Connect with us

Erol Taşdelen

MERKEZ BANKASI BANKALARIN YÜKSEK ÜCRET VE KOMİSYONLARINA MÜDAHALE ETMELİ

Yayınlanma:

|

MERKEZ BANKASI 20.08.2022 tarihli Resmi Gazete’nin 31929 sayısında yayınladığı 2022/23 nolu Tebliğ ile banka kredi faiz oranları ile ilgili değişikliğe gitti ve bankalara bu yönde yeni teminat yükümlülükler getirerek kredi faiz oranlarına müdahale ederek düşürülmesini sağlamıştı. Bankalar hızlı aksiyon alarak faiz kaybını ücret, komisyon, paket satış ve sigorta ile kapatmaya başladı; yetmesi, kredinin %25-30’unu bloke edilmesi; ihracat taahhüt edilmesi gibi ekstre kredi koşullarını müşterilere dayatmaya başladı.

MERKEZ BANKASI Eylül ayında gösterge faizi %13’den %12’ye indirirken; özellikle Ticari Kredilerde şikayetlere neden olan Ücret ve Komisyonlarda yeni düzenlemeler yapması kimseyi şaşırtmayacak. MERKEZ BANKASI’nın firmalar lehine düzenlemeleri Kredilerdeki Ücret ve Komisyonlardaki keyfi uygulamaları da engelleyerek düşürme beklentisi artırdı. Çünkü Bankaların ücret ve Komisyon ile ilgili düzenlemeleri yapma yetkisi Merkez Bankasında. BDDK bu yöndeki şikayetleri yetki kapsamında olmadığını ileri sürerek adres olarak TCMB’yi gösteriyor.

Bankacılık sektörü 2021 ilk yedi ayında 88,5 milyar TL Faiz Dışı Gelir elde ederken; 2022 yılı aynı dönemde yüzde 84 artarak 163,2 milyar TL Faiz Dışı Gelir elde etmesi bile bu alanda keyfi ve yüksek gelir uygulamalarını yürürlüğe koyduklarının göstergesi.

MERKEZ BANKASI Eylül Ayı raporlamalardan bankalardan alınan ücret ve komisyonlarının da raporlanmasını talep etmişti. Gelen ilk veriler şikayetleri destekler nitelikte çıkması üzerine yeni standartların belirlenerek bankaların keyfi ücret ve komisyon almalarının önüne geçilmesi amaçlayacak düzenlemeler yapacak gibi.

Bankalar Ticari Kredi kullandırırken Ücret ve Komisyon yanında Toplu Ürün Paketi, Firma Ortaklarına SİGORTA  gibi ürünler dayatması da gelen şikayetler arasında artmış durumda. Bazı bankalar ticari kredinin %25-30’luk kısmının bankada blokede; 15-20 gün arasında vadesizde tutulması koşulu ile kredi kullandırmaya gittiği yönünde de şikayetler artmış durumda. Öyle böyle değil kredisine göre 500 bin lira komisyon isteyen bankalar var. Üstelik Kamu ve Katılım Bankaları da bu taleplerden geri kalmıyor. TCMB Bankalardan Ücret ve Komisyon Raporlarını da talep etti ama bankalar tabi ki krediye bağlı PAKET adı altında aldıkları ücret ve Komisyonları veya kredi ile birlikte firma ortaklarına yaptıkları sigorta bilgilerini bu şekilde raporlamayarak TCMB’ye eksik bilgi vermekte. Hiç bir banka Nakdi Kredi yanında paket sattım, sigorta da yaptım üstüne bir de %1,10 peşin / flat komisyon aldım diye rapor yapmayacağına iddiaya girerim. Ama Merkez Bankasının bunu dahi yakalayıp raporlayacak uzmanlara sahip olduğunu biliyorum. Örneğin bazı bankaların nerede ise her kredi kullanımda “kredi teklifi yapıyorum” diye müşteriden yılda 3-4 defa sürekli “kredi limit tahsis” ücreti alması tam bir haksız kazanç.

Krediler yanında son zamanlarda Vadesiz hesaplarda vadeli alt limitin keyfi artırılması, ATM’lerden müşteri hesabındaki günlük Nakit para çekim limitlerinin düşürülerek aşımı halinde astronomik ücretler tahsil edilmesi; ATM işlemlerinde keyfi ücret ve komisyonlar alınması; kredi kartlarına zamanında ücret alınmayacak diye bağlanan fatura otomatik ödemelerden ek ücretlerin alınması gibi şikayetler artmıştı. ATM komisyonları ile ilgili şikayetleri BDDK konunun Merkez Bankası konusu olduğu yönünde müşterilere cevaplar göndermesi üzerine gözler MERKEZ BANKASI’nın bu yönde ne gibi düzenlemeler yapacağına çevrildi.

MERKEZ BANKASI 10/2/2020 tarihli ve 31035 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2020/4) ile Kredilerde Ücret ve Komisyonlarda kapsamlı düzenlemeye gitmişti.

