Connect with us

BANKA ANALİZLERİ

Bankacılık Sanal da Kar gerçek mi

Erol TAŞDELEN, bankacılık sektörünün sanal dünyasından yola çıkarak, açıklanan karlılıklarının ne kadar gerçekçi olduğunu, Sendikasyon kredilerinin niçin 15-20 ülkeden 30-40 bankadan zar zor denkleştirildiğini yazdı. Sektörü “GERÇEKLER ile yüzleşmeye” davet etti.

Yayınlanma:

|

Erol TAŞDELEN, bankacılık sektörünün sanal dünyasından yola çıkarak, açıklanan karlılıklarının ne kadar gerçekçi olduğunu, Sendikasyon kredilerinin niçin 15-20 ülkeden 30-40 bankadan zar zor denkleştirildiğini yazdı. Sektörü “GERÇEKLER ile yüzleşmeye” davet etti.

Son  on yılda bankaların ana reklam konusu “sanal ürünler” üzerinden oldu. Müşteri datalarını çaldırmaları, bilgileri taşeron firmalara elleri ile vermeleri, POS ve Kredi Kartı aracılığı ile dolandırılmaları bile Sanal ortam söylemlerini,  Dijitalleşme vurgusunu durdurmadı. Eski tecrübeli kadrolarını “maliyeti yüksek” diye bozuk para gibi harcama gerekçelerindeki ( kapı arkasındaki ) söylem buydu. Pandemi sürecinde bile reklamlara dikkat edin hepsi Dijitalleşme üzerine. Personel çıkarma yasağı kalksın abartısız 10 bin bankacı işsiz kalacak. Başta Körfez sermayeli büyük banka personeli İKALE yöntemi ile “biz çıkarmadık kendisi istifa etti” desinler diye istifayı nasıl cazip hale getirelim diye büyük çaba içindeler. Şark kurnazlığı lafı rafa kalktı. Bazıları mahkemede kazanacakları tazminatı peşin veriyor, bazıları ek bir yıl sigorta vaat ediyor. Üst yönetim ödemeleri havalarda uçuşurken, bazı bankaların Net Kardan daha fazla üst yöneticilerine ödeme yaparken, tasarruf denince ilk akıllarına gelen şube kapama ve personel çıkarma oluyor.

Sendikasyon Kredilerinde “Gerçekler” ile yüzleşmeye var mısınız ?    

Sermeye yeterlilik rasyosu, Aktif Karlılk, Özkaynak karlılığı kağıt üzerinde hepsi yerli yerinde. Olması gerekenin üzerinde. Ya gerçekler? Son yıllarda Sekdikasyon kredilerde bir noktaya dikkat ediyor musunuz? Çok değil 4-5 yıl önce bankalar açıklama yapılıyordu. “Bir saat dolmadan 1 milyar USD Sendikasyon kredisi bulduk” diye. Ya 2018-20 döneminde? Bankaların Sendikasyon Kredi açıklamasına dikkat edin! Borç bulsunlar diye 5-10 bankaya yetki veriyorlar. O bankalar 20-30 ülke dolaşıyor, 30-40 yatırımcıdan zor parayı denkleştiriyor. O da eski vadesi gelmiş Sendikasyon Kredileri. Düşünün önceden 2-3 arkadaşınızdan borç alıp ay sonunu getiren memur şimdi aynı parayı 30-40 arkadaşında zar zor denkleştiriyor. Üstelik para bulduğuna seviniyor. Bunu bile reklam haline getirip övünüyorlar ya “helal olsun” ne diyeyim şapka çıkarılır.

Gelelim zurnanız zırt dediği yere : NET KARLILIK !

