  • TCMB Başkanı Karahan, ilk hedefin enflasyonu düşürmek olduğunu belirterek, enflasyonun %75 seviyesi ile zirve yapıp sene sonu %36 hedeflerine uyumlu bir şekilde gerileyeceğini söyledi. Enflasyonla savaşın zayıflaması durumunda, dolarizasyon eğiliminin yavaşlamayacağını belirten Karahan, rezerv biriktirme hedefinin yabancı akımına bağlı olarak orta vadeli baz alındığını hatırlattı. TCMB’nin 2023 yılında yazdığı 818 milyar TL zararın nedenini ise KKM’ye bağladı.
  • ABD’de her 100 günde 1 trilyon dolar artan borç yükünün fiziki varlıklara olan talebi artırmaya devam ettiğini not etmek gerekiyor. Örneğin, ABD tahvil faizleri ile negatif korelasyona sahip kıymetli madenler, yukarıda da değindiğim üzere, 10 yıllık tahvilin %4,70 seviyesine dayanarak son 5 ayın zirvesine yükselmesine rağmen, ezber bozarcasına, göreceli olarak güçlü seyirlerini koruduklarını görüyoruz: altının ons fiyatı 2,400 dolar civarlarında salınırken, gümüş ise 28,25 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Kâr satışlarına ihtimal versek de, tırmanan jeopolitik riskler ve ABD’de artan fonlama maliyetine rağmen beliren enflasyon tehdidi ile yönün yukarı yönlü olduğunu düşünüyoruz.
  • FED Başkanı Powell’ın 3 aydır devam eden yukarı yönlü sürprizlerle birlikte son enflasyon verilerinin politika yapıcılara politikayı yakın zamanda gevşetme konusunda yeterli güveni vermediğini söylemesinin yankıları hisse senedi piyasalarında satışlara neden oldu. FED’in faiz oranlarını önceden düşünülenden daha uzun süre yüksek tutması gerekebileceğinin anlaşılması ardından ABD borsaları dün geceyi hafif de olsa düşüşle tamamlarken, bu sabah Asya borsalarında da karmaşık bir seyir hâkim olduğunu görüyoruz.
  • IMF-Dünya Bankası bahar toplantıları başladı. Dünya Ekonomi Görünümü raporunun başlığı “İstikrarlı ama Yavaş: Ayrışmanın Ortasında Dayanıklılık” oldu. Toplantılarda ana gündem maddeleri jeopolitik gerilimler ve enflasyon olacak. 2024 ve 2025’te dünya büyümesi %3,2 bekleniyor. IMF, devam eden yüksek enflasyon, Çin ve Avrupa’daki zayıf talep ve iki bölgesel savaşın etkileri nedeniyle, küresel ekonominin yavaş ama istikrarlı bir büyüme yılı daha geçirmeye hazır olduğunu söyledi.

Emre Değirmencioğlu

 

Okumaya devam et

BANKA HABERLERİ

Ölü amcasıyla bankaya kredi çekmeye gelen kadın, cesede imza attırmaya çalıştı

Yayınlanma:

|

Yazan:

Brezilya’nın Sao Paulo kentinde meydana gelen olayda bir kadın, amcası olduğunu iddia ettiği yaşlı bir adamla birlikte bankaya gelerek kredi çekmeye çalıştı.

3 bin 400 dolarlık kredi çekmek isteyen Erika de Souza Vieira Nunes isimli kadının tavırları ve tekerlekli sandalyedeki solgun adamın tepkisizliği banka çalışanlarının şüphelenmesine neden oldu. Görüntüler video kaydına alındı.

Olaya tanık olan bir banka çalışanı kadına şunları söyledi: “Bunun yasal olduğunu düşünmüyorum. İyi görünmüyor. Çok solgun.”

68 yaşındaki adama türlü sorular soran banka personeli, tepki alamayınca polise haber verdi. Adamın birkaç saat öncesinde hayatını kaybettiği belirlenirken, kesin ölüm nedeninin tespit edilmesi için otopsi yapılacağı bilgisi paylaşıldı.

Olay yerine gelen polisler kadını gözaltına alırken, kadının aslında ölü adamın yeğeni değil bakıcısı olduğu anlaşıldı.

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.