Piyasa kredi faiz oranlarının düşmesinden memnun olmakla bankaların kredi iştahının kapalı olmasından; kredi limitlerini istediği zaman kullanamadıkları yönünde şikayetler de artmış durumda. Kredilere yeterince ulaşamayan firmalar da küçülmeye giderek faaliyetlerini daralmış, özellikle OSB’de faaliyet gösteren Sanayicilerin küçülmeye gitmesinde, elektrik tüketimi düştüğü gibi Eylül ayında işçi çıkarmalar da başladı.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist     www.bankavitrini.com

Erol Taşdelen

DÖVİZ MEVDUAT BANKALARIN KABUSU OLDU

Yayınlanma:

|

Yazan:

Merkez Bankası açıklamasına bakarsak, “2021 yılı Aralık ayında “liralaşma stratejisi” kapsamında yabancı para mevduattan Türk lirası mevduata dönüşümü desteklemeye başlamış ve Türk lirası mevduat tercihinin güçlenmesi yönünde önemli bir adım atmıştır. Devreye alınan bu uygulama neticesinde banka bilançolarındaki Türk lirası payı artarken, bankaların fonlama vadesi uzamış ve uygulama banka bilançolarını güçlendirerek finansal istikrarı desteklemiştir” şeklinde, bankaların Dövize talebin kısılması ve TL’ye dönülmesi için seri şeklinde yaptırımlar uygularken ana gerekçe %70’lere kadar ulaşan Dolarizasyonun önünün alınması olarak belirtiliyor. Kur Korumalı Mevduat – KKM’nin ana mantığı ve savunması da dolarizasyonun önüne geçmekti. Vergilerden Hazine aracılığı ile ve Merkez Bankasından ödenen tutarları göz ardı edersek kısmen başarılı oldu da!

Bankalara yaptırımla o kadar arttı ki “Serbest Piyasa Ekonomisinden” uzaklaşmak; “Kontrollü Piyasa” kurallarının uygulamaya konduğuna yönelik eleştiriler de kendiliğinden geldi. Bankaları temsil eden Türkiye Bankalar Birliği’nin yaptırımlara yönelik sesi çıkmayınca bazı banka CEO’ları da kişisel çıkış yapmaya başladı. Özellikle Kasım sonundaki iki Genel Müdür-CEO’ların söylemleri son dönemdeki yaratılan havanın bankalar üzerinde nasıl bir ortam yarattığı konusunda da ip uçları verdi.

Kasım ayı sonunda; Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın “TL mevduat oranının %50 altına çekilmesi ile ilgili zorlamayla bir yere vardırılacak konu olmadığını ve mudi tercihlerine saygılı olunması gerektiğini” sözleri ile rahatsızlığı dile getirdi. Aran sözlerinde, “Bir kere serbest piyasanın dinamiklerinden uzaklaşmaya başladığınız zaman aşırı regülasyon kaçınılmaz hale geliyor. Belirsizlik ve regülasyon birbirini doğuran bir şey. Piyasanın kendi dengelenme mekanizmaları var. Yıllardır alışık olduğu ve ekonomideki yanlışlıkları düzelten doğal dengeleme mekanizmaları var. O dengeleme mekanizmaları doğal ortamında işler” ifadeleri de yer aldı.

Aynı günlerde; Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş de benzer ifadeler kullandı. Ateş, son dönemde bankaların yurt dışından getirdiği döviz miktarında 69 milyar dolarlık devasa azalma yaşandığını belirterek, “Bizim bu dövize ihtiyacımız var. Sermaye hareketlerini asla kısıtlamayıp ferah bırakmak zorundayız” beyanında bulunarak; “Sermaye hareketlerinin Türkiye’de daima serbest olma zarureti vardır. Türkiye olarak sermaye hareketlerini asla kısıtlamayıp ferah bırakmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

TL MEVDUATI %50 ALTINA ÇEKEMEYEN BANKALARA CİDDİ CEZALAR GELDİ

Banka CEO’larını rahatsız eden durum TCMB’nin açıkladığı başta Döviz Mevduat ile ilgili cezai uygulamalar olduğu kesin.

TCMB nezdindeki zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz mevduat hesaplarında döviz olarak tutulan tutarlar üzerinden tahsil edilmek üzere yıllık %5 oranında belirlenen ve yıl sonuna kadar dönüşüm oranlarına göre farklılaştırılan komisyon uygulamasına 23 Aralık itibarıyla son verilmesine karar verildi.

Bankalar TL mevduat payı %50 altında kalırsa %8, %50-60 arasında ise %3, %60 üzerinde ise %0 komisyon ödeyecek.

Bankaların ayrıca TL mevduat payının toplam içindeki payına göre tahvil karşılığı ayırma yükümlülükleri de bulunuyor.

Bu düzenleme ile bankaların bugünkü koşullarda TCMB nezdinde 50 milyar TL civarında ek komisyon cezası ile karşı karşıya kalmış durumdalar. Bankaların yılın on ayında 335 milyar TL Net Kar açıkladığı düşünüldüğünde; yıl sonu oluşacak tahmini 450 milyar TL’lik karlılığın %10’a yakın cezayı komisyon olarak ödeme durumu ile karşı karşıya kalmış durumdalar. Bankaların Vergilerinin % 20’den %25’e çıkarıldığı düşünüldüğünde ödenecek verginin yarısı kadar ceza komisyon ödeme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaları CEO’lar özelinde bankaları ister istemez rahatsız ediyor.

Değişiklikler tesisi 6 Ocak 2023 tarihinde başlayan 23 Aralık 2022 hesaplama tarihinden itibaren geçerli olacak. Asıl rahatsızlıklardan biri de Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın belirttiği TL Mevduat hedefinin tutulması için müşterilere döviz bozulması için baskı yapılması yönünde, sahada karşılığının ağır olabileceği ve müşterilerin olası kur hareketliliğinde zarar edebilme potansiyeline aracı olma rahatsızlığı ciddi kaygı uyandırmış durumda.

TL MEVDUAT HEDEFİ TUTAN BANKA VAR MI?