Bankalar, 2020 yılının Ekim sonunda yani 2020 / 10 ayda 2019 Net Karlılığını yakaladı. Ne güzel. Üstelik 2019 sonunda 150,7 milyar TL olan Takipteki alacaklar sadece 1,1 milyar TL arttı. 2020’de 10 ayda 50 milyar TL kar 7,82 TL/USD’den 6,4 milyar USD yani. Göze ve kulağa ne kadar hoş geliyor değil mi? Peki ya gerçekler! Bir defa Kredi Takip hacim ve oranları gerçekçi değil. Gerçekçi olmaması yapay olarak bastırılmasından kaynaklı. TBB – Türkiye Bankalar Birliği, 2019 Ekim – 2020 Ekim arası bir yılda 19,8 milyar TL‘lık kredinin bankalarca yapılandırıldığını açıkladı. Yapılandırma olmasa takip tutarı 170 milyar TL‘yi aşacağının itirafıdır da bu aynı zamanda. 2019 yılında 8 milyar TL‘lık Takipteki Alacaklarını ortalama % 4,7 değerine Varlık Şirketlerine sattılar. Buradaki etik olmayan ilişkileri konuyu dağıtmamak için başka yazıya bırakalım.  Takip süreleri Pandemi süreç gerekçe gösterilerek 90 günden 180 güne çıkarıldı. Kısaca, Kredi alan firma 6 ay hiç ödeme yapmaz ise veya yapılandırma olmaz ise ancak o zaman kredi takibe gidecek. Dünyada başka örneği yok ama; örneğin KGF ödeme yapmak için bankaların müşterisinden “yapılandırma istemiyorum” diye yazı alınırsa takibe atabildiler ve KGF’den paralarını alabildiler. Yani yeter ki müşteri “kredim takibe gitmesin” desin. Ne kadar Zombi Firma biriktiğini bilen yok. Şimdi anladınız mı son bir yılda nasıl olup da Takip tutarı sadece 1,1 milyar TL artışta kaldığını.

Son on yılda Net Karlılık ve Takipler ne oldu

Son on yılda Bankaların Toplam Net karlılığı 379,8 milyar TL. Buna karşılık 151,8 milyar TL Krediyi takibe atmışlar. Üstelik bu 151,8 milyar TL takip sürecinde tahsilatlar düşüldükten sonra kalan takip bakiyeleri. Yakın ve Ön İzlemede takip ettikleri yapılandırdıkları kredi ise TCMB Raporlarına göre 360 milyar TL düzeyinde. Oranlanır ise on yıldaki net karın ( 379,8 milyar TL ) % 40‘ına denk gelen kısım ( 151,8 milyar TL ) Takibe gitmiş durumda. Hadi pozitif düşünelim KARDAN ZARAR ETTİLER diyelim. Ya yüzdürülen Zombi Firmaları ne yapacağız. 360 milyar TL, on yıllık net karlılığın %95‘ine denk geliyor. 360 milyar TL’lık Öz izlemede, yakın izlemede takip edilen bir kısmı ödemesiz dönemler konularak yapılandırılıp yüzdürülen krediler ( zombi firmalar) sözde günlük, haftalık, aylık faiz geliri yaratıyor. Ortada faiz tahsilatı yok ama bilançoda bu firmalardan elde edilen faiz geliri de yazıyor. Çünkü, zombi firmalar ödeme yapmıyor ama faiz ödüyormuş gibi bilançoda faiz geliri dolayısı ile bankaya karlılık yaratıyor. Sanal ortamda yüzdürülen 360 milyon TL’lık sorunlu kredinin faiz gelirini siz hesaplayın. Yıllık gelir buhar oluyor. Bilmem anlatabildim mi. Banka üst yönetimlerine verilen primlere niçin itiraz ettiğimi anlamışsınız artık. Ortada banka üst yönetimleri primlere boğacak başarı hikayesi yok aslında. Eskilerin dediği gibi on yılda gelinen nokta EL ELDE BAŞ BAŞTA.  Laf aramızda bu deyimleri Yabancı Yatırımcılar anlamasın diye kasıtlı kullanıyorum. Tabi Takipler ( 151 milyar TL )  ile yüzdürülen ( 360 milyar TL ) Toplam Sorunlu Krediler olan 510 milyar TL’yi Net Kar ile kıyaslayıp morali bozmayayım o zaman iş DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN‘e dönüyor. Toplu sorunlu kredilere girmeyelim, çünkü takip kredilerin üzerine yüzdürülen kredileri koyunca 510 milyar TL yapıyor. Bu arada sektörün şu an Toplam Nakdi kredisi 3,6 Trilyon TL.