Başta şunu belirtelim ki Toplam Mevduatının %60’ı  TL mevduat olup da hiç komisyon cezası ödemeyecek banka yok gibi. En azından aşağıda benim incelediğim bankalar arasında TL mevduat oranı %60’ın üzerinde yer alan banka yok. O zaman %50 üzerinde olup da %50-60 arasında yer alan bankalar %3 komisyon banko gibi. Asıl sorun %50  altında kalıp %8 komisyon cezası ödeyecek olan bankalar.  O zaman bankalarda daha yakından bakalım.

ÖZER YERLİ VE YABANCI SERMAYELİ BANKALARIN DURUMU NASIL?

TCMB, toplam mevduat içinde TL mevduatın payını %50’nin üstüne çıkaramayan bankaların zorunlu karşılıklarına %8 komisyon uygulayacak. Özel yerli ve yabancı sermayeli bankalara baktığımızda komisyon cezası potasına girmeyen banka nerde ise yok gibi.

Bankaların yayınladıkları 2022 üçüncü çeyrek ( 30.09.2022 ) mali verilerine göre; örneğin dört büyüklerden sadece YAPI ve  KREDİ BANKASI Toplam Mevduat içinde TL Mevduatın payı %50,8 burun ucu ile %8 cezadan kurtulup %3 komisyon cezası alırken; AKBANK’ın TL Mevduat oranı %45,1 olurken; GARANTİ BBVA % 44,3 seviyesinde; T.İŞ BANKASI ise % 38,7 gibi bir oranda TL Mevduata sahip.

Komisyon cezası ödememeye en yakın banka ise ANADOLUBANK. Zira ANADOLUBANK’ın TL Mevduat oranı %57 ve %60’lık orana en yakın banka konumunda. Orta ölçekli bankalardan TEB ise %53,4 orana sahip.

KATILIM BANKALARINDA DURUM NASIL?

2022 üçüncü çeyrek mali verilere göre; Katılım bankalarından ZİRAAT KATILIM %50 üzerinde TL oranı mevduata sahip tek banka konumumda ve %52,6 orana sahip. VAKIF KATILIM %44,8 orana sahipken diğer Katılım Bankaları %40 altında yer alıyor. En az TL Mevduat oranı %31,7 ile EMLAK KATILIM olurken; KUVEYT TÜRK’ün oranı %35,1 düzeyinde.

KAMU BANKAALRINDA DURUM NASIL?

Kamu bankaları diğer bankalara göre biraz daha rahat durumda. Fakat üç kamu bankası de TCMB’nin hedeflediği %60’lık TL Mevduat oranının altında yer alıyor. Kamu Bankalarından HALKBAK ve VAKIFBANK %52,8 oranda seyrederken %50’nin altında yer alan banka ise %46,9 ile T. ZİRAAT BANKASI oldu.

SEKTÖR ORTALAMASI NASIL?

BDDK’nın 2022 / 9.ay sektör verilere göre Bankalardaki Toplam Mevduatın %46,3’lük kısmı TL Mevduat olarak bulunurken onuncu ay olan Ekim ayında %1’lik artış ile %47,3’lük seviyeye yükselmiş durumda. Bu oranlar ise TCMB’nin liralaşma stratejisi”nde hedefi olan %60’ın oldukça gerisinde bulunuyor. Kur Korumalı Mevduat – KKM’deki artışın durması hatta kan kaybederek azalmaya başlaması ile Dövize oluşacak talebin, Borsa ve Altına yönelmesi için büyük gayret var. Zira, KKM’deki kur karının azalması hatta ortadan kalkması buradaki yatırımcıları da arayış içine itmiş durumda. KKM’de 2 Aralık itibarıyla biriken 1 trilyon 463 milyar TL’lik tutar döviz üzerinde ciddi tehdit oluşturuyor ki; 25 Kasım – 2 Aralık arasında KKM’de 7,8 milyar TL çıkış söz konusu.

KKM ile ucuz maliyetli para toplayıp faiz yükünü Hazine ve Merkez Bankası üzerine yıkan bankalar ses çıkarmazken iş cepten para çıkışa gelince rahatsız oluyorlar. Şu ana kadar Katılım Bankaları dahil Hazine aracılığı ile ödenen Kar Payını helalliği ile ilgili bir açıklama duymadık. Diyanetin bile KKM’lerde taraf olduğunu ibretlikle izledik. Faizsiz İslami Bankacılık Danışma Kurulu‘nun hangi gerekçeler ile Halkın vergilerinden geliri oluşan Hazine’nin ve Merkez Bankasının KKM hesaplarına yaptığı ödemeler için  “icazet belgesi uygunluğu”  verdiğini merak ediyorum, yayınlarlar ise sevinirim.

BANKALAR TL MEVDUATI ARTIRMAK İÇİN NELER YAPIYOR?   

TL mevduatta ciddi yığılma olan bankalardan İŞBANK gibi bankaların bizzat CEO ağzından, “müşterilere bu yönde baskı yapmayacaklarını ve müşteri tercihlerine saygı göstereceklerini”  belirtmesinden bu yönde bir çalışma için eğirmeyeceğini öğrenmiş olduk. Şubelerde müşterilere yönelik bu yönde bir baskı ve ikna konuşmaları da yok. Fakat diğer bankalarda durum bu kadar net değil. Başta Kamu ve Katılım Bankaları olmak üzere çoğu bankada Dövizden TL’ye dönülmesi için müşteriler üzerinde baskı yaratılmış durumda. Bu da genelde son bir yılda döviz kurlarının sabit kalması, fazla kar edilmemesi üzerinden yapıldığı gibi ağırlıklı KKM hesapları açılması yönünde müşteriler ile telefon trafiği artmış durumda. Ticari tarafta da “dövizi bozdurup KKM hesap acıkarak döviz tutarını garanti altına almalarına karşılık %11-12 oranlarında TL Kredi verilebileceği görüşmeleri artmış durumda” bunu yaparlarsa müşterilerin faiz giderini vergilerden düşeceği için vergi avantajı vs de kazanacağı dile getirilirken son aylarda olmayan bir yıl vadeli spot krediler de bu tür kredilerde sunulan seçeneklerden. Ticari müşteri bu sayede %11-12’den kredi kullanmış oluyor. KKM sayesinde Döviz Mevduat TL muhasebeleştirilerek bankaca kamufle ediliyor; müşteri ucuz ve bir yıl vadeli krediye ulaşıyor; KKM hacmi düşmediği için ( hatta arttığı için ) Hazine ve Merkez Bankası memnun oluyor. Bankanın TL mevduatı arttığı için ödeyeceği ceza komisyonu düşüyor. Oyunda mutlu son kısaca ama kağıt üzerinde bu; fiili olarak değişen bir şey yok aslında. Mevduatın yapayı olur mu oluyor işte!  Üstelik KKM yapmayacaksa TL mevduata %30’lara kadar faiz teklif edilebiliyor. TL mevduat faizlerin uçacağı; Döviz Mevduata eksi faiz uygulanacağı döneme girmek için köprüden önce son çıkıştayız biline. Mevduatta kampanya ayağına %29 ile cam kuleye ilk taş atıldı devamı gelir artık!

KREDİLERDE MERKEZ BANKASININ HEDEFİ AŞILDI

Merkez Bankası 20.08.2022 tarihli Resmi Gazete’nin 31929 sayısında yayınladığı 2022/23 nolu Tebliğ ile;“30 Aralık 2022 tarihi itibarıyla 29 Temmuz 2022 tarihine göre yüzde 10 kredi büyüme oranını aşan kredi tutarı kadar menkul kıymetin bir yıl boyunca tesis edilmesi” cümlesi bankalar için ciddi fren göreceği bekleniyordu ama bankalar, yukarıda anlattığım KKM’li nakit karşılıklı Krediler ile bu yaptırımı da aşmışlar gibi gözüküyor.

29 Temmuzda bankalardaki kredi hacmi 6 trilyon 494 milyar TL idi. Demek ki 2022 sonuna kadar 650 milyar TL kredilerde büyüme alanı vardı. 5 Aralık itibarıyla Kredi hacmi 7 trilyon 294 milyar TL ve bankalar 29 Temmuzdan sonra 800 milyar TL kredilerde büyümüş. Başka bir ifade ile bankalar yıl sonu hedefini kredilerde  150 milyar TL aşmış durumda. Piyasa kredi için iyice sıkışmışken bu yöndeki yaptırım nedeni ile bazı bankalarda Aralık sonunda kredilerde küçülme de yaşayabiliriz.

Erol TAŞDELENEkonomist, Bankacılık Uzmanı     www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

EKONOMİ

ZİNCİR MARKETLER ÇOK MU KAR EDİYOR?

Yayınlanma:

|

✅ Zincir Marketler niçin Günah keçisi ilan edildi?
✅ Zincir Marketler Enflasyonun nedeni mi?
✅ Fahiş fiyat uyguluyorlarsa karları da fahiş olması gerekmiyor mu?
✅ Zincir Marketler çok mu kar ediyor?
✅ Zincir Marketler mağaza başına ne kadar kar ediyor?
✅ Zincir Marketler çalışan başına ne kadar kazanıyor?
✅ Zincir Marketlerin kaç mağazası var, kaç çalışanı var?

 

Fahiş fiyat uyguladıkları suçlamaları ile karşı karşıya kalıp; Enflasyon ve fiyat artışların baş düşmanı ilan edilen Zincir Marketlerde karlılık ne durumda. Öyle ya fahiş fiyat uyguladıklarına göre çok kar elde etmeliler. Günah Keçisi ilan edilen Zincir Marketlerin bilançolarını  yakından incelediğimizde işin renginin o kadar olmadığı, haksızlık yapıldığı ortaya çıkıyor. En azından rakamlar ile söylemler örtüşmediği gibi ciddi sapmalar var. Bu market işi çok karlı biz de bu işi yapalım; “eşim 2 çocuğumla bu işi başkasını çalıştırmadan da yaparım” diyenler bu yazıyı okumadan paralarını yatırmasın bence! İşin aslı uzaktan görüldüğü gibi değil.

ÇALIŞAN VE MAĞAZA SAYISI NE KADAR?

Değerlendirmeye alınan 5 mağaza zincirinin 2021 sonunda toplamda 23.228 mağazası; 162.226 çalışanı istihdam ediyordu. 2022 ilk dokuz ayında mağaza sayısı 1.948 artarak 25.176 adete ulaşırken; çalışan sayısı da 19.948 artarak 182.174‘e ulaşmış durumda.

Bilanço ve rakamlar ile dikkat dağıtmayacağım. Bu sefer herkesin anlayacağı şekilde basite indirgeyerek durumu anlatacağım. Zincir Market denince iki veriden karlılığa bakalım. Birincisi; inceleyeceğimiz 5 market zincirinin 2022’deki toplam 25.179 mağaza sayısına göre bu marketler ne kadar kazanıyor! İkincisi; yine 5 market zincirinin toplam istihdam ettiği 182.174 çalışan başına ne kadar kar ettiği!