Gözde sorun yok gözlük yanlış

Acı ama, Net Tablo bu. Bu bilgiler gizli değil. Herkesin bildiği bilgiler. Bunu normal vatandaş olarak ben görüyorum da Yabancı Yatırımcı görmüyor mu sanıyorsunuz. Bankalar bilmiyor mu sanıyorsunuz. Rating firmaları farkında değil mi? Aslında gözler görüyor da gören göze şişe dibi gibi camı olan gözlükleri takarsanız göremezsiniz. Görebilmeniz için tavsiyem önce gören gözü görünmez yapan gözlükleri çıkarıp atın. Yoksa kendiniz kandırıp durursunuz. Çözüm yerine çözümsüzlük girdabı içinde kıvranıp durursunuz. Yazıyı uzatmamak ve moralleri daha da bozmamak için bu rakamları USD’ye çevirip ya da Enflasyondan arındırıp hesaplamaya kalkmayalım, işte o zaman ortada ne Sermaye Yeterliliğiniz kalır, ne Aktif Karlılığınız ne de Özkaynak karlılığınız. Bırakın aldığınız primleri CEO’su değişmeyen banka kalmaz. Bazı bankalarda ne işe yaradığı belli olmayan yirmiden fazla GMY var mesela. Bu yazıyı banka Sermayedarlarının okumasını çok isterim. Ortada yanlış kurgulanan, yanlış giden bir hikaye var. Kafayı kuma gömenlere kolay gelsin.

Baştaki soruya dönelim Vaziyet-ı Umumiye bu durumdayken, şimdi anladınız mı bankalar niçin 2-3 bankadan değil de 30-40 bankadan zor para denkleştirdiklerini. Kapı kapı borç para arıyorlar haberleri yok. Banka özeline girip de CEO’ların uykusunu kaçırmayayım, onu da banka sermayedarları yapsın. Hazır normalleşme sürecine girmişken, gereksiz olan gözlükleri atıp sağlıklı gözler ile sektöre bakmanın zamanı gelmedi mi? Yoksa bu hikayenin sonu iyi bitmez.

Erol TAŞDELEN -Ekonomist, www.bankavitrini.com yazarı         

BANKA ANALİZLERİ

MERKEZİ YÖNETİMİN 2024 HAZİRAN İTİBARİYLE GELİR GİDER ANALİZİ

Yayınlanma:

|

Yazan:

Hazine ve Maliye Bakanlığı bugün (16.07.2024) Merkezi Yönetim’in 2024 Haziran ayı sonu itibariyle gelir gider tablolarını yayınladı.

Bu çalışmamızda Merkezi Yönetimin 2023 Ocak – Haziran dönemi (önceki dönem) ile 2024 Ocak – Haziran dönemi (cari dönem) kıyaslanarak değerlendirme yapılmıştır. Açıklanan verilerden hazırladığımız tablo aşağıda sunulmuştur.

TESPİTLERİMİZ

1- Önceki döneme kıyasen cari dönemde toplam gelirler %103,8 oranında artarken, toplam giderler %93,7 oranında artmıştır. Mutlak tutar olarak önceki döneme kıyasen toplam gelirler 1.951,1 milyar TL artarken, toplam giderler 2.214,9 milyar TL artmıştır. Bu doğrultuda da bütçe açığı 483,3 milyar TL’den 747,1 milyar TL’ye yükselmiştir.
2- Mutlak tutar olarak toplam gelirler içinde en yüksek tutarlı kalemler: İthalde Alınan KDV, Özel Tüketim Vergisi ve Gelir Vergisi’dir.
3- Toplam Giderler içinde en büyük orana sahip kalemler Cari Transferler ve Personel Giderleridir.
4- Faiz giderleri bir önceki döneme göre %108,7 oranında artmıştır. Toplam gelirin önceki dönemde %14,6’sı, cari dönemde ise %15’i faiz ödemelerine gitmiştir.

SONUÇ: Bir yıllık süreçte Merkezi Yönetim’in vergi oranlarda yaptığı düzenlemeler nedeniyle Dahilde ve İthalde Alınan KDV’nin önemli tutarda arttığı saptanmıştır. Yanısıra Gelir Vergisi ile Faizler, Paylar ve Cezalar kalemlerinde de önemli artışlar olmuştur.

Harcama tarafında ise Personel Giderlerindeki artış dikkat çekicidir. Faiz Hariç Toplam harcamalar içindeki Personel Giderleri oranı bir önceki dönemde %26,7 civarında iken, cari dönemde bu oran %32,1’’e yükselmiştir. Yanısıra Sosyal Güvenlik Kurumlarına yapılan Görevlendirme Giderleri Transferleri ve Hazine Yardımları dikkat çekmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumlarına bir önceki dönemde 393 milyar TL aktarılırken bu tutar cari dönemde 744,2 milyar TL olmuştur.