MAĞAZA VE ÇALIŞAN BAŞINA ORTALAMA NE KADAR KAR EDİLİYOR

A101 Yeni Mağazacılık A.Ş Borsa’da işlem görmediği için, KAP’da mali verileri yer almıyor. Firmanın sitesinde de yayınlanmıyor. Bu nedenle 11.000′den fazla mağazası 61.000′den fazla çalışanı olan A101’i değerlendiremiyoruz. Karlılığını bilmediğimiz için de mağaza ve çalışan başına karlılığı da hesaplayamıyoruz. Paylaşırlarsa seve seve değerlendiririz. Açık kaynaklardan ( KAP bildirimleri )  elde ettiğimiz bilgiler ile BİZİM TOPTAN, BİM, MİGROS, ŞOK MARKETLER ve CarrefourSA‘nın verileri bize sektör hakkında net bilgiler veriyor. O zaman değerlendirmeye aldığımız beş zincir market firmalarına bakalım.

BİZİM TOPTAN

2021 sonuna göre; BİZİM TOPTAN‘ın 173 mağazası; 1.726 çalışanı var. Toplam Karlılığı da 82,2 milyon TL.  BİZİM TOPTAN 2021 yılında mağaza başına 475 bin TL kazanmış; yuvarlarsak aylık ortalama 40 bin TL yapar. Çalışan başına da yıllık 48 bin TL kazanmış. Aylık çalışa başın sadece 4 bin TL yani. 2021’de Mağaza başına en çok kazanan BİZİM TOPTAN olduğu düşünüldüğünde bir yatırımcı için aylık 48 bin TL gelir ve çalışan başına sadece 4 bin TL aylık gelir ne kadar yatırımcıyı mutlu eder tartışılır.

2022 3. çeyrek ( Eylül sonu ) mali verilerine göre baktığımızda; BİZİM TOPTAN’ın 178 mağazası; 2.206 çalışanı ile 92 milyon TL karlılığı yakaladı. Mağaza başına yılın ilk dokuz ayında 517 bin TL karlılık yaptı. Mağaza başına Aylık ortalama 57 bin TL kazandı. Çalışan başına yıllık karlılık da 42 bin TL olarak gerçekleşmiş durumda. Aylık ortalama çalışan başına 4 bin 666 TL kazandı yani. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

MİGROS

2021 sonuna göre; MİGROS‘un  2.565 mağazası; 40.470 çalışanı var. 20221 yıllık Karlılığı da 358,9 milyon TL.  MİGROS 2021 yılında mağaza başına 140 bin TL kazanmış; yuvarlarsak aylık ortalama 12.666 TL yapar. Çalışan başına da 9 bin TL kazanmış. Aylık firmanın kazancı da 750 TL demektir. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

2022 3. çeyrek ( Eylül sonu ) mali verilerine göre baktığımızda; MİGROS’un 2.750 mağazası; 44.142 çalışanı ve 1,4 milyar TL karlılık açıkladı. Mağaza başına yılın ilk dokuz ayında 514 bin TL karlılık yakalamış durumda. Aylık ortalama 57 bin TL demektir. Çalışan başına karlılık da 32 bin TL olarak gerçekleşmiş durumda. Aylık ortalama personel başına 3.555 TL yani. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

BİM – BİRLEŞİK MAĞAZACILIK

2021 sonuna göre; BİM‘in  10.489 mağazası; 70.197 çalışanı var. Toplam Karlılığı da 2,9 milyar TL.  BİM 2021 yılında mağaza başına 281 bin TL kazanmış; aylık ortalama 23 bin TL yapar. Çalışan başına da yıllık 42 bin TL kazanmış. Aylık çalışa başın sadece 3.500 TL yani. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

2022 3. çeyrek ( Eylül sonu ) mali verilerine göre baktığımızda; BİM’in 11.274 mağazası; 79.817 çalışanı var. Mağaza başına yılın ilk dokuz ayında 426 bin TL karlılık yakalamış durumda. Aylık ortalama 47 bin TL demektir. Çalışan başına karlılık da 60 bin TL olarak gerçekleşmiş durumda. Aylık ortalama çalışan başına 6.666 TL kazanmış yani.

ŞOK MARKETLER

2021 sonuna göre; ŞOK‘un 9.247 mağazası; 39.659 çalışanı var. Toplam Karlılığı da 318,9 milyon TL.  ŞOK 2021 yılında mağaza başına 34 bin TL kazanmış; aylık ortalama 2.833 TL yapar. Çalışan başına da yıllık 8 bin TL kazanmış. Aylık çalışa başın sadece 666 TL yani. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

2022 3. çeyrek ( Eylül sonu ) mali verilerine göre baktığımızda; ŞOK’un 10.141 mağazası; 45.264 çalışanı var. Mağaza başına yılın ilk dokuz ayında 178 bin TL karlılık yakalamış durumda. Mağaza başına Aylık ortalama 19.777 TL demektir. Çalışan başına karlılık da 40 bin TL olarak gerçekleşmiş durumda. Aylık ortalama 4.444  TL yani. Çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış durumda.

CarrefourSA

Değerlendirilen zincir mağazalardan Zarar sarmalından kurtulamayan tek firma CarrefourSA. Firma son 5 yıldır karlılığı yakalayamadı.

2021 sonuna göre; CarrefourSA‘un 754 mağazası; 10.174 çalışanı var.  2021 yıl sonunda 430 milyon TL zarar etti.  CarrefourSA 2021 yılında mağaza başına 571 bin TL zarar etti. Çalışan başına da yıllık 42 bin TL zarar etti.

2022 3. çeyrek ( Eylül sonu ) mali verilerine göre baktığımızda; CarrefourSA’nın 836 mağazası; 10.745 çalışanı var. Mağaza başına yılın ilk dokuz ayında 221 bin TL zarar etti. Çalışan başına yıllık zararı 17 bin TL oldu.

BU İŞ YAPILIR MI?

Yukarıda bilinen ve fahiş fiyat suçlaması ile karşı karşıya kalan zincir marketlerin mağaza başına ve çalışan başına ne kadar kar elde edildiğini düşündüğümüzde; “eşim ve 2 çocuğum ile bu işi yaparım” derseniz; 7 gün ortalama 12 saat çalışıp; kişi başı 4 bin TL’den 4 kişi ailece ortalama aylık 16 bin TL kazanacaksınız! Karar sizin! Kişi başı asgari ücret altında geliri kabul ettiniz demektir.

Firmalar açısından baktığımızda hemen hemen hepsinde aylık bazda çalışan firmadan aylık daha fazla kazanmış!

ZİNCİR MARKETLERİN MALİYETLERİ NASIL ARTTI!

Zincir marketlerde fiyatların artmasında hiç kuşkusuz girdi maliyetlerin artışının etkisi oldu. Başka bir ifade ile zincir marketler ürünlerin fiyatlarını aynı maliyet ile alıp karlılıklarını kat ve kat artırmadı. Bir defa Elektrik, İşçilik, Nakliye, Kira gibi giderler özellikle son 2 yılda arttığı için ister istemez aynı ürünü aynı fiyata satamadılar. Üstelik yüklü miktarda alımlarda uygun fiyata mal almalarına rağmen, girdi maliyetlerindeki artışa göre karlılık düzenlediğinde ister istemez fiyatlar da kendiliğinden arttı. Genel ya da Gıda Enflasyon artışını zincir marketler üzerine yüklemek işin kolay tarafı, o zaman akaryakıt, enerji, işçilik maliyetleri nasıl arttı? Zincir Marketler bu girdilerin fiyatını artıramadıklarına göre Enflasyona göre, maliyete artışına göre satış fiyatını ayarlayan Zincir Marketlere yüklenmek “algı operasyonundan” başka bir şey olmadığı yönünde şüpheleri de artırmış durumda. Enflasyonu Zincir Marketler yaratıyor suçlamasının toplumdaki karşılığı her geçen gün azalıyor, inandırıcılığı azalıyor. Zira son seçimlerde marketlere alternatif kurulan market çadırlar seçimin ertesi günü kapatılması nasıl açıklanacak? Vatandaş soruyor; Zincir Marketler neden Enflasyon sonuç ise; Tarım Kredi Kooperatiflerinde hangi ürün yarı fiyatına? BİM CEO’sunun açıklamalarına karşı çıkan Ülker Grubuna bağlı ŞOK Marketler ürünleri yarı fiyatına satsın da o zaman görelim! Demek ki Fahiş Fiyat söyleminin altı dolu değil, gerçekliği de! Raf ömrü, alternatif maliyet, serbest piyasa ekonomi koşulları dikkate alınmadan sadece zabıta tedbirler ile denetimler yapılıp cezalar kesilmesi Enflasyonu ve Fiyat artışını engellemiyor, alakası da yok zaten. Fiyat artışının ve Enflasyonun kontrol altına alınması için buna neden olan koşulların ve nedenlerinin ortadan kaldırılması gerekir. Sonuca değil, nedene odaklanmadan yapılan girişimlerin inandırıcılığı olmuyor! Enflasyon sorununa Çözüm de olmaz zaten! Enflasyon düşse de görünen o ki fiyat artışları uzun bir süre daha devam edecek…

Enflasyon ile mücadele Market fiyatları kontrolü ile değil; Tarım Politikasına odaklanmayla, girdi maliyetlerini düşürmekle; Planlı Kalkınma Stratejileri ile Sanayi girdilerinin üretilmesiyle, liyakat sahibi ekiplerle, en önemlisi GÜVEN ortamı sağlamayla olur! Geleceğini göremeyen hiç bir toplum geleceğini de planlayamaz! Bazı şeyleri belli ki yaşayarak öğreneceğiz!

Erol TAŞDELEN – Ekonomist    www.bankavitrini.com

Okumaya devam et

Erol Taşdelen

HER SEÇİMDE GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLEN ZİNCİR MARKETLER İSYANDA

Yayınlanma:

|

Birden fazla şubesi olan marketler “Zincir Market” olarak anılıyor. Ülke genelinde yaygınlığı nedeni ile BİM, A101, ŞOK, MİGROS, CarrefourSA, BİZİM TOPTAN en bilinenleri. İl ve bölgesel zincir marketler yaygın. Türkiye’de bilinen 5 büyük Zincir zinciri dışında toplam 249 zincir market bulunuyor. Bu marketlerin toplam şube sayısı ise 40 bine dayandı. Zincir Marketler 1 milyon istihdam sağlıyor. Sektör içindeki pazar payları %80’derde.

Son yıllarda özellikle gıda fiyat artışından Günah Keçisi konumuna getirilen Zincir Market yöneticileri peş peşe yapılan haksızlıklara isyan eden açıklamalar yapmaya başladı. En son Gıda Perakendecileri Derneği Başkanı ve BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, 7. Private Label zirvesinde konuşmasındaki sert sözleri  sinirlerin ne kadar gerildiğinin kanıtı niteliğinde.