Süleyman ÇEMBERTAŞ

Okumaya devam et

BANKA ANALİZLERİ

Visa Türkiye, 40’ıncı yılını kutladı

Visa, Türkiye’nin ilk uluslararası kredi kartının Visa logosuyla pazara sunulmasından bu yana Türkiye’deki varlığının 40’ıncı yılını kutladı.

Yayınlanma:

|

Yazan:

Visa, 1984 yılında Türkiye’nin ilk uluslararası kredi kartının Visa logosuyla pazara sunulmasından bu yana Türkiye’deki varlığının 40. yılını kutladı. Şirket yaptığı değerlendirmede, 40 yıl süresince Visa’nın ekonomiye katkıları, Türkiye teknoloji transferleri ve yatırımları ile Türkiye’den çıkan yenilikçi ödeme çözümlerine vurgu yaptı. Visa’nın global liderleri de şirketin 40. yıl kutlamalarında Visa Türkiye’deki liderlik ekibi, üye banka ve finans kuruluşları ile bir arada olmak için Türkiye’ye geldi.

Konuya ilişkin açıklama yapan Visa Global Pazarlar Grup Başkanı Oliver Jenkyn, “Visa’nın Türkiye’deki 40 yıllık varlığı, bizi gururlandıran önemli bir kilometre taşı. Genç ve teknolojiye meraklı nüfusu ve ödemeler sektörünün süregelen inovasyon iştahı ile Türkiye, faaliyet göstermek için heyecan verici bir ülke olmasının yanı sıra, Visa için de kilit pazarlardan biri konumunda. 40 yıldır ticaretin geleceğini şekillendirmek üzere birlikte çalıştığımız ve inovasyon yarattığımız tüm iş ortaklarımızı kutlarım. Türkiye’deki yolculuğumuz ilk günkü enerjimiz ve bağlılığımızla devam ediyor. Önümüzdeki 10 yılın neler getireceğiniz görmek için sabırsızlanıyoruz.” dedi.

Visa Türkiye Genel Müdürü Samile Mümin ise, “Visa’nın Türkiye’deki 40 yıllık yolculuğuna bakıldığında, Türkiye’deki kartlı ödemeler tarihçesinin adım adım şekillenişini görmek mümkün. İmprinter cihazlarından POS’lara, manyetik bantlı kartlardan çipli, temassız ve dijital kartlara evrilen sürecin her aşamasında Visa, Türkiye’de ödemeler ekosisteminin gelişiminde kilit rol oynarken ekonominin dijitalleşmesinde de itici güç oldu. Önümüzdeki on yıla ödemeleri daha ileri taşımanın, ekosistem için güven sağlamanın, işletmelerin ve toplumun gelişimini desteklemenin, dijital ticaretin ve para hareketlerinin geleceğini şekillendirmek için ürün ve hizmetler geliştirmeye devam etmenin heyecanıyla adım atıyoruz.” şeklinde konuştu.

Dijital ödemelerin ekonomik büyümeye katkısı

Dijital ödemeler, dünyada ve Türkiye pazarında ekonomik büyüme ve inovasyonun itici gücü konumunda. Visa, 40 yıldır Türkiye’nin dijitalleşme yolculuğuna destek olmak üzere finans kurumları ve iş ortaklarıyla birlikte iş birliği yaptı. Dijital ödemeler, aynı zamanda kayıtlı ekonominin de olmazsa olmaz unsurlarından biri. Araştırmalar, dijital ödemelerin ekonomideki payı arttığında kayıt dışı ekonominin azaldığını, ekonomik büyüme ve istihdam üzerinde olumlu etki yarattığını gösteriyor.

Türkiye’deki kart kabul ağının yaygınlığı, Visa’nın getirdiği uluslararası işlerlik ve ile dünyanın en gelişmiş güvenlik ürün ve hizmetleriyle korunan ödeme altyapısı sayesinde turistler 40 yıldır Türkiye’de ödemelerini güvenle gerçekleştiriyor. Türkiye’de yabancı Visa kartlarıyla yapılan ödemeler, ülke ekonomisine her yıl milyarlarca dolar değerinde döviz girişi sağlıyor. Visa Akdeniz Turizm Analizine göre 2023 yılı, Visa kartlı ziyaretçi sayısında yıllık yüzde 20, Visa kartları ile yapılan turist harcamalarında ise yüzde 16 artışla, Türkiye’de turizmde rekorlar yılı oldu. 2018-2023 yılları arasındaki son 5 yılda, yabancı kartlarla yapılan ortalama harcamalar Akdeniz Havzasında yaklaşık 2 katına çıkarken, Türkiye’de 3 kata yakın büyüklüğe ulaştı.

Teknoloji ve inovasyon yatırımları ile know-how transferi

Visa, Türkiye’deki yolculuğu boyunca teknoloji alanında pek çok yeniliği Türkiye’ye getirdi. Visa Token Service teknolojisini devreye almak üzere, Türkiye’nin verisini Türkiye’de saklayacak şekilde ülkemizde inşa edilen veri merkezi 2022 yılında hayata geçti. Token’lar, kart sahibinin hassas verilerini benzersiz bir dijital kodla, değiştiriyor ve sahteciliği azaltmak üzere ekstra bir güvenlik katmanı sağlıyor. Bunun yanı sıra Visa, 2021’den bu yana 30’a yakın ilde şehir içi toplu ulaşımda temassız ödemeleri devreye aldı ve Türkiye’deki illerin yarıdan fazlasını kapsama hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, küçük işletmelerin dijital ticaretin getirdiği avantajlardan yararlanarak büyümesini desteklemek için akıllı telefonları POS terminallerine dönüştüren ve küçük işletmelerin basit bir dokunuşla temassız ödeme kabul etmelerini sağlayan Tap to Phone çözümünü de hayata geçirdi. Visa’nın Türkiye’deki 40 yıllık yolculuğuna bakıldığında teknoloji alanında Türkiye’ye önemli başka katkıları da dikkat çekiyor. Şirket 1993 yılında uygulamaya alınan BKM Switch sisteminde Türk bankalarının ATM ve POS ağlarının birbirinin kullanımına açılması için önemli bir know-how desteği sağladı. 1994 yılında ise uydu bağlantıları üzerinden uluslararası işlem yapmaya olanak veren VSAT (Visa Satellite) teknolojisini Türkiye’ye getirdi.

Visa, Türkiye’deki üye banka ve finans kuruluşları ile iş birliği içinde birçok yenilikçi çözümü de hayata geçirdi. Türkiye’de 2022’de Avrupa’nın ilk Visa Signature kartının lansmanı yapılırken 2010’da ise Avrupa’nın hem banka hem de kredi kartını aynı temassız kart üzerinde birleştiren ilk Visa Simply One’ pazara sunuldu. 2006 yılında Avrupa’nın ilk dikey tasarımlı Visa kartı yine Türkiye’de kullanıma sunuldu. 1992 yılında ise dünyadaki ilk Visa Electron kartı yine Türkiye’de çıkarıldı.

Okumaya devam et

BANKA ANALİZLERİ

KRİZE RAĞMEN BANKALAR USD BAZLI NET KÂRI ÜÇE KATLADI

Yayınlanma:

|

2022 ve 2023 yılları Türkiye açısından sancılı geçiyor. Mehmet Şimşek öncesi Rasyonel olmayan Faiz ortamı, piyasanın ve halkın itiraz ettiği TÜİK verileri, Türkiyenin Gri Listeye alınması Finans anlamda ülkeyi darboğaza sokarken, gelen devalüasyon dalgasi ile birleşince içinde çıkılmaz bir ortama doğru sürüklenen Ekonomi-Finans dünyasını imdadına Mehmet Şimşek sahneye sürülerek kurtulmaya çalışıldı. Seçim süreçlerine rağmen “Liralaşma Politikası” terk edilerek ayakları yere basan ve Piyasaları “telkimli iyimserlik” beklentisi yaratan Mehmet Şimşek döneminde TCMB Faizleri daha rasyonel hale getirilerek kısa sürede %8,50’den, %50’lere kadar çıkarıldı. TÜİK verileri daha güvenilir hale getirilerek Enflasyon rakamları olması gerektiği gibi açıklanınca, Enflasyonun açıklanandan daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Fakat geçen sürede yanıltıcı Enflasyon rakamları ile Reel anlamda satın alma gücü gerileyen Vatandaşın Reel geliri düşerken; başta sabit gelirli ücretli ve Emekliler çareyi Kredi Kart ve Banka Kredilerine sarılmakta buldu. Bu durum Banka Kredilerini hızla artırırken Bireysel Kredilerin yarısını oluşturan Kredi Kart harcamaları Enflasyon ile mücadele kapsamında kısıtlamalara gidildi. Ekonomi kurmayları Enflasyonun nedenini “Talep enflasyonu” olarak ana strateji olarak belirleyince enflasyon ile mücadele süreci de Talebi kısma yönünde oldu. Bu süreçten kârlı çıkan Bankacılık Sektörü olduğu ortaya çıktı. Her ne kadar Enflasyon Muhasebesi uygulansa bu karlılık yakalanamayacağı yönünde eleştiriler olsada Net Kârların USD bazlı üçe katlama gerçeğini değiştirmez.

FAİZ ORANLARINDAKİ ARTIŞA RAĞMEN KREDİLERE TALEP DURMADI

2024 yılı Ocak-Nisan döneminde Kredi Kart boçlarından 429 bin kişi, Bireysel Kredilerden 355 bin kişi takibe düştü! 2023 göre aynı dönem 2024’de takibe düşen kişi sayısı %42 ararak 602 bin kişi oldu! Vatandaş Toplam Takip (Varlık Şirketlerine devredilenler hariç) 66 milyar TL oldu. 2024 ilk 5 ayında Kredi Kart borcu %26 artarak 1 trilyon 454 milyar TL’y yükseldi. Kredi Kart faizlerinin  aylık tahsil edilmesi; faiz oranlarındaki artışla birlikte banka karlılıkalrına katkısı da hızla artmaya başladı.

USD BAZLI  NET KÂR ÜÇE KATLADI

Banka Kârlılıklarındaki asıl katkı ise BDDK ve TCMB’nin kredi komisyon ve masraflarındaki sınırlamalarına rağmen keyfi alınan ücret ve Komisyonlar sektör net kârını da artırdı. Geçmi net kâr performansına bakıldığında; 2015-2021 döneminde bankacılık sektörü USD bazlı ortalama 9,4 milyar USD Net Kâr yaparken; 2022 yılında 23,1 milyar USD, 2023 yılında 21,1 milyar USD Net kar yaparak Net Kârını USD bazlı üçe katladı. 2021 yılını 7 milyar USD Net Kâr ile kapatan bankacılık sektörü 2022 yılını 23,1 milyar USD, 2023 yılını 21,1 milyar USD Net Kâr ile kapatarak Net Kârı 2021 yılına göre üçe katlamış oldu.

2024’DE RÜZGAR TERSİNE DÖNÜYOR

2023 ilk 4 ayında USD bazlı Banlacılık Sektörü 7,4 milyar USD Net Kâr yaparken; 2024 ilk 4 ayından %20 düşüşle  5,9 milyar USD Net Kâr yaptı. Bunda Mevduar Faiz oranalrındaki hzılı artışın etkisi olmasına rağmen karlılık 2022 öncesine göre artış hızını sürdürüyor.

Erol TAŞDELEN – Ekonomist

 

Okumaya devam et

KATEGORİ

FARK YARATANLAR

FARK YARATANLAR

ALTIN – DÖVİZ

Altın Fiyatları

KRIPTO PARA PİYASASI

BORSA

TANITIM

FACEBOOK

Popüler

www bankavitrini com © "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan, BANKA VİTRİNİ'nde yer alan yazar ve çevirmenlerine ait herhangi bir yazı, çeviri, makale ve haber izin alınmadan basılı olarak ya da internet ortamında kullanılamaz, çoğaltılamaz, yayınlanamaz. İzinsiz kullananlar hakkında hukuki yollara başvurulacaktır. "BANKA VİTRİNİ Portal"da yayımlanan tüm özgün yazıların içeriğinden yazarları sorumludur. www.bankavitrini.com'da yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Yer alan yazılarda herhangi bir yatırım aracı; Hisse Senedi, kripto para biriminin veya dijital varlığın alım veya satımını önermiyor. Bu nedenle sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Lütfen transferlerinizin ve işlemlerinizin kendi sorumluluğunuzda olduğunu ve uğrayabileceğiniz herhangi bir kaybın sizin sorumluluğunuzda olduğunu unutmayın. © www.paravitrini.com Copyright © 2020 -UŞAK- Tüm hakları saklıdır. Özgün haber ve makaleler 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu korumasındadır.