Zincir Marketleri hedef alanlar için Galip Aytaş; ““Perakende işletmelerinin enflasyondan arındırılmış sadece nominal kar rakamlarına bakan olumsuz yorum yapan trollere, maaşlı televizyon yöneticilerine, bizleri terörist ilan edenlere, bizlere vicdansız, hatta kansız diyenlere ve bunları gazetede yayınlayarak ahlaksızca bizi çete ilan edenlere ve tabirimi maruz görün çok daha kötüsünü söylemek istiyorum ama müsaadenizle gazeteci müsveddelerine söyleyeceğimiz sözler var” diyerek yanıt verdi.

Medyaya yüklenmesinde bazı medyanın fiyat artışında ve enflasyonda Zincir Marketleri “Günah Keçisi“(*) ilan edilip algı yaratılmasının hiç kuşkusuz etkisi var. Enflasyon haberlerinin “market araba resimleri” ile servis edilmesi bile başlı başına sektöre önyargılı, haksız bakış açısını yansıtıyor.

BİLANÇO BÜYÜDU AMA BORÇLULUK DA HIZLA ARTTI

BİST’de işlem görmediği için Mali verileri kamuya açık olmayan A101 hariç diğer ana market Zincirlerinin 2022 üçüncü çeyrek mali verilere baktığımızda tamamı Cirosunu 2021’e göre ciddi artışlar yapmasına rağmen aynı şekilde borçluluk oranlarının da arttığı görülüyor. Market zincirlerde çoğu yerin kiralık olması; navlun ücretlerindeki ciddi artışlar; raf ömrü büten malların çöpe gitmesi gibi somut olarak tartışılmayan maliyetler ciddi yük haline gelirken; üzerine haksız eleştiriler yapılması ve fiyat artışı enflasyonun ana merkezleri olarak gösterilmesi ister istemez bu işletmeleri toplum önünde “Günah Keçisi” haline getirilmiş oluyor. Aslında bilançolara bakıldığında ne kadar haksızlık yapıldığı; Zincir Market işinin dışardan görüldüğü gibi çok karlı bir iş olmadığı görülüyor. Zira; zincir marketler her biri 10 binleri bulan ağı; dağıtım ağı; bazı marketlerim imalata da girmesi gibi nedenlerle ciddi istihdam da sağladığı görülüyor. Eleştirilerde bulunanlar bu yönleri görmezlikten gelmesi ise zincir marketlere yönelik haksızlıkların başında geliyor.

Zincir Marketlerin borçluluk detayına bakıldığında nakit döngünün de sürelerin kısa olması nedeni ile özellikle bankacılık tarafında Kısa Vadeli Borçların (bir yıl içinde çevrilmesi gereken) fazla olduğu görülüyor. Son aylarda artan finansal maliyetler karlılığı ciddi anlamda düşürmüş durumda. Üstelik kredilere erişim olanakları da daralmış durumda.

Zincir Marketler içinde en fazla borçlu olan BİM. BİM’in toplam borcu 37,5 milyar TL olurken bunu 28,7 milyar TL’lik kısmı kısa vadeli (bir yıl içinde çevrilmesi gereken) borçtan oluşuyor.

MİGROS,’un toplam borcu 26,4 milyar TL olurken bunun 21,2 milyar TL’lik kısmı kısa vadeli borçtan oluşuyor. ŞOK MARKETLERİN toplam borcu 12,8 milyar TL; CarrefourSA‘nın toplam borcu  8 milyar TL; BİZİM TOPTAN‘ın toplam burcu 3,1 milyar TL’yi bulmuş durumda. Kısa Vadeli borç çevirme sektörde ciddi sıkıntılardan biri haline gelmiş durumda. Özellikle son aylarda bankaların kredi musluğunu kısmasında en olumsuz etkilenen sektörlerin başında Perakende dağıtım firmaları geliyor.

ZİNCİR MARKETLER ÇOK MU KARLI?

Zincir marketlerin yapısı düşünüldüğünde dışardan bakınca çok karlı iş gibi gözüküyor. Market içindeki kalabalıklar sizi yanıltmasın, raflarda gördüğünüz ürünler oraya gelene kadar ciddi maliyetlere katlanılıyor. Bir defa çoğu zincir market maliyeti düşürmek için ürünleri fabrikalardan ve imalat yerinde almaya çalışıyor.  İmalat yerinden alınamayan ürünlerde aracılar ek maliyet oluşturuyor. Bu nedenle BİM, MİGROS gibi bazı zincir Marketler tarlalar kiralayarak kendi gıda ürünlerini üretmeye de başladı. Başladı ama tarımsal girdilerdeki artışdan da direkt etkilendiler. Akaryakıt fiyatlarındaki anormal artış navlun maliyetlerini hızlı ve planlanan maliyetten fazla artırarak ana maliyetler arasına sokmuş durumda. Hacimli bazı ürünlerde navlun maliyeti malın değerinden daha fazla seviyeye ulaşmış durumda. Kira, elektrik, işçilikteki artış da üzerine gelince Zincir Marketlerde reel anlamda karlılık mevcut yapıya göre oransal anlamda düşmüş durumda.

Kağıt üzerinde karlılık artışı oluşurken enflasyon muhasebesi uygulanmadığı için şişen rakamların reel anlamda karşılığı karlara tam yansımış olmuyor. Örneğin CarrefourSA 3,3 milyar TL brüt kar yaparken net karlılıkta son 5 yıldır kar yapamıyor. CarrefourSA 2022 dokuzuncu ayını da 184 milyom TL Net Zarar ile kapamış durumda. CarrefourSA, değerlendirilen Zincir Marketlerde son beş yıldır net karlılık yakalamayan tek firma ve en son net kar yaptığı 2018’den sonra toplam kümülede zararı 1,5 milyar TL seviyesini aşmış durumda. Özkaynakları 184 milyon TL ile ekside olan tek market zinciri de CarrefourSA.

2018-20 yıllar arasında üç yıldır net kar yapamayan MİGROS 2021 yılını 359 milyon TL karlılıkla kapatırken; 2022 ilk dokuz ayında 1,4 milyar TL kar yapmış durumda. Sanal Market işine girme gibi projeleri MİGROS’u önümüzdeki yıllarda daha karlı hale getirecek gibi.

BİM Market Zincirler içinde an fazla ciroya ve net karlılığı sahip firma. 2022 ilk dokuz ayında 27 milyar TL ciro yapan firma, 18,3 milyar TL Brüt kardan geriye kalan 4,8 milyar TL net karlılık ile dönemi kapadı. Arap ülkeleri ağırlıklı Yurt dışı ağı, bazı ürünleri kendisi üretmesi, kendine ait dağıtım ağı maliyetleri düşürürken karlılığı da artırmakta. BİM 10,7 milyar TL özkaynaklar ile değerlendirilen zincir marketler arasında en güçlü durumda.

BİZİM TOPTAN yıllardır sakin bir şekilde makul bir karlılık ile faaliyetini sürdürürken 2022 ilk dokuz ayını da 92 milyon TL net kar ile kapadı. Grup aynı zamanda değerlendirilen firmalar arasında en az borçluluğa sahip durumda.

ŞOK MARKETLER istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ederken 2022 ilk dokuz yayında 1,8 milyar TL karlılığı da yakalamış durumda.

ANA ZORLUKLAR NELER?

Zincir Market işi dışardan görüldüğü gibi kolay bir iş değil. Bir defa sattığını bir çok ürün özellikle gıda ürünlerinde raf ömür süresi kısa. Bu da çöpe giden ürün demek. Zira, son kullanım ömrü yaklaşan ürünlerin nakliye maliyeti nedeni ile geri toplamak maliyetli, bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi son hafta bedava  halka dağıtılması veya çok düşük bir ücretle satışı gibi bir uygulamanın Türkiye’de olmaması çöpe giden ürün hacmini de artırıyor. Depolama ve lojistik ciddi maliyet gerektiriyor. Bazı ürünlerde mevsimsellik olmasına rağmen 12 ay raflarda satılmasını ciddi maliyeti var. Diğer taraftan stok maliyeti son yıllarda ciddi artış gösterdi. Zira, özellikle enerji maliyetinin artışı zincir marketlerde ek maliyet yaratmakta. Bazı marketler az personel ile çok iş yaptırma yöntemine başvursa da zincir marketler marka değerinden dolayı bunu fazla zorlayamıyor. A101 gibi bazı marketler Milli Eğitim ile sözleşmeler imzalayarak öğrencileri marketlerde stajyer gösterme yöntemi ile personel maliyetini aşağıya çekmeye başladı. Çoğu zincir market yeri kiralık olduğundan Kira maliyetlerin anormal artışı zincir marketlere ek yük bindirdi. Beyaz eşyadan kırtasiyeye; kuruyemişten parfüme satış ürünlerindeki yelpazenin genişliği esnaf tarafından şikayetlere neden olsa da vatandaş açısından vazgeçilmez hale gelmiş durumdalar. Her ne kadar yerel market ve bakkallar zincir marketlere karşı direnseler de fiyatların uygunluğu, ürün çeşitliliği, yaygın şube ağları ile alışveriş hayattan dışlanmaları çok zor duruma geldiler.  Bundan sonra yapılması gereken zincir marketlere karşı savaş değil, nasıl iyileştirilebilir olmalı. Her seçim döneminde şeytanlaştırılarak Günay Keçisi ilan edilmeleri ise Zincir Market hissedarlarını derinden yaralıyor biline! Bir an için Zincir Marketlerin kapandığı ya da protesto edip kepenkleri indirdiklerini düşünün, bu kadar hayatımızın merkezine oturmuş zincir marketsiz hayat daha kolay olmayacağı kesin!

Erol TAŞDELEN – Ekomomist    www.bankavitrini.com

Günah keçisi : Yahudi Kavmi Eski Ahit’te bahsi geçen Kefaret Günü ayinleri yapardı. İnanışa göre toplum günahlarını erkek bir keçiye yükler, uçurumdan aşağı atarak keçiyi kurban yaparlardı. Bu şekilde de günahlarından kurtulurlardı. Yapılan günahlar maskelendiği gibi sorumluluk da ortadan kalkmış olurdu. İnananlar için tabi.

ZİNCİR MARKETLER FAHİŞ FİYAT UYGULUYOR İSE NİÇİN FAHİŞ KAR EDEMİYOR? – BankaVitrini

GÜNAH KEÇİSİ, “ZİNCİR MARKET İŞİ” ÇOK MU KARLI – BankaVitrini

5 zincir markete “sebepsiz zam” cezası! – BankaVitrini

‘FAHİŞ FİYAT’ İLE SUÇLANIP GÜNAH KEÇİSİ YAPILDILAR : ZİNCİR MARKETLER – BankaVitrini

Zincir marketlere şok suçlama : fiyatları birlikte belirliyorlar – BankaVitrini

Okumaya devam et

KATEGORİLER

SON YAZILAR

ALTIN – DÖVİZ

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www paravitrini com © "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKAVİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKAVİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 - Